Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, kameraların karşısına geçerek muhalefet belediyeleri üzerinde yoğunlaşan yargı süreçlerini "seçilmiş iradeye darbe" olarak nitelendirdi. Konuşmasına Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da meydana gelen okul saldırılarında hayatını kaybeden öğretmen ve öğrencilere rahmet dileyerek başlayan Yavaş, toplumsal şiddetin kökenlerine dikkat çekerek şunları söyledi: "Çocuklarımızı sadece sınavlara değil, hayata hazırlamak zorundayız. Şiddetin bu kadar kolay ortaya çıkabildiği bir ortamda hepimizin durup kendimize sorması gerekiyor: Acaba nerede eksik yaptık? Çocukların ruh sağlıklarını güçlendirmeli ve onları korumalıyız."
YENİ SORUŞTURMA VE BELEDİYENİN YANITI
Geçtiğimiz günlerde Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş hakkında, 2023'teki Karabük seçim mitinginde belediye araçlarının kullanıldığı iddiasıyla yeni bir soruşturma süreci başlatıldı. Konuyla ilgili ABB cephesinden yapılan açıklamada ise dosya içeriğine dair şu bilgilere yer verildi: Dosya kapsamında Yavaş’ın bu yönde bir talimat verdiğine dair somut hiçbir kanıt bulunmamasına rağmen, tamamen varsayımlar üzerinden bir sorumluluk oluşturulmaya çalışıldığı vurgulandı.
Bu son soruşturma sürecinin ardından kameraların karşısına geçen Mansur Yavaş, basın toplantısında şu önemli açıklamalarda bulundu:
"HUKUKİ TEDBİR DEĞİL, SİYASI CEZALANDIRMA"
Yargıdaki usul hatalarına ve seçilmiş belediye başkanlarına yönelik tutuma değinen Yavaş, tutukluluğun hukuki bir tedbir olmaktan çıkıp cezalandırma aracına dönüştüğünü savundu:
"4483 sayılı kanun hükümleri çok açık. Sayıştay veya mülkiye müfettişi gelir, inceler, suç varsa savcılığa bildirir. Oysa seçilmiş insanları önceden tutuklayarak hem halkı cezalandırıyorsunuz hem de hizmeti engelliyorsunuz. Beraat ettikleri zaman bu insanların kaybettiği yılları geri verebilir miyiz? Anayasamız gereği mahkeme kararı kesinleşinceye kadar herkes suçsuzdur; ancak bu ilke muhalefet belediyelerine gelince unutuluyor. Bu yapılanlar sadece şahsıma değil, Ankara halkının iradesine karşı yapılmış bir itibar suikastıdır."
"SONUÇLAR BİZE BİLDİRİLMİYOR"
"Şikâyet ediliyoruz, inceleme yapılıyor ancak son zamanlarda bu incelemelerin sonucu bize bildirilmiyor. 45 gün içerisinde soruşturma bittikten sonra bize bir şey gelmiyorsa diyoruz ki herhalde biz temiz çıktık. Oysa bu raporu elimize alıp belediye meclisine bizi itham edenlere göstermek istiyoruz. Ayrıca bizim yaptığımız şikâyetlerin de sonucunu bilmiyoruz. İçişleri Bakanlığı'ndan bu sonuçları bildirmesini istiyoruz ki Danıştay'a itiraz edebilelim. Defalarca dilekçe vermemize rağmen yanıt alamıyoruz; bu da eski döneme ait suçların zaman aşımına uğramasına neden oluyor."
"ŞÜPHEDEN SANIK YARARLANIR İLKESİ NEREDE?"
Karabük'teki araç kullanımı iddiasına tekrar değinen Yavaş: "Raporda 'emir ve talimat verdiğine dair bilgi ve bulguya rastlanmamış olmakla birlikte' deniliyor. Hani şüpheden sanık yararlanırdı? Televizyon yayınları üzerinden kurgulanan bu süreçte mülkiye müfettişi açık gerçekleri göz ardı ederek 'yine de soruşturulsun' demiştir."
"ASIL KAMU KAYNAĞINI KİMLERİN KULLANDIĞI BELLİ"
"Mansur Yavaş yönetimindeki belediye kamu malını asla kullanmaz. 2019'da göreve geldiğimizde ANFA'da mazot tankerleri bulduk; AK Parti adayının seçim masrafları oradan karşılanmış. Üç kez şikâyet ettik, dördüncüsünde ancak dava açılabildi. 2024'te aynısını Turgut Altınok yapmış, bakanlık 'zararı ödedi' diyerek soruşturma izni vermemiş. Seçim suçunun karşılığı sadece zararı ödemek midir?"

"BU HESABI SİZ SORUN"
Yavaş, 2023'teki olayın soruşturma izninin 2026'da verilmesine dikkat çekerek Bakan Çiftçi'ye seslendi: "Ya sizi zor durumda bırakmak istiyorlar ya da beni itibarsızlaştırmaya çalışırken İçişleri Bakanlığı'nı alet ediyorlar. Bunun hesabını siz sormalısınız."

"GÖKÇEK HAKKINDA DERHAL SORUŞTURMA İZNİ VERİLMELİ"
"Gökçek'in FETÖ dönemindeki imar rantlarıyla ilgili şikâyetimize bakanlık 'işleme konulmaması' kararı vermişti. Danıştay bu kararı bozdu. Sayın Bakanım, önünüze getirilmemiş olabilir ama Gökçek hakkında derhal soruşturma izni verin. Hayatı boyunca memur olan birinin, hiçbir ticari faaliyeti yokken 600 milyon liralık villa yapması, ailesinin yüz milyonlarca liralık mal varlığına sahip olması açıklanabilir bir durum değildir. Bu değirmenin suyu nereden geliyor?"

"ENERJİ ZAMLARINI İNDİRİRLERSE SUYU BEDAVA BİLE VERİRİZ"
Su fiyatları ve ASKİ üzerinden yürütülen tartışmalara değinen Yavaş, suyun bir ticari mal değil, yaşamsal bir hak olduğunu hatırlattı:
"Biz göreve gelir gelmez köylerde suyu 1 kuruş yapmak için meclis kararı aldık ama kanun gereği uygulanmadı. Şu an 1 milyon 128 bin kişinin faturası düştü. Sosyal yardım alan 200 bin vatandaşımıza suyu metreküpü 1 liradan, yani sembolik bir rakamla neredeyse tamamen ücretsiz veriyoruz. Buradan hükümete sesleniyorum: Eğer iktidar enerjiye, akaryakıta ve elektriğe yaptığı zamları indirirse, biz suyu Ankara halkına bedava bile veririz. Ama hem zam yapıp hem de belediyeyi suçlamak siyasi ahlaksızlıktır. Su üzerinden kâr edilmez."

"2029 YILINDAN İTİBAREN ANKARA'DA BİR SU KRİZİ YAŞANMASI MUHTEMEL"
Bir muhabirin Ankara'daki su rezervleri ve iklim krizine dair sorusu üzerine Yavaş, altyapı çalışmalarını detaylandırarak yanıtladı:
"1 milyar 100 milyon dolarlık yeni yatırım yapıyoruz. 300 bin nüfuslu ilçelerimiz 1 milyona çıkmış ama altyapıları hiç yapılmamış. Yağmur suyu ve kanalizasyon hatlarını ayırıyoruz. Mevsim itibarıyla Gerede’den yeterince su geliyor, Tekke Barajı'ndan da su verilmesi için yazı yazdım. Yeni yaptığımız Kesikköprü hattımız da bir yıl içinde bitince en az 2 yıl Ankara’da su sıkıntısı olmayacak. Ancak 2029 yılından itibaren bir kriz kapıda, şimdiden önlemimizi alıyoruz ki bizden sonrakiler bu sıkıntıyı yaşamasın."

"MESAJ ATMAK SUÇ DEĞİLDİR, VATANDAŞI DOĞRU BİLGİLENDİRMEKTİR"
Osman Gökçek'in su zamlarıyla ilgili attığı iddialar ve ASKİ'nin buna yanıtı hakkındaki soru üzerine Yavaş şu açıklamayı yaptı:
"Vatandaş faturasında artış görünce ASKİ zam yaptı sanıyor; biz sistemi anlatmak zorundayız. Mesaj atmak suç değildir, vatandaşı doğru bilgilendirmektir. Kişisel Verileri Koruma Kanunu'na (KVKK) aykırı davranan, tüm Ankara'ya hukuksuz mesaj atan asıl kendileridir. Biz Ankara halkının kuruşunu korumaya ve onları şeffaf şekilde bilgilendirmeye devam edeceğiz."
Bir muhabirin "Soruşturmalar artacak mı?" sorusu üzerine Yavaş, konuşmasını şu sözlerle noktaladı:
"Eğer müfettişler bu şekilde davranmaya devam ederse aslı astarı olmayan daha çok suçlamayla karşılaşırız. Ama şunu iddia ediyorum; şahsımla ilgili, mal varlığımda bir kuruş haksız artış olduğuna dair hiçbir Allah'ın kulu tek bir iddiada bulunamaz. Bunun sözünü namusum ve şerefim üzerine veriyorum. Çalmadım, çaldırmadım; çalanın da karşısında durmaya devam edeceğim. Kamu malına el uzatan herkesle sonuna kadar mücadele edeceğim."
"BİR TOPLULUĞA OLAN KİNİNİZ SİZİ ADALETSİZLİĞE SEVK ETMESİN"
Mansur Yavaş, açıklamasını adaletin kutsallığına vurgu yapan ayetlerle noktaladı:
"Maide Suresi 8. ayette şöyle geçiyor: 'Bir topluluğa olan kininiz sizi adaletsizliğe sevk etmesin, adaletli olun.' Yine bir diğer ayet: 'Şüphesiz Allah size emanetleri ehlinize vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emreder' diyor.





