Son yazımızda AKP'nin oy oranındaki düşüşü önleyebilmek için muhalefeti bölmek, 'Altılı İttifak' içindeki partilerin temsil ettiği siyasi akımların tabanından oy alacak yeni alternatifler yaratmak, HDP'nin şu dönemde sergilediği tavrı 'İmralı faktörünü' kullanarak değiştirmeye çalışmak ve ekonomideki kötüye gidişin yol açtığı oy oranındaki erimeyi durdurmak gibi amaçları olan bir strateji izlediğini söylemiştik...
***
Günümüzde yaşanan siyasi gelişmeleri izleyenler bu stratejinin adım adım uygulamaya konulmasına yönelik çeşitli çabaları gözleyebilirler...
Bu çabalar üzerinde burada uzun uzun durmayı gerekli görmüyoruz...
Ancak, bu çabaların, en azından şimdilik, istenen sonuçları vermediğini saptayabiliyoruz.
***
Yazımızın başlığını belirlerken, kamuoyu araştırmalarının da gösterdiği bu düşüş sürecinin yüzde 30 gibi bir 'direnç noktasına' takıldığı izleniminden hareket etmiştik...
Böyle bir direnç noktasının varlığını tüm kamuoyu anketleri saptıyor. Merak edilen konu ise bu direnç noktasının seçim dönemine kadar kırılıp kırılamayacağı...
Biz bu tartışmayı yaparken Gerçek Gündem internet sitesinden Miray Tamer, son dönemde yaptığı araştırmalarla dikkat çeken Yöneylem Araştırma Şirketinin koordinatörü Derya Kömürcü'ye bu soruyu sordu...
Kömürcü'nün yukarıda sözünü ettiğimiz gelişmelere ilişkin düşüncelerinin bir bölümünü burada özetlemenin yararlı olacağını düşünüyoruz.
***
Birinci saptama, Cumhuriyet'in kurulduğu dönemden bu yana CHP'ye oy veren 'laik hassasiyetli' seçmen ile oyunu 'dinsel hassasiyet' çizgisinde belirleyen toplum kesimini birbirinden ayıran 'tarihsel fay hattı'nın içinde bulunduğumuz koşullarda 'geçirgen' hale gelip gelmediğiyle ilgili...
Anket sonuçları, eski 'Milli Görüş' çizgisinden gelen, ancak son dönemde AKP'den uzaklaşan seçmen kitlesinin bu 'hassasiyeti'nin devam ettiğini, o nedenle de tercihini CHP ile ittifak kuran Saadet Partisi'nden çok 'Altılı İttifak'a karşı çıkan ve 'Altınız değil, 16'nız bir araya gelse yine de bir şey yapamazsınız' diyen Fatih Erbakan'ın kurduğu Yeniden Refah Partisi'nden yana yaptığını gösteriyor...
Kömürcü, bu ölçümle ilgili olarak şunları söylüyor:
'Yalnızca bu ay görseydik 'Ölçümde hata olmuş olabilir' diye tereddütle yaklaşabilirdim ama birkaç aydır gördüğümüz için emin konuşabilirim. AKP içinde özellikle Milli Görüş geleneğinden gelen, daha böyle 'çekirdek seçmen' diyebileceğimiz, dünya görüşü nedeniyle AKP'yi destekleyen bir seçmen grubu son dönemde partiye kuşkuyla yaklaşıyor. Ama bunlar AKP'den ayrıldığında, oy desteğini çektiğinde Millet İttifakı tarafında gördüğü, CHP ile yan yana gördüğü partilere yönelmek yerine öyle görünüyor ki, Necmettin Erbakan'ın oğlunun partisine kendini daha yakın buluyor.'
***
Peki, geride kalan ve 'direnç noktası'nı oluşturan seçmen kitlesinin direnci CHP'nin 'sağa yönelik' bir politika geliştirmesi durumunda kırılabilir mi?..
Kömürcü'nün bu soruya cevabı olumsuz. Şu saptamayı yapıyor:
'Geride kalan, iktidarı desteklemeye devam eden kesim, onlar çok sadık seçmenler ve oraya nüfuz etmek artık çok zor. Oraya seslenmek, onları ikna etmek için giderek daha da sağcılaşmak aslında çok da bir şey getirmiyor. Tam tersine bu kitle çok açık bir şekilde şunu söylüyor... Muhalefetten bir açılım olduğunda, bir şey söylendiğinde 'Biz bunu samimiyetsiz buluyoruz' diyorlar.'
***
Köklerini tarihsel süreçten alan bu 'kemikleşme'nin, genç kuşaklar üzerindeki etkisine gelince... Kömürcü, anket sonuçlarının gençlerin bu olaydan daha az etkilendiğini, özellikle ilk defa oy kullanacak yeni seçmenler içerisinde bu hareketliliğin daha çok göze çarptığını söylüyor... Bu kesimde son yapılan anketlerde CHP'nin 'birinci parti' olarak çıktığını ifade eden Yöneylem Araştırma Koordinatörü, sözlerine şöyle devam ediyor:
'CHP'nin oylarını son dört ayda artıran da bu yeni seçmenden aldığı destek. Toplam seçmen içinde şu anda yüzde 8.5 civarında bir yeni seçmen hesaplıyoruz. Haziran 2023'te yapılırsa yüzde 10 civarında yeni seçmen sandığa gidecek. Çok yüksek bir oran. Dengeleri gerçekten değiştirebilecek bir oran. CHP'nin şu an bu konuda avantajlı olduğunu söyleyebilirim.'
(Devam edecek)