Önceki yazımızda ABD'nin askeri harcamalarını artırarak sağlamaya çalıştığı 'caydırıcılık'la elde etmek istediği şeyin yalnızca askeri üstünlük olmadığını...
İçinde bulunduğumuz dönemde ABD'nin ekonomik hegemonyası ile askeri hegemonyasının birbirinden ayrılamayacağını...
Dolayısıyla ABD'nin sürekli gerilim ve savaş yaratarak güç gösterisi yapmak zorunda olduğunu söylemiştik.
***
Ekonomist Mahfi Eğilmez, geçtiğimiz günlerde savaş ortamında doların diğer para birimlerine karşı değer kazanması üzerine 'Dolar Niçin Yükselişte?' başlıklı bir yazı kaleme aldı...
Eğilmez, yazısında ''Rusya'ya karşı yaptırımlarda başı çekmesine karşın ABD Doları değer kazanıyor. Bunun bazı nedenleri var: Her şeyden önce bu savaş ABD'nin başta Avrupa olmak üzere bütün dünyaya silah satışını artıracak. Özellikle patriot hava savunma sistemleri ve F 35 uçaklarına talep artışı söz konusu'' ifadelerini kullandı...
Bu saptamanın doğruluğu açık, ama bunun tersinin de doğru olduğunu unutmamak gerekiyor... Nitekim, Ankara'da gerçekleşen ve ilk kez Rusya ile Ukrayna arasında bir barış anlaşması imzalanabileceği konusunda umut veren görüşmenin ardından dolar düşerken ruble kendini toparlamaya başladı.
***
Eğilmez, yaptırımlar nedeniyle yükselen petrol ve doğalgaz fiyatlarından da en çok ABD'nin yarar sağlayacağını belirtiyor...
Eğilmez'in bu konudaki görüşleri şöyle: ''Petrol ve doğalgaz fiyatlarının yükselmesi bu iki ürünü üretemeyen ülkeler için ciddi sorunlar yaratıyor. Oysa ABD, kaya gazı ve kaya petrolü rezervi bakımından dünyada en üst sırada yer alıyor. Burada bütün mesele bu ürünleri çıkarıp kullanılabilir hale getirmenin yüksek maliyet gerektirmesi. Fiyatlar bugünkü düzeyde kalırsa bunları çıkarıp işlemek uygun hale gelecek ve o zaman ABD bunları hem kendi kullanacak hem de dünyaya satacak.'...
İstanbul'da yapılan Rusya-Ukrayna müzakerelerinden yapıcı mesajlar çıkmasının ardından petrol fiyatlarında görülen düşüş bu yorumu da 'tersten' doğruladı... Yaşanan gelişmeler sonrası ABD ham petrolünde ve Brent petrolde yüzde 4 oranında düşerken, ABD ham petrolü 107 dolara geriledi; Brent petrol de 101 doları test etti.
***
Eğilmez, ABD'nin tarımsal ürünler ve gıda fiyatlarındaki küresel yükselişten de yarar sağladığını belirterek şunları söylüyor: ''ABD'nin burada da avantajı var: Dünyanın en büyük buğday ve mısır üreticilerinden ve ihracatçılarından birisi konumunda bulunuyor. Tarımsal ürünlerde yaşanacak sıkıntı ABD'yi fazla etkilemeyecek''...
Buna karşılık savaş nedeniyle dünyanın en önemli buğday üreticilerinden biri olan Ukrayna'nın hem üretimi hem tüketimi 'dumura' uğramış bulunuyor. Türkiye gibi buğday ithalatçısı 'NATO müttefiki' ülkelerin ise ithalat maliyetleri alabildiğine yükseliyor...
ABD'nin müttefiklerini Rusya'ya karşı yaptırımlara katılmaya zorlaması bu bedelin daha da artmasına neden oluyor.
***
Gelişmeler, NATO üyesi Avrupa ülkelerinde bu yaptırımlar konusunda hoşnutsuzluğun adım adım yükseldiğini gösteriyor...
Fransız şirketleri Rusya pazarını terk etmek istemiyor. Renault bu konuda yapılan baskılar karşısında sonunda boyun eğmek zorunda kalsa da Total gibi önemli bir petrol şirketi Rusya ile ticaret yapmaya devam edeceğini açıklıyor...
ABD'nin yaptırımlar konusundaki baskılarına direnemeyen Almanya da Rusya'dan aldığı doğalgazdan kısa zamanda vazgeçemeyeceğini açıklayarak 'ayak sürümeye devam ediyor'.
***
ABD'nin ünlü finans gazetesi Wall Street Journal'da yer alan bir habere göre Rusya'da faaliyetlerini durdurma kararı alan şirketlerin bir kısmı, buna rağmen değişik yöntemlerle ticarete ve ürün sevkiyatına devam ediyor...
9 Mart tarihli bir başka habere göre, ABD Başkanı Biden'ın, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed Bin Selman ve Birleşik Arap Emirlikleri Veliaht Prensi Muhammed Bin Zayid arasında hem Ukrayna'ya destek vermelerini hem de enerji piyasalarının kontrolü için harekete geçmelerini sağlayacak bir görüşme ayarlamak için harcadığı çabalar sonuç vermemiş bulunuyor...
Buna karşılık, aynı gazetede petrol ve doğalgazın 'yuan' üzerinden alınıp satılması konusunda bu iki ülkenin Çin ile anlaşmak üzere olduğu bildiriliyor. Hatırlanacağı üzere Rusya'nın da bu ürünlerin 'ruble' karşılığı alınıp satılması yönünde bir talebi var.
(Devam edecek)