Milli Savunma Üniversitesi (MSÜ) Fatih Harp Tarihi Araştırmaları Enstitüsü (Fatih HATEN), Türk Askeri Tarih Komisyonu ve Türk Tarih Kurumu iş birliğiyle düzenlenen '2’nci Türk Askeri Tarih Kongresi: Yeniçeriliğin Kaldırılışının 200’üncü Yılında Yeniçeri Ocağı ve Yeniçeriler Kongresi' üniversitenin Beşiktaş’taki yerleşkesinde başladı. Açılış konuşmalarının ardından Milli Savunma Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Afyoncu, basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Kongrede mehteran takımının gösterisi ise ilgiyle izlendi.
‘YENİÇERİ OCAĞI'NIN NASIL ORTADAN KALDIRILDIĞI ANLATILIYOR’
MSÜ Rektörü Prof. Dr. Erhan Afyoncu, "15 Haziran 1826'da, Türk tarihinin en önemli askeri guruplarından birisi olan Yeniçeri Ocağı; saray, ulema ve halkın iş birliğiyle ortadan kaldırıldı. 15 Haziran 1826 tarihinde bugün 15 Haziran 2026, 200’üncü yıl dönümü. Biz 200’üncü yıl dönümü dolayısıyla, Milli Savunma Üniversitesi olarak Türk Tarih Kurumu'yla iş birliği yaparak 2’inci Askeri Türk Tarihi Kongremizi buna tahsis ettik. Bugün burada Yeniçeri Ocağı ve Yeniçeri Ocağı'nın kaldırılışı ile ilgili bilimsel bir sempozyum yapılıyor. Bu sempozyuma 75 tane tebliğ sunuluyor, bunun 12 tanesi yurt dışından. Burada Türk kaynakları, Fransız kaynakları, Rus kaynakları, Alman kaynakları birçok yabancı kaynak da kullanılarak Yeniçeri Ocağı'nın nasıl bir süreçten geçtiği, Yeniçeri Ocağı'nın tarih boyunca nasıl roller oynadığı, isyanları ve en önemlisi Yeniçeri Ocağı'nın nasıl ortadan kaldırıldığı anlatılıyor" dedi.
'YENİÇERİ TEŞKİLATI BİRÇOK DÖNEMDE ÖNEMLİ ROLLER OYNUYOR'
Prof. Dr. Afyoncu, "Yeniçeriler, ikinci Osmanlı Padişahı Orhan Gazi döneminde kurulmuş, biraz kurulmaya başlanmış; asıl üçüncü padişah 1’inci Murad döneminde kurulmuş bir askeri teşkilat. Özelliği ne? Bunlar Türk değiller, bunlar gayrimüslim Hristiyanlar. Bunlar alınıyor, Müslümanlaştırılıyor ve padişaha sadık hale geliyor, Kapıkulu yapılıyor ve bunların da piyade olanına, yani yay olanına Yeniçeri deniliyor Ve Yeniçeri Teşkilatı; İstanbul'un fethinden, Mohaç Savaşı'ndan, birçok dönemde önemli roller oynuyor. Fakat 17’nci yüzyıldan itibaren disiplinlerini kaybetmeleriyle birlikte Yeniçeri Ocağı neyle anılıyor bu sefer? İsyanlarıyla anılıyor. 2’nci Osman'ın öldürülmesiyle, Sultan İbrahim'in tahttan indirilmesiyle. Osmanlı padişahlarının yaklaşık üçte biri, Yeniçeri ve Sipahilerin, Kapıkulu Sipahilerinin isyanları sonucunda tahttan indiriliyor ve bunların da 4 tanesi öldürülüyor. 18’nci yüzyıla gelindiği zaman ise bu sefer şöyle bir durum söz konusu oluyor: Yapılmak istenen. Batı'ya mağlup oluyoruz. Batı'ya mağlup olduğumuz zaman bu mağlubiyetleri revize edip yeni reformlar yapmak istediğimiz zaman Yeniçeri Ocağı bunlara değişik şekillerde karşı oluyorlar. En son Rus, Osmanlı-Rus Savaşı'nda, 1787-1792, Maçin'de orduyu bırakıp İstanbul'ye geliyorlar" diye konuştu.
‘YENİÇERİLERİN VAKIFLARI LAĞVEDİLİYOR’
Prof. Dr. Afyoncu, "3’üncü Selim bunun üzerine yeni bir düzene geçmek istiyor. Bu düzenin adı Nizam-ı Cedid, yani yeni bir düzen. Fakat bu gerçekleştirilemeden Yeniçerilerin isyanı sonucunda hayatını ödüyor. Yerine tahta geçen daha sonra 2’nci Mahmud ise uzun bir süre bekliyor. Yaklaşık 19 yıl sabrediyor ve en son 1826'da Yeniçerilerin isyanı üzerinde halkı ve diğer askeri grupları yanına toplayarak çok kanlı bir şekilde Yeniçeri Ocağı'nı ortadan kaldırıyor. Bu aslında sıradan bir olay değil. Ahmet Cevdet Paşa diyor ki: 'Rusya'da Strelisler var, Çar Petro ortadan kaldırmış. Strelisler' diyor, 'onların kollarında bir vurdu, ikiye katladı. Fakat Yeniçerilik sefahat' diyor, 'kanserdi' diyor. O yüzden bütün vücuda yayılmış. Gerçekten öyle, sadece Yeniçeriler değil, Yeniçerilerle iş birliği yapan birçok teşkilat var. Irgatlar var, hamallar var, kayıkçılar var. Bütün bu gruplar. Bektaşiler var. Bektaşilik Yeniçerilerin mezhebi. Bektaşi tekkeleri kapatılıyor. Irgatlar, hamallar, kayıkçılar sürülüyor. Mesela hamallar Türk'ken bu iş Ermeni hamallara veriliyor. Yeniçerilerin toplandığı kahvehaneler kapatılıyor. İstanbul'un birçok yeri Yeniçeri kışlasıyken buralar yıkılıyor ve Yeniçerilerle ilgili her türlü isim ortadan kaldırılıyor. Askeri terimler kullanılmıyor. Yeniçerilerin vakıfları lağvediliyor. Yeniçerilerle bağlantılı Cebeci, Bostancı ocakları lağvediliyor. Ardından propaganda başlıyor Yeniçerilerin. Öyle propagandaları var ki; işte bunların bir kısmı Rus casusuymuş, Hristiyan'mış, omuzlarında haçlar varmış diyerek yeni yapılan işlerin meşrulaştırılmasına çalışılıyor. Yeni kurulan askeri teşkilatın ise ismi Asakir-i Mansüre-i Muhammediye oluyor, yani Hazreti Muhammed'in nişanlı askerleri. Bu sempozyumda, Türk tarihinde çok roller oynamış Yeniçeri Ocağı iyisiyle, kötüsüyle, doğrusuyla, yanlışıyla, fazlasıyla ele alınacak. Değişik bilim adamları tebliğler sunacak ve tartışılacak. Dediğimiz gibi bugün, 15 Haziran 2026, tarihimizde çok önemli roller oynamış Yeniçeri Ocağı'nın ortadan kaldırılışının 200'üncü yıl dönümü" dedi.


