Olay, 30 Ekim 2024’te saat 02.30 sıralarında Hamidiye Mahallesi Aziz Nesin Caddesi'ndeki apartmanda meydana geldi. Restoratör Tuğba Yavaş, apartmanın 5'inci katındaki evinin balkonundan park halindeki motosikletin üzerine düştü. Komşuların ihbarı üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Ekiplerin ilk müdahalesinin ardından Mehmet Akif Ersoy Devlet Hastanesi'ne kaldırılan Tuğba Yavaş, doktorların çabasına karşın kurtarılamadı.

Olaya ilişkin soruşturma başlatan polis, Tuğba Yavaş'ın eşi ÇOMÜ İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Alptekin Yavaş'ın ifadesine başvurdu. Prof. Dr. Yavaş, cinayet şüphesiyle gözaltına alındı. Polisteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Yavaş, çıkarıldığı mahkemede tutuklandı.

Çanakkale Cumhuriyet Savcılığı'nın yürüttüğü soruşturma tamamlanarak Prof. Dr. Yavaş hakkında, 'Başkasını intihara yönlendirme halinde intiharın gerçekleşmesi' suçundan dava açıldı. Çanakkale 2'nci Asliye Ceza Mahkemesi'ndeki ilk duruşmanın ardından dava dosyası görevsizlik kararıyla Çanakkale 3'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderildi. Bu arada sanık Prof. Dr. Alptekin Yavaş, avukatlarının itirazı üzerine tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Daha sonra davanın Çanakkale 2'nci Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülmesine karar verildi.

S A V C I R E S T O R A T O R T U G B A N I N O L U M U Y L E I L G 1352393 401553

SAVCI ESAS HAKKINDA MÜTALAASINI VERDİ

Davanın 2'nci Asliye Ceza Mahkemesi'nde bugün görülen duruşmasına; tutuksuz yargılanan sanık Prof. Dr. Alptekin Yavaş gelmezken, Tuğba Yavaş 'ın yakınları ise salondaki yerini aldı. Duruşmada ilk olarak tarafların avukatları ve Tuğba Yavaş’ın yakınları dinlenildi. Ardından savcı, esas hakkında mütalaasını verdi. Savcı mütalaasında, bir önceki duruşmada Cumhuriyet Başsavcılığı'na kasten öldürme suçuna ilişkin açılan soruşturmada kavuşturmaya yer olmadığına dair usul yönünden karar verildiğini belirtti. Öte yandan, sanığın üzerine atılı olan intihara yönlendirme suçu açısından yeterli delilin ve kesin somut bulguların olmadığını değerlendirildiği belirten savcı, sanık hakkında beraat kararı verilmesi talep etti. Daha sonra hakim, sanık Prof. Dr. Alptekin Yavaş’ın tutuksuz yargılanmasının devamına karar vererek, dosyadaki eksikliklerin giderilmesi için duruşmayı 11 Eylül tarihine erteledi.

'BUGÜN KARŞILAŞTIĞIMIZ TABLO BİZİ ÇOK ŞAŞIRTTI'

Duruşma sonunda açıklamalarda bulunan Tuğba Yavaş’ın yakınlarının avukatı Türkan Kara, “Bugün Tuğba Yavaş'ın 6’ncı duruşması için adliyedeydik. Fakat açıkçası bizim artık hukuktan bahsederek izah edemediğimiz türde gelişmeler yaşıyoruz. En başından itibaren dosyada ciddi şekilde hukuki hatalar yapıldığı inancındayız. Süreç boyunca delillerin etkin soruşturulmadığı ve bütün delillerin dikkate alınmadığı noktasındaki itirazlarımızın tamamı reddedildi. Sadece geçen celse kasten öldürmeye ilişkin mahkemede bir şüphenin oluştuğu kabul edildi. Hem sayın savcılığın mütalaasında, hem de sayın hakimin de kabulüyle bu durum duruşma zaptına da geçirildi. Bundan dolayı biz onun bir kırılma noktası olduğunu düşünerek bu dakikadan sonra maddi gerçeğin ortaya çıkarılması için gerekli etkin soruşturmaya dönüşeceği yönünde çok ciddi ümit besledik. Bugün karşılaştığımız tablo bizi çok şaşırttı ve hukuki anlamda söylenecek çok şey de bulamıyorum. Geçen bu mütalaayı veren savcımız bugün intihara teşvik suçlamasından sanığın beraatını talep etti. Sanki bir önceki celse 'Kadına karşı kasten öldürmeye ilişkin kuvvetli suç şüphesi vardır ve bu sebeple de Cumhuriyet Başsavcılığı'nda suç duyurusunda bulunması gerekir, bu anlamda bir soruşturma yapılması gerekir' diyenler onlar değilmişçesine bir rahatlıkla bugün tam tersi bir mütalaayla karşı karşıya kaldık. Biz tabii gerekli itirazlarımızı yaptık" dedi.

‘DURUŞMA BANA GÖRE TAMAMEN BİR FİYASKOYLA SONUÇLANDI’

İki hususun çok iyi bilinmesi gerektiğini söyleyen Kara, “Bunlardan biri bu dosya nasıl olduğu anlaşılmayan bir şekilde, bakın hukuken izah edemiyoruz öyle söyleyeyim, bu olayın bir intihar olduğuna kim karar verdi? Bizim bütün çabamız bu dosyanın intihar olup olmadığının öncelikle belirlenmesidir. Ceza hukukunun temel amacı maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasıdır. Bu maddi gerçek hiçbir şüpheye yer vermeksizin ortaya konulduğunda ancak siz hüküm kurabilirsiniz. Bir önceki celse olanlar ya da zapta geçenler neydi o zaman? Usulü bir sebeple Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar (KYOK) verildi. Usulü bir sebeple dendi ki suç vasfında bir değişiklik var ise bu dosyanın ağır cezaya gönderilmesi gerekirdi. Bu denilerek gönderilen bir geri evrakı yani takipsizlik evrakını bugün sanık vekilleri, 'Sanık hakkında kasten öldürme suçundan takipsizlik kararı verilmiştir' diye tamamen kamuoyunu ve ortamı yanıltıcı şekilde bir ifadeyi kullanıp zapta geçirtebiliyorlar. Bakın bunlar çok tehlikeli ifadeler. Olayın aslı ve gerçeği böyle değildir. Biz bunu izah etmekte gerçekten zorlanıyoruz. Duruşma bana göre tamamen bir fiyaskoyla sonuçlandı" diye konuştu.

Kaynak: DHA