Çelik, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) ile TÜME Vakfı arasında, Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi (MAKÜ) ev sahipliğinde imzalanan ve kamuoyunda “maaşlı çiftçilik” modeli olarak bilinen projeye ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Söz konusu projenin Türkiye tarımının geleceği açısından stratejik, yenilikçi ve umut verici bir adım olduğunu belirten Çelik, “Genç nüfusun üretimden uzaklaşması, kırsaldan kente göçün artması ve üretici yaş ortalamasının yükselmesi gibi sorunlar artık ertelenemez bir noktaya gelmiştir. Bu nedenle gençlerimizi yeniden üretime kazandıracak her adımı son derece kıymetli buluyoruz” değerlendirmesi yaptı.
Projenin yalnızca bir istihdam modeli olmadığını vurgulayan Çelik, “Bu proje aynı zamanda üretim kültürünü yeniden inşa edecek önemli bir kalkınma hamlesidir. 10 üniversitenin dahil olduğu, yapay zekâ destekli eğitim sistemleri ve AR-GE çiftliklerini içeren bu yapı, bilim ile sahayı buluşturan örnek bir modeldir” ifadelerini kullandı.
40 BİN GENCE 40 BİN ÇİFTLİK
Ülke genelinde 40 bin gence 40 bin çiftlik kurulmasının hedeflenmesini de değerlendiren Çelik, “Doğru uygulandığı takdirde bu proje tarımda yeni bir dönemin kapısını aralayacaktır” diye konuştu.
Projede gençlere sağlanacak ekonomik desteklere de dikkat çeken Çelik, “Bekâr gençlere iki, evli gençlere üç asgari ücret verilmesi ve belirli bir sürenin sonunda işletmelerin kendilerine devredilecek olması, gençlerimiz açısından güçlü bir motivasyon kaynağıdır. Bu yönüyle proje, kırsalda kalıcılığı teşvik eden önemli bir adımdır” dedi.
Proje ile üniversitelerin akademik birikiminin sahaya yansıtılmasının da ayrıca önemli olduğunu kaydeden Çelik, “Uygulamalı eğitimin güçlendirilmesi ve teorik bilginin üretimle buluşması, verimliliği artıracak ve projenin başarı şansını yükseltecektir” şeklinde konuştu.
PROJE BAZLI YAKLAŞIMLAR YETERSİZ KALIR
Tarım sektörünün yalnızca proje bazlı yaklaşımlarla güçlenemeyeceğinin de altını çizen Çelik şu öneride bulundu:
“Gençlerin kırsalda kalıcı olması için üretim maliyetlerinin düşürülmesi, pazarlama sorunlarının çözülmesi, alım garantilerinin sağlanması ve sosyal güvence mekanizmalarının güçlendirilmesi şarttır. TÜRKYED olarak da teknolojinin etkin kullanıldığı, bir tarım modeli hayata geçirilmesine çabalıyoruz. Ziraat mühendisleri ve veteriner hekimlerin istihdamına katkı sağlayacak bu tür projeleri destekliyoruz.”


