Öyle bir hal aldı ki durum,
Çalışan da çalışamayan da mutsuz…
Zar zor iş bulanlar aldıkları ücretin yetersizliğinden yakınıyor…
En başta da asgari ücretle geçinmek zorunda kalanlar…
Haklılar da…
Kısa süre önce 4 bin 253 liraya yükseltilen asgari ücret, başta gıda ürünleri olmak üzere gider kalemlerindeki astronomik ölçekli zamlar karşısında kuşa dönünce ay sonunu borçsuz-harçsız getiremez oldu.
Ödenmemiş faturalar nedeniyle kimilerinin elektriği, kimilerinin doğal gazı kesik.
Kimileri borç batağında…
Kimileri, buzdolabı, çamaşır makinesi gibi uygar yaşamın olmazsa olmazları arasında yer alan eşyalarını hacizden kurtarma çabasında…
İşsizler ordusunun durumu ise daha da kötü.
Alış-veriş merkezlerinin gıda reyonları, giyim-kuşam mağazaları onlar için adeta seyirlik yerler…
Para yok ki alsın…
İş olmayınca para da olmuyor doğal olarak…
Hoş olsa da pek park etmiyor zaten.
Asgari ücretlinin hali malum…
İşsizin durumundan biraz hallice…
Rakamlar da geleceğe dair umut vermekten uzak kalıyor.
TÜİK'in verilerine göre 15 ve daha yukarı yaştaki kişilerde işsiz sayısı 2021 yılında 3 milyon 919 bin kişi olarak saptandı. İşsizlik oranı erkeklerde yüzde 10,7, kadınlarda ise yüzde 14,7 olarak belirlendi.
DİSK-AR tarafından yapılan bir araştırmaya göre de 2022 asgari ücreti daha yılın ilk üç ayında enflasyonun ve gıda enflasyonunun çok altında kaldı.
Geçim koşulları zor…
İçinde bulunulan yaşam koşullarında ayakta durabilmek daha da zor.
''Hali vakti yerinde'' diye nitelendirilebilecek kişiler de içinde bulunulan ekonomik koşullardan yakınır durumda.
Ardahan'da çobanlık yapan Hakan Beyaz adlı gencin söyledikleri durumun aynası gibi:
''İki üniversite bir yüksek okul bitirdim. Ama çobanlık yapıyorum.''
Beyaz, yaptığı işten değil, hakkının yenildiğinden şikayetçi.
Fazla söze gerek yok.
Diplomalı çobanın sözleri, durumun özeti gibi…