ATO Meclis Üyesi ve MİMDER Başkanı Hamza Can, Orta Doğu’daki gerilim ve çatışmaların Türkiye inşaat sektörüne olan etkilerini değerlendirdi. Can, bölgesel istikrarsızlığın kısa, orta ve uzun vadede farklı sonuçlar doğurabileceğini söyledi.
Kısa vadeli etkiler: maliyet artışı
Hamza Can’a göre, savaş ortamı enerji, hammadde ve malzeme fiyatlarını yükseltiyor ve bazen erişimi zorlaştırıyor. Petrol ve doğalgaz fiyatlarındaki artış enerji maliyetlerini artırırken, çimento, demir ve nakliye giderleri inşaat sektörünü olumsuz etkiliyor. Bu nedenle yeni konutların maliyeti ve satış fiyatları yükseliyor. Türkiye’nin enerji çeşitliliğine yönelmesi ise riski bir ölçüde azaltıyor.
Orta vadeli etkiler: talep değişimi
Can, Türkiye’nin bölgedeki krizler sırasında görece güvenli ve istikrarlı bir ülke olarak görüldüğünü belirtti. Bu durumun yabancı yatırımcıların ve bölgeden gelen göçün talebi artırabileceğini vurguladı. İstanbul, Ankara ve Antalya’nın bu talep artışından en çok etkilenecek şehirler olduğunu ifade etti.
Uzun vadeli etkiler: yatırım ve ihracat fırsatları
Savaş sonrası yeniden inşa sürecinin, Türkiye’den inşaat malzemeleri ihracatını artıracağını söyleyen Can, Türk müteahhitlerin altyapı ve konut projelerinde önemli fırsatlar yakalayacağını dile getirdi. Bu süreç işçilik maliyetlerini artıracak ve yeni projeler geliştiren müteahhitler için stratejik planlamayı gerektirecek.
Sonuç ve öneri
Hamza Can, maliyet artışları ve artan talep nedeniyle konut almak isteyenlerin hızlı karar vermesinin avantaj sağlayacağını belirtti. Yeni gelişen bölgelerde arsa ve konut fiyatlarının hızla yükseldiğini ve iyi lokasyonlardaki markalı projelerin yatırım açısından sürdürülebilir olduğunu vurguladı.



