Bağımsız bir ülkenin dış politikaları kendi ulusal çıkarları doğrultusunda şekillenir...

Türkiye de kuruluş aşamasında böyle bir politika izlemiş...

İkinci Dünya Savaşı sırasında savaşın dışında kalmayı böyle başarmıştır.

***

Ne yazık ki, o aşamadan sonra ortaya çıkan soğuk savaşın da etkisiyle dış politikamız ABD'ye endekslendi...

Öyle olunca da ABD'nin dostu bizim dostumuz, düşmarıı ise düşmanımız oldu...

Böylece 'dostlarımızın' sayısı görünüşte artarken Kurtuluş savaşımızı destekleyen tek ülke olan Sovyet Rusya ile aramız bozuldu.

***

Sovyetler Birliği yıkılıp, Doğu Bloku dağıldığında, normal koşullarda NATO'nun da dağılması ve her ülkenin kendi başının çaresine bakması gerekirdi...

Ama öyle olmadı...

ABD önderliğindeki NATO, önce hayali düşmanlar yaratarak Ortadoğu'nun jandarmalığına soyundu, daha sonra Ortadoğu'daki rejimleri yıkmanın, ülkeleri bölmenin aracı haline geldi.

***

Rusya, Gorbaçov ve Yeltsin gibi kendi ülkelerine ihanet eden politikacıların elinden kurtulup Putin yönetiminde yeniden ulusal çıkarlarını savunmaya yöneldiğinde NATO tekrar 'asli görevine' döndü...

Böylece Rusya ile yapılan 'kardeş' muhabbeti bitti...

Ardından eski Doğu Bloku ve Sovyet Rusya cumhuriyetleri NATO içine alınarak Rusya'nın çevrelenmesi operasyonu başlatıldı.

***

ABD ve NATO'nun kurulduğu günden bu yana izlediği politikalar irdelendiğinde, bunların enerji politikalarıyla çok yakından ilişkili olduğu görülür...

Sovyetler Birliği'nin yıkılmasının ardından izlenen politikalar da bu kuralı doğrulamıştır...

ABD, geçmişte kendi ülkelerinde çıkarılan petrole sahip çıkmak isteyen eski sömürgelerine ne yaptıysa Putin yönetimindeki Rusya'ya da aynı şeyi yapmaya çalışmıştır.

***

Ukrayna Savaşı, her ne kadar ilk bakışta büyük bir ülkenin küçük ve zayıf komşusunu işgal etmesi gibi görünse de, aslında Rusya açısından bir savunma savaşıdır. Bu savaş, NATO destekli bir 'Soros darbesiyle' rejimi değiştirilen ve NATO'nun bir parçası haline getirilmek istenen Ukrayna'nın ABD'nin kışkırtmasıyla başlattığı saldırgan politikaları engellemeye yönelik bir operasyon olarak başlatılmıştır...

Ne var ki, bu operasyon, öngörüldüğü gibi gelişmemiş ve bir uzatmalı savaşa' dönüşmüştür. Çünkü ABD ve NATO'nun muazzam askeri ve ekonomik yardımlarının yanı sıra dünyanın dört bir tarafından toplanmış neonazi unsurlarla güçlendirilmiş olan Ukrayna, NATO'nun baskıları nedeniyle Rusya ile sorunlarını masada çözmeye çalışmayı reddetmiştir...

Hal böyle olunca da ABD ve NATO üyesi Avrupalı ülkelerin yaptırım politikaları önem kazanmış, bu yaptırımların can alıcı noktası ise her zaman olduğu gibi enerjiye yönelik yaptırımlar olmuştur.

***

Rusya, enerji yaptırımları ile kendisine diz çöktürmek isteyen ABD ve NATO'lu müttefiklerinin oyununu dünyanın en büyük petrol ve doğalgaz ithalatçılarından biri olan Çin'i yanına çekerek bozmuştur. Daha sonra aralarında ABD'nin en sadık müttefiki olarak bilinen Suudi Arabistan'ın da bulunduğu OPEC üyelerini petrol üretimini kısmaya ikna ederek petrol ve doğalgaz fiyatlarının yükselmesini sağlamış, böylece ulusal gelirini artırarak yaptırımların ülkeye verdiği zararın bir ekonomik krize dönüşmesini önlemiştir...

Ardından Almanya başta olmak üzere halen doğalgazına muhtaç olan ancak gelecek yıllarda kendisinden doğalgaz almayacaklarını açıklayan ülkelere yaptığı ihracatı kısmış ve onları düşmanca politikalarından vazgeçirmeye çalışmıştır...

ABD, yaklaşan kış koşullarında kamuoyundan gelen baskılarla bu ülkelerin Rusya karşısında 'yumuşamaları' tehlikesini görmüş ve bunu önlemek için Almanya'ya Kuzey Denizi üzerinden Rus doğalgazını aktaran hatları tahrip etmiştir. Böylece bu ülkeleri kendisinin temin edeceği ve taşıyacağı sıvı doğalgaz ithalatına bağımlı kılmıştır.

***

Bu aşamada Rusya Devlet Başkanı Putin, Türkiye'de 'büyük bir gaz merkezi' kurulması ve bu merkez aracılığıyla hem Türkiye'nin hem de Avrupa ülkelerinin gaz ihtiyacının karşılanması önerisini gündeme getirmiştir...

Bunu, Sinop'ta yeni bir nükleer enerji reaktörü inşa edilmesi amacıyla Türkiye ile Rusya arasında görüşmelerin başlatılması izlemiştir...

Gelecek yazımızda bu konu ve yol açabileceği gelişmeler üzerinde duracağız.

(Devam edecek)