Gazeteci Reha Muhtar, 28 Mayıs'ta Muğla Bodrum'da yaşadığı evde rahatsızlandı. Hastaneye kaldırılan Muhtar, 3 Haziran günü çoklu organ yetmezliği nedeniyle hayatını kaybetti. Cenazesi İstanbul'a getirilen Reha Muhtar için bugün ikindi namazına müteakip Levent Barbaros Hayrettin Paşa Camii'nde cenaze töreni düzenlendi. Törene, Gazeteci Uğur Dündar, Seren Serengil, Beşiktaş ikinci Başkanı Hakan Daltaban, eski RTÜK Başkanı Fatih Karaca, Reha Muhtar'ın oğlu Poyraz Muhtar, Reha Muhtar'ın evlat edindiği kızı Ayşe Nazlı Muhtar, aile yakınları, gazeteciler ile sanat ve siyaset dünyasından çok sayıda isim katıldı. Reha Muhtar, kılınan cenaze namazının ardından Yeniköy Mezarlığı'nda toprağa verildi.
'ÇOK KÖTÜ BİR TABLO OLDUĞUNU SÖYLEDİLER'
Gazeteci Uğur Dündar, "En son 6 ay önce falan. Arıyorum, cevap vermiyor. Bayramda mesaj attım, cevap vermiyor. Meğer herkese aynı şekilde davranıyormuş. Yani dünya ile bağlantısını koparmış. Ve en son Bursa'da Salı günü Gırgırıye Müzikali'ni sergilemeye giderken Bodrum'daki hastaneyi aradım. Oradaki yetkiliden bir yakın dostu olarak aramızda kalmak koşuluyla sağlık durumunu öğrendim. Çok kötü bir tablo olduğunu söylediler. Durumun kritikliğini koruduğunu anlattılar. Zaten hastaneye ilk kaldırıldığında şekeri 600'e çıkmıştı. Kontrolsüz bir şeker, bacaklarda ödem, işte yaralar, akciğerde enfeksiyon, karaciğer, çoklu organ yetmezliği ve dayanamadı Hakk'ın rahmetine kavuştu. Allah rahmet eylesin" dedi.
‘GERÇEKTEN ÇOK İYİ BİR İNSANDI’
Eski RTÜK Başkanı Fatih Karaca, "Ankara Koleji'nden ilkokuldan itibaren arkadaşım olan Reha Muhtar'ı kaybetmenin büyük üzüntüsü içerisindeyiz. Gerçekten çok iyi bir insandı. İnsanlara çok yardım eden, merhametli, şefkatli bir kardeşimizdi. Kamuoyunun da son vefatından sonra gösterilen ilgi, basında ve sosyal medyadaki bu alaka da bunu gösteriyor. Hepimiz şu an çok duyguluyuz. Reha Muhtar yeri doldurulamayacak bir televizyoncuydu. Onun o dönemde ben Radyo Televizyon Kurulu başkanıydım. Onun ana haberlerde ulaştığı reytinglere halen o rakamlara ulaşılmış değil. Hayırla yad ediyoruz. Allah rahmet etsin. Tüm sevenlerinin başı sağ olsun" dedi.
‘HASTALIĞINDA DA BERABERDİK’
Reha Muhtarın arkadaşı Gazeteci Celal Kazdağlı, "Hepimizin başı sağ olsun. Bizim için, gazeteci olmanın ötesinde çok yakın bir arkadaşlığımız da vardı. Beraber üniversiteye başladık, 1978'de beraber bitirdik. Can Dündar, pek çok arkadaşımız beraberdik. Birlikte çok zaman geçirdik. Ateş Hattı'nı beraber, TRT'de ilk yayına çıkardık. Sonra İstanbul'a o geldi, ben gelmedim. Ama kopmadı ilişkimiz, daha sonra burada da görüştük. Son hastalığında da beraberdik. Çocukların doğumundan sonra yine beraber olduk. Bir dram yaşadı çocuklarıyla ilgili olarak. Keşke onlar yaşanmasaydı. Ama öyle bir yoldu ve karşılıklı olarak geçirilmiş oldu. Kötü bir dönemdi o son dönem olarak. Ama onun döneminde Türk, medyasına damgasını vuran, kendi stilini kabul ettiren ve toplumun o dönemki dalgasını çok iyi okuyan, yükselişte olan yükselen eğilimini gören ve onun üzerine yayın yapan birisiydi. Ve o dönemde başarılı oldu, damgasını vurdu" dedi.
‘O ZORLU SÜREÇTE DAHA FAZLA DAYANAMAZDI’
Seren Serengil, "Türk televizyonlarının haber merkezlerinin ve haberciliğin çok önde gelen entelektüel, son derece kültürlü duayeniydi. Bu ayrı bir şey. Son zamanlarda tabii çok büyük rahatsızlıklar geçirdi. Biz tabii ki aileye yakın birisi olarak, çocuklara yakın birisi olarak bir kısmını paylaşabildik. Hastalığı süresince de hiçbir zaman doktora da gitmek istemezdi. Bütün sağlıklı olma yolundaki koşulları reddetti. Çocukları yanındayken reddetti ama. Bazı haberler çıkıyor, 'çocukları yok diye' değil. Hiçbir zaman istemedi doktora gitmeyi. Bu süreç çocuklar için de, onun için de zorlu bir süreçti. Bundan sonrası için Allah günahlarını affetsin, mekanı cennet olsun. Önemli bir insandı. Hepimiz çok üzgünüz. Hepimize zaman zaman kızardı ederdi ama biz onun son zamanlarda, sizler çok şahit olmadınız, bizler daha çok şahit olduk, o zorlu süreçte daha fazla dayanamazdı. Çocuklara da zaten bakabilecek bir durumu yoktu. Siz bilmiyordunuz ama biz şahittik birçok şeye. Maalesef kaybettik" diye konuştu.
‘NUR İÇİNDE YATSIN’
Beşiktaş İkinci Başkanı Hakan Daltaban, "Değerli bir basın emekçisini, değerli bir üstadı kaybettik. Biz de Beşiktaş camiası olarak Beşiktaş'a gönül vermiş, bu kulüpte görev yapmış, hizmet etmiş büyüğümüze son yolculuğunu kulübümüz adına ve camiamız adına gerçekleştirmeye geldik. Üzücü bir gün. Nur içinde yatsın. Yakınlarına, meslektaşlarına başsağlığı diliyorum. Beşiktaş camiası adına da üzüntülerimizi ifade etmek istiyorum" diye konuştu.





