Olay, 25 Aralık 2023'te saat 05.00 sıralarında Vatan Mahallesi 9057 Sokak'taki müstakil bir evde meydana geldi. Bir arkadaşıyla içki içip, evine giden Kayhan Barbak ile eşi Zehra Barbak arasında tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi üzerine Kayhan Barbak, mutfaktan aldığı bıçakla Zehra Barbak'ı 3 bıçak darbesiyle yaraladı. Kanlar içinde kalan Barbak, yardım istemek için dışarı çıkıp, eşi tarafından bıçaklandığını söyledi. Çevredekilerin ihbarı üzerine adrese sağlık ve polis ekibi sevk edildi. Sağlık ekibi, Zehra Barbak'ın hayatını kaybettiğini belirledi. Polis ekipleri, Kayhan Barbak'ı suç aleti bıçakla birlikte yakaladı. İfadesinde cinayeti, 'kıskançlık' yüzünden işlediğini söyleyen Barbak, polisteki işlemlerinin ardından çıkarıldığı mahkemede tutuklandı.
'HATIRLAMADIĞINI ÖNE SÜRDÜ'
Kayhan Barbak hakkında 'Eşi kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle dava açıldı. İzmir 22'nci Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki yargılamada tutuklu sanık olayı hatırlamadığını öne sürdü. 9 Haziran'da görülen duruşmada karar çıktı. Heyet, Kayhan Barbak'a 'Kadına ve eşe karşı kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verdi.
'ÖLDÜRME KASTIYLA HAREKET ETTİ'
Sanığa verilen cezanın gerekçesi de açıklandı. Sanığın olay gecesi alkol aldıktan sonra evine geldiği, kıskançlık nedeniyle çıkan tartışmada eşi Zehra'yı darbettiği ardından da birkaç kez bıçakladığı kararda belirtildi. Zehra'nın ağır yaralı şekilde evden çıkarak yardım istemesine rağmen meydana gelen büyük damar yaralanmasına bağlı dış kanama sonucu hayatını kaybettiği ifade edildi. Toplanan deliller ve alınan ifadeler ışığında sanığın, Zehra'yı öldürme kastıyla hareket ettiği hususunda tereddüt bulunmadığının altı çizildi.
'CEZAİ SORUMLULUĞU TAM'
Sanığın, olayın bir kısmını hatırlamadığını, kullandığı ilaçlar ile aldığı alkolün etkisinde olduğunu, psikolojik sorunları olduğunu ve tedavi gördüğünü ileri sürdüğü ancak İzmir Şehir Hastanesi Sağlık Kurulu tarafından düzenlenen raporda herhangi bir akıl hastalığı veya ceza sorumluluğunu kaldıran ya da azaltan bir halinin mevcut olmadığı tespit edildiği kararda yer aldı.
'İDDİALARI SOYUT DÜZEYDE'
Sanığın, eşi tarafından kendisine 'Tedavi ol, şizofren olmuşsun, adam değilsin' şeklinde sözler söylediğini iddia ettiği, ancak dosyadaki deliller incelendiğinde sanığın iddialarını doğrulayan kesin, inandırıcı ve objektif herhangi bir delilin bulunmadığı vurgulandı. Dosya kapsamında yine maktulün sanığa yönelmiş haksız ve ağır bir fiil gerçekleştirdiğini gösterir herhangi bir delil olmadığı, ileri sürdüğü hususların soyut iddia düzeyinde kaldığı belirtildi.
'TAHRİK KOŞULLARI OLUŞMADI'
Öte yandan somut olayda haksız bir davranışının bulunduğu sabit olmadığından, sanık lehine haksız tahrik hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığı kararda yer aldı. Sanığın duruşmada mahkemeyi etkilemeye yönelik şekli tutum ve davranışları, takdiri indirim nedeni olarak dikkate alınmazken, sabıkalı geçmişi de göz önünde bulundurularak sanık hakkında takdiri indirim de uygulanmadı.




