TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Mustafa Varank, Türkiye Basın Federasyonu'nda düzenlenen Anadolu Sohbetleri kapsamında gazetecilerle bir araya geldi. Varank, Türkiye’nin savunma sanayinde adeta bir devrim gerçekleştirdiğini ifade ederek, "Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye, özellikle savunma sanayinde kendi kendine yetebilen, kritik teknolojilerde kendi teknolojisini geliştirip, kendi teknolojisiyle yol almak için büyük bir gayret gösteren, bölgesinin, hatta dünyanın savunma sanayinde artık en önemli ülkelerinden biri konumunda. Bu nasıl oldu? Bununla başlarsak Sayın Cumhurbaşkanımızın da hakkını teslim etmiş oluruz bence. Savunma Sanayi İcra Komistesi toplantılarında ne olurdu? Taraflar bir araya gelir, asker der ki; 'Benim şu talebim var, bunu alalım. Benim şöyle bir ihtiyacım var, bunu nasıl yerine getirebiliriz?' O toplantıda gelen taleplerin tamamı yurt dışından satın alınması gereken, tedarik edilmesi gereken ürünlerdi. Cumhurbaşkanımız o toplantıda şöyle bir karar aldı. Dedi ki; ‘Arkadaşlar, bundan sonra kendimiz üretmeyeceğimiz, üretemeyeceğimiz, çok acil gerçekten Türkiye’nin çok ihtiyacı olan sistemleri hariç, herhangi bir sistemi bundan sonra almanıza müsaade etmiyorum. Oturalım, çalışalım, kurumları devreye sokalım, şirketleri devreye sokalım artık kendimiz bunları geliştirelim. Bundan sonra bunların satın alınması için benim karşıma gelmeyin.’ O toplantıdan sonra aslında Türkiye’deki mevcutta var olan altyapıların üstüne koyarak da Türkiye kendi savunma sanayini geliştirmek için büyük bir gayret göstermeye başladı. Bugün geldiğimiz noktada işte her zaman kurduğumuz bir cümle var, yüzde 20’lerde olan dışa bağımlılık, kendi kendine yetebilme oranlarını yüzde 80’lerin üzerine çıkarmış olduk" diye konuştu.
'KENDİ KENDİNE YETEN BİR ÜLKEYİZ'
Türkiye'nin özellikle kritik teknolojilerde dışa bağımlılığını neredeyse sıfırladığını söyleyen Mustafa Varank, "Türkiye kendi teknolojisini geliştirdi. Şu anda gerek terörle mücadelede geldiğimiz noktada gerek Türkiye'nin yurt dışında farklı ülkelerde kurduğu ittifaklarda Türkiye savunma sanayisini bir kaldıraç olarak kullanabiliyor. Bakın Körfez’de birçok ülke, son dönemde Türkiye’ye telefonlar etti. Dediler ki; 'Bizim şöyle bir sıkıntımız var, sizin bir çözümünüz var mı? Buraya hangi ürünü getirip gösterebilirsiniz, deneyebiliriz, kullanabiliriz?' Zaten var olan ilişkilerimizin üstüne, işte böyle bir savaş ortamında ülkeler bizi telefonla aramaya başladılar. Bu tabii çok önemli bir hadise. Bölgemizin ne halde olduğunu sizler benden daha iyi biliyorsunuz. Gerçekten zorlu bir coğrafyada yaşıyoruz. Çatışmaların olduğu, savaşların olduğu, sadece bir bölgede değil işte pandemiden sonra kuzeyde, güneyde, doğumuzda birçok savaşın yaşandığı bir ortamdayız. Böyle bir ortamda eğer Türkiye yoluna devam etmek istiyorsa, kendi bağımsız politikalarını devam ettirmek istiyorsa, bizim o savunma sanayini inşa etmemiz bir tercihti, mecburiyetti. Biz AK Parti hükümetleri olarak bunu başarabildik. Hamdolsun 'Kendi kendine yeten bir ülkeyiz' diyebiliriz" ifadelerini kullandı.
'SİYASET YAPACAKSANIZ NET OLACAKSINIZ'
CHP'nin, Uşak Belediyesi'ne yönelik 'Rüşvet' soruşturmasında tutuklanan ve görevden uzaklaştırılan Belediye Başkanı Özkan Yalım'ı partiden ihraç etmesine ilişkin konuşan Varank, "'Aslında ihraç edilmedi' diyorlar. Çünkü disiplin komitesi ayın 11’inde toplanacakmış. 'Biz ihraç ettik' diyorlar ama 11’inde resmi olarak ihraç edileceğini söyleyenler de var. İşin acı tarafı şu; kulağımıza gelen duyumlar var. Bu şahısla ilgili aslında kendi teşkilatlarının, kendi il başkanlarının, oradaki yöneticilerinin genel merkeze şikayette bulunduğu, burada birtakım usulsüzlükler, yanlışlıklar, ahlaka aykırı durumlar olduğunu kendi teşkilatlarının da genel merkezlerine ilettiği ama genel merkezin kulağının üstüne yattığıyla ilgili iddialar var. Siyaset yapacaksanız net olacaksınız. Eğer ortada böyle bir şahıs varsa, bunun etkisi üstünüze ulaşmasın diye anında yapmanız gereken hadise bunu partimizden göndermektir. Eğer siz bunda tereddüt ediyorsanız, masumiyet karinesini bir tarafa koyuyorum ama yani geldiğimiz noktada artık sosyal medyada bu kadar işler ayyuka çıkmışken herkesin ifadeleri ortadayken, görüntüler ortadayken siz de eğer bu şahısla ilgili gereğini yapmıyorsanız bir kere vatandaş nezdinde hiçbir itibarınız kalmaz. Hiçbir doğruluğunuz, dürüstlüğünüz kalmaz ve herkesin aklına şu soru işareti gelir; acaba bunların nasıl bir ilişkisi var ki bu kadar herkesin eleştirdiği, herkesin ortaklaştığı bir hususta bununla ilgili parti gereğini yapmıyor" ifadelerini kullandı.
'KENDİNE TAHSİS EDİLMİŞ PLAKAYI NASIL BİR İŞ ADAMINA VEREBİLİR'
Mustafa Varank, CHP Grup Başkan Vekili Ali Mahir Başarır’ın ailesi ile tatildeyken çekilmiş görüntülerinin sanal medyada yayınlanması ile ilgili soru üzerine, "Bakın orada görüntü çekmişler, aileleriyle eğleniyorlar. Kimseyi ilgilendirmez, beni de ilgilendirmez. Ama orada asıl değerlendirmemiz gereken husus şu. Bakın orada da bir konu gündeme geliyor. Gerçi ilgili kişi farklı açıklamalar yaptı ama orada ismi geçen bir kişi var. Dediler ki; 'CHP’nin grup başkanvekili, devletimizin kendisine tahsis etmiş olduğu, siyaset yapsın diye tahsis etmiş olduğu plakayı bu iş adamına vermiş, bu iş adamı bunu kullanıyor.' Aynı iş adamı o yatta bunlarla beraber, o görüntülerin içerisinde. İşte bizim sorgulamamız gereken, bizim peşine düşmemiz gereken bu. Yoksa o orada eğleniyormuş, eğlensin, ailesiyle buluşmuş, bizi ilgilendirmez. Ama bir siyasetçi kendine tahsis edilmiş plakayı nasıl bir iş adamına verebilir? Senin nasıl bir çıkar ilişkin var ki bu plakayı buna veriyorsun? Sonra o kişiyle yatlarda beraber tatil yapabiliyorsun, eğlenebiliyorsun. İşte bizim sorgulamamız gereken, siyasi etik açısından yaklaşmamız gereken husus bu. Yoksa kimsenin eğlenmesiyle bizim işimiz yok" dedi.
Varank, devamında şu ifadeleri kullandı:
"Maalesef şu anda CHP’yi bir troyka yönetiyor. Geçmişten gelen arkadaşlık ilişkileriyle oluşturulmuş bir yapı. İsimlerini vermemize gerek yok. Bunlar kendilerince CHP yönetimini almışlar. CHP’yi içeride dizayn etmeye çalışıyorlar. Ve bunların tek amacı, bu troykanın kendi çıkarları. Milletin derdiymiş, ülkenin problemleriymiş, bunlarla ilgili aslında bir dertleri yok. O troyka CHP’yi farklı bir noktaya taşıdı ve bunun da her bir skandalda yansımasını görüyoruz."
'ÖZEL'İ ADAY YAPMAK İÇİN UĞRAŞIYORLAR'
Mustafa Varank, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın CHP’nin cumhurbaşkanı adayı olması ihtimaline ilişkin, "Cumhuriyet Halk Partisi’nin adayı kim olursa olsun bu bizi ilgilendirmez, onların kendi kararıdır. Ama eğer bana siyasi okuma yapmamı istiyorsanız, ben şu andaki CHP yönetiminin Mansur Yavaş’la ilgili olumlu bir adım atacağını düşünmüyorum. Çünkü onların adayı Özgür Özel. Şu anda partinin bütün dizaynını Özgür Özel’e göre yapıyorlar. Onun önünü açmak üzere yapıyorlar. Hatta Ekrem İmamoğlu’yla olan ilişkilerinde de bir soğuma olduğunu gelip bize anlatan CHP’li arkadaşlarımız var. Şimdi bu uzun bir süreç. Ne karar verecekler bilmiyoruz. Ama mevcut mevzuata baktığınızda zaten Ekrem İmamoğlu diploması iptal edildiği için cumhurbaşkanı adayı olamaz. Devam eden davaları var. O davaların neticelerinin ne olacağını hep birlikte göreceğiz. Ama ben şu andaki CHP yönetiminin, o politbüronun Özgür Özel’i aday yapmak için uğraştığını görüyorum" diye konuştu.





