Bayram yaklaştıkça beklentileri de artmıştı…
Aldığı zamlı maaşlar, etiketlerdeki yüksek oranlı artışlar karşısında kısa sürede kuşa dönen emekliler, Şeker Bayramı öncesi müjdeli bir haber bekliyordu.
Yanıtı merakla beklenen soru 'Bin 100 lira olan bayram ikramiyesi' ne kadar artırılacaktı…
Aldıkları emekli aylığı ile ay sonunu getirmek bir yana, ay ortasını bile borçsuz getirmekte zorlanan emeklilerin gözü kulağı hükümet kanadından gelecek haberdeydi.
Genel kanı 2 bin liradan aşağı olmaz şeklindeydi.
Muhalefet partileri sözcüleri ise çıtayı daha yukarılara taşıyor, ikramiye miktarının asgari ücret seviyesine çekilmesi gerektiğini söylüyordu.
Bu, söz konusu ikramiye tutarının 4 bin 250 liraya yükseltilmesi demekti.
CHP, bu konuda yasa teklifi bile vermişti.
Emekliler, doğrusu ikramiyenin bu miktara çekilmesine pek ihtimal vermiyordu ama kendi insaf ölçüleri 2 bin liranın altında olamayacağını işaret ediyordu.
İkramiyelerle ilgili yeni bir düzenleme yapması beklenilen yetkililerin insaf ölçüleri ise farklı idi.
İkramiyelerde artış olmayacaktı.
Açıklanan karar, büyük bir beklenti içinde olan emeklilerde soğuk duş etkisi yarattı.
Karar, Şeker Bayramı öncesinde zam beklentisinde olan emeklilerin tadını kaçırdı.
Ekmeğe zam, tuza zam…
Emeklinin payına düşen yine gam, yine gam…
Yapacak bir şey yok…
Emekli hep gözlerden ırak oldu…
Kendi söyledi, kendi dinledi.
Kimselere duyuramadı feryadını…
Halinden anlayan olmadı.
Verilenle yetinmek zorunda kaldı.
Fazla da dert etmemek gerek…
Ünlü bir türkümüm sözlerini hatırlayalım.
Şimdi tam zamanı:
Emeklinin durumuna da pek uygun düşüyor:
Kendim ettim, kendim buldum,
Gül gibi sararıp soldum…
Eyvah, eyvah, eyvah…
Çal çal dinle,
Dinle, dinle söyle…