Cumhuriyet Halk Partisi Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde düzenlediği basın toplantısında, 2025 yılı büyüme verileri üzerinden iktidarın ekonomi politikalarını eleştirdi. Gürer, açıklanan büyüme rakamları ile vatandaşın yaşadığı ekonomik gerçekler arasında derin bir çelişki bulunduğunu söyledi.

“Büyüme Var Deniyor, Tarımda Yüzde 8,8 Düşüş Var”

Türkiye İstatistik Kurumu’nun 2025 yılı verilerine göre ekonominin geçen yıl yüzde 3,6 büyüdüğünü, son çeyrekte ise yüzde 3,4’lük artış kaydedildiğini belirten Gürer, buna karşın tarım sektöründe yüzde 8,8’lik gerileme yaşandığını vurguladı.

Tarımda yaşanan düşüşün uzun süredir dile getirdikleri sorunların resmi rakamlara yansıması olduğunu ifade eden Gürer, “Tarımda her şeyin iyi olduğu yönündeki açıklamalar, resmi verilerle çökmüştür” dedi. İthalata dayalı tarım anlayışının sürdürülebilir olmadığını belirten Gürer, artan gıda fiyatlarının en çok emeklileri ve asgari ücretlileri etkilediğini kaydetti.

“Kişi Başı Gelir 18.440 Dolar Deniyor Ama Emekliye Artış Yok”

Hazine ve Maliye Bakanı’nın kişi başına gelirin 18.440 dolara yükseldiği ve Türkiye’nin yüksek gelirli ülkeler grubuna dahil olduğu yönündeki açıklamalarını da değerlendiren Gürer, büyüme söylemi ile emeklinin yaşam koşulları arasındaki farkın giderek açıldığını söyledi.

“Büyüyen bir ülkede emekli maaşına cüzi miktarda dahi artış yapılamıyorsa burada ciddi bir tutarsızlık vardır” diyen Gürer, 17 milyon emekliyi ilgilendiren bayram ikramiyesi konusunda yapılan açıklamaların hayal kırıklığı yarattığını ifade etti.

Bayram İkramiyesi Tartışması: 2018’de Bir Koyun Alınabiliyordu

Bayram ikramiyesinin 2018 yılında başlatıldığını hatırlatan Gürer, o dönemde verilen 1.000 liralık ikramiye ile bir koyun alınabildiğini, bugün ise 4.000 liralık ikramiyenin alım gücünün ciddi biçimde gerilediğini söyledi.

İkramiyede artış yapılmayacağı yönündeki açıklamaların emekliler için yeni bir hüsran anlamına geldiğini belirten Gürer, “Bayram ikramiyesi en azından asgari ücret düzeyine çıkarılmalıydı. Mevcut 4.000 lira üzerine dahi artış yapılmayacağı açıklanmıştır. Bu büyük bir haksızlıktır” dedi.

“Bütçe Disiplini Söz Konusu Olunca Hep Emekli Hatırlanıyor”

Emekliye ya da asgari ücretliye artış gündeme geldiğinde bütçe disiplini vurgusunun öne çıkarıldığını savunan Gürer, diğer harcama kalemlerinde aynı hassasiyetin gösterilmediğini ifade etti.

Yılbaşında yapılan maaş artışlarının enflasyon karşısında kısa sürede eridiğini belirten Gürer, bir emekli maaşında yaklaşık 2.500 liralık alım gücü kaybı oluştuğunu söyledi. 20 bin liraya çıkan maaşın reel olarak geçen yılın başındaki seviyenin altına gerilediğini dile getirdi.

“Emekli Açlık ve Yoksulluk Sınırının Altında”

Kira, ulaşım, sağlık ve gıda fiyatlarındaki artışın emeklileri ağır biçimde etkilediğini vurgulayan Gürer, mevcut maaşların açlık ve yoksulluk sınırının altında kaldığını savundu.

2008 yılında aylık bağlama oranının yüzde 70’ten yüzde 30’lara kadar düşürülmesinin maaşlarda ciddi kayıplara yol açtığını belirten Gürer, şu talepleri sıraladı:

· Tüm emekli maaşları asgari ücret düzeyine çıkarılmalı.

· Ayrımsız tüm emeklilere seyyanen zam yapılmalı.

· Enflasyona karşı koruyucu düzenleme getirilmeli.

· Farklı dönemlerde emekli olanlar için intibak düzenlemesi yapılmalı.

· Aynı prim ve gün sayısıyla emekli olanlar arasındaki maaş farkı giderilmeli.

· Hizmete dayalı intibak sistemi uygulanmalı.

· İlaç katkı payı kaldırılmalı.

· Emeklilerin sendikalaşmasının önündeki engeller kaldırılmalı.

“Et ve Süt Kuyruğu Emeklinin Gerçeği Oldu”

Emeklilerin temel gıda ürünlerine erişimde zorlandığını belirten Gürer, et ve süt ürünlerine uygun fiyatla ulaşabilmek için kamu satış noktalarında kuyruk oluştuğunu söyledi. Protein tüketiminde ciddi düşüş yaşandığını ifade eden Gürer, tarımdaki gerilemenin gıda enflasyonunu artırdığını ve bunun doğrudan dar gelirliyi etkilediğini kaydetti.

“50 Milyona Yakın Kişi Yoksulluk Sınırının Altında”

Bölgede süren savaşların ekonomik etkilerine de değinen Gürer, önümüzdeki sürecin daha zorlu geçeceğini ifade etti. Yaklaşık 50 milyona yakın kişinin yoksulluk sınırının altında gelire sahip olduğunu savunan Gürer, bu grubun 17 milyonunu emeklilerin oluşturduğunu belirtti.

“Karar Gözden Geçirilmeli”

Bayram ikramiyesi kararının yeniden değerlendirilmesi gerektiğini söyleyen Gürer, emekli ve asgari ücretlilerin yaşamlarını sürdürebilecek düzeyde bir gelire kavuşturulmasının zorunlu olduğunu ifade etti.

“Gıdasız yaşam olmaz” diyen Gürer, ekonomik büyümenin toplumun tüm kesimlerine yansımadığı sürece anlamlı olmayacağını belirterek, emekli ve dar gelirli yurttaşların alım gücünü artıracak adımların ivedilikle atılması çağrısında bulundu.

Muhabir: Hatice Gürel