10 Ocak 1846 tarihinde Türkiye’de başlayan tarımsal öğrenimin 180. yıldönümü dolayısıyla yaptığı açıklamada Çelik, “Tarımsal üretimimize doğrudan katkısı olan en önemli mesleklerden birisi olan ziraat mühendisliği mesleğini her anlamda en iyi şekilde gözetmek ve yüceltmek mecburiyetindeyiz” dedi.

Tarımın geleceğinin sahayı bilen gençlerin yetiştirilmesine bağlı olduğuna vurgu yapan Çelik, ziraat fakültelerine öğrenci alımında çiftçi ve üretici ailelerin çocuklarına özel kontenjan ayrılması gerektiğini söyledi.

Ziraat mühendisliği mesleğinin her geçen yıl daha da hayati hâle geldiğini ifade eden Çelik, “Ziraat mühendisleri; toprağın işlenmesinden bitki yetiştirmeye, hayvancılıktan su kaynaklarının yönetimine ve ıslah çalışmalarına kadar geniş bir alanda görev yapan, üretimin tam merkezinde yer alan meslek mensuplarıdır” değerlendirmesi yaptı.

ZİRAAT MÜHENDİSLERİ KÖPRÜ GÖREVİ YAPIYOR

Ziraat mühendislerinin çiftçi ile devlet arasında köprü vazifesi gördüğünü, yeni teknolojilerin sahaya aktarılmasında bu mesleğin rolünün hayati olduğunu vurgulayan Çelik, ziraat mühendisliğinin hiçbir zaman güncelliğini yitirmeyecek bir meslek olduğunu dile getirdi. Çelik, küresel gıda güvenliği, iklim değişikliği, sürdürülebilir tarım uygulamaları ve teknolojik dönüşüm süreçlerinin bu mesleğin önemini her geçen gün daha da artırdığını söyledi. Çelik, tarımın içinden gelen gençlerin sahayı çok daha iyi tanıdığını ifade ederek şu çağrıda bulundu:

“Çiftçi ve üretici ailelerin çocukları tarımı sadece kitaplardan değil, hayatın içinden öğrenmektedir. Bu nedenle ziraat fakültelerine öğrenci alımlarında bu gençlerimize özel kontenjan ayrılması, hem mesleğin kalitesini artıracak hem de tarımsal üretimin geleceğine güçlü katkı sağlayacaktır. İstihdam politikalarında sahayı bilen gençlere öncelik tanıması gerekiyor. Tarlada yetişmiş, üretimin her aşamasını bizzat yaşamış gençlerimiz masa başında değil, sahada çözüm üretir. Tarım ve Orman Bakanlığı personel alımlarında ziraat mühendislerimize ve çiftçi ile üretici çocuklarına pozitif ayrımcılık tanınmalıdır” değerlendirmesi yaptı.

Muhabir: Cemil Cahit Saraçoğlu