Sokak satıcılarının alışılmış bağırışları duyulmaz oldu.

Nerede o ‘’macuncu’’ diye bağıranlar.

Elma şekeri ve pamuk helva satanlar da yok oldu birden…

Marifetli tavşanın ‘’kadere-kısmete dair’’ falı da öyle…

Görene, rastlayana aşk olsun…

Yalnız sokak satıcıları mı?

Değil elbet.

Tarih boyunca pek çok meslek, toplumsal ihtiyaçlar, teknolojik gelişmeler ve yaşam biçimlerinin değişmesiyle birlikte unutuldu ya da neredeyse tamamen yok oldu.

Hatırlayalım bakalım, hangi meslekler tarih olmuş, hangileri tarih olma yolunda.

- Kalaycı:

Bakır kapların iç yüzeyini kalayla kaplayarak paslanmalarını ve zehirli hale gelmelerini önlerdi.

Saka (Su Taşıyıcısı):

Musluk ve su tesisatı olmayan dönemlerde evlere su taşırdı.

Kandilci:

Sokakları ya da camileri kandillerle aydınlatır, kandilleri temizler ve yağla doldururdu.

-Nalıncı:

Hamamda giyilen ahşap terlikleri (nalın) yapardı.

-Araba Yapımcısı / Kağnıcı:

At arabaları veya kağnı arabaları yapar ve tamir ederdi.

-Yorgancı:

Pamuk veya yün dolgulu el yapımı yorganlar üretirdi.

-Boncukçu / Tesbihçi (El yapımı):

Taş veya camdan el emeğiyle boncuklar ve tespihler üretirdi.

-Semerci:

Eşek veya katır gibi yük hayvanları için semer yapardı.

-Demirci:

Tarım aletleri, nal, kapı menteşesi gibi her türlü metal eşya üretirdi.

Bugün revaçta olan pek çok meslek de yarınlarda tarih olacak.

Teknolojik gelişmeler ve yaşam biçimleri değiştikçe pek çok meslek anılarda kalacak.

Baksanıza, ‘’bakkal amca’’ bile unutuldu neredeyse.

Hızlı gelişim, hızlı değişimi de peşinden getiriyor.