Son yazımızda ABD ile bağlantılı İsrail dış politika uzmanlarının görüşlerine yer vermiş ve Türkiye'nin muhtemel bir NATO-Rusya çatışmasında ABD/İsrail bloku tarafından Rusya ile çatışmaya sürüklenme ihtimaline dikkat çekmiştik...
Daha sonra Biden'ın İsrail üzerinden Suudi Arabistan'a geçerek dokuz Arap ülkesiyle toplantı yaptığı ve Rusya-Çin-İran cephesine karşı 'Ortadoğu cephesini' yeniden güçlendirmeye çalıştığı günlerde Türkiye'nin İran'da Rusya ile birlikte yapılan 7. Astana liderler toplantısına katılmasının ABD, İsrail ve Yunanistan cephesine gönderilmiş bir 'karşı mesaj' niteliği taşıdığını belirterek...
'Neyse ki, belirtiler -hiç olmazsa şimdilik- bu çabaların başarıya ulaşma şansının zayıf olduğunu gösteriyor' demiştik.
***
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın İran'dan dönüş yolunda gazetecilerle yaptığı toplantıda söyledikleri de bu görüşü desteklemektedir...
Biden, bir tür 'Arap NATO'su' kurmak amacıyla Astana Zirvesi öncesinde dokuz Arap ülkesiyle yaptığı toplantının ertesinde 'Orta Doğu'da Rusya ve Çin'e dolduracak boşluk bırakmayacağız.' derken, Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'ABD, Fırat'ın doğusunu terk etmek durumunda; çünkü oradaki teröristleri besleyen Amerika.' ifadesini kullanmış ve Suriye'deki ABD varlığına karşı çıkmıştır...
Erdoğan, sözlerinin devamında Astana zirvesine gönderme yaparak şöyle devam etmiştir: 'Sayın Biden'a da söyledik; bakın, bunca tırları buraya siz gönderiyorsunuz. Buradaki bütün terör örgütlerine bu destekleri siz veriyorsunuz. Ondan sonra da 'Terörle mücadelede beraberiz, NATO'da beraberiz' diyorsunuz. Nasıl beraberiz? '..
Cumhurbaşkanı'nın, ABD tarafından desteklenen YPG'nin mevzilerine son günlerde Suriye devletinin resmi bayrağının çekilmesi konusunda söylediği sözler de ABD/İsrail yandaşlarının bekledikleri türden olmamıştır: 'Kalkıp rejimin bayrağını orada dalgalandırmakla acaba Türk ordusunu aldatır mıyız diye düşünüyorlar. Bunu yemezler.'
Erdoğan ayrıca, F-16 satışı ve modernizasyonu konusunda ABD Temsilciler Meclisi'nin 'Yunanistan hava sahası ihlal edilmesin' şartını koymasıyla ilgili olarak böyle bir koşula uymayacaklarını söylemiştir.
***
Bu söylenenler göz önüne alındığında Türkiye'nin Ortadoğu'da safını İran ve Rusya'nın yanında belirlediği düşünülebilir...
Ancak Astana zirvesi sırasında yaşananlara yakından bakıldığında durumun pek de öyle olmadığı görülecektir...
Örneğin, Türkiye'nin ABD ve NATO ile yaşadığı sorunların temelinde yer alan Suriye'deki 'güvenli bölge' ile ilgili projeleri, Astana zirvesinde İran ve Rusya tarafından da reddedilmiştir.
***
Putin, Erdoğan ile yaptığı görüşmenin ardından, 'Tabii ki Suriye'deki yerleşime dair birçok sorun var' ifadesini kullanırken...
İran'ın dini lider Hamaney, Erdoğan ile görüşmesi sırasında 'olası Suriye operasyonu hem Suriye'ye hem Türkiye'ye zarar verir' demiştir...
Bu durumda ABD'nin himayesi altındaki PYD'ye karşı yapılacak bir operasyonun bölgenin hava sahasını kontrol eden Rusya ve Esad rejimiyle iç içe mücadele eden İran'ın desteği olmadan nasıl yapılacağı sorusu cevapsız kalmıştır.
***
Ukrayna'da cereyan eden savaş da, Türkiye'yi önümüzdeki günlerde farklı bir tercih yapmaya zorlayacak gibi görünmektedir...
Türkiye, Rusya'nın Ukrayna harekatını kınayarak İHA ve SİHA satışlarıyla Ukrayna hükümetine destek verirken, ABD ve Batı'nın uyguladığı yaptırımlara da katılmamış, aksine Rusya ile Ukrayna'yı aynı masada buluşturarak arabuluculuk yönünde önemli bir adım atmıştı... Türkiye'nin bu çabaları sonucunda, geçtiğimiz günlerde Ukrayna'nın BM gözetimi altında Odessa limanı üzerinden tahıl ihraç etmesine imkan tanıyacak bir ilke anlaşmasına varılmıştı.
Ancak Ukrayna'da çatışmalar yeniden şiddetlenirken, Rusya Federasyonu Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, iki gün önce yaptığı açıklamada, Rus ordusunun savaşı ülkenin doğusu ile sınırlama hedefinin değiştiğini ifade etmiş ve 'Artık Rus ordusunun Ukrayna'daki hedefi, yalnızca ülkenin doğusu değil. Batı'nın gönderdiği ağır silahlar, bu kararı almamızda etkili oldu.' ifadesini kullanmıştır...
Rusya'nın attığı bu yeni adım ve onun doğuracağı sonuçlar, hiç kuşkusuz önümüzdeki günlerde Türkiye-Rusya ilişkilerini olumsuz yönde etkileyecektir.
(Devam edecek)