Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamında gerçekleştirilen merkezi sınavın ardından özellikle matematik soruları eğitim dünyasında geniş yankı uyandırdı. Uzun metinler, günlük yaşam senaryoları ve çok aşamalı çözüm süreçleri içeren sorular, "Matematik bilgisi mi ölçülüyor, yoksa okuduğunu anlama becerisi mi?" tartışmasını yeniden alevlendirdi.

Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan BCN Eğitim Kurumları'ndan Eğitimci Adem Bican, Çocuk Gelişimi Uzmanı Fulya Bican ve Psikolojik Danışman Barış Sezgin, yeni nesil sınav anlayışının öğrencilerden yalnızca bilgi değil, çok yönlü beceriler talep ettiğine dikkat çekti.

"Ezberci hazırlık modeli artık yeterli değil"

Eğitimci Adem Bican, günümüz sınavlarında öğrencilerin yalnızca formül ve işlem bilgisiyle başarılı olamayacağını belirterek, soruyu anlama ve yorumlama becerisinin belirleyici hale geldiğini söyledi.

Bican, "Öğrenci önce soruyu anlayacak, gerekli bilgileri ayıklayacak, problemi zihninde modelleyecek ve ardından çözüm yolunu kuracak. Formülü bilmek tek başına yeterli değil. Bilgiyi doğru bağlamda kullanabilmek gerekiyor" dedi.

Yeni nesil matematik sorularında grafikler, tablolar, şekil yorumları ve gerçek yaşam senaryolarının öne çıktığını vurgulayan Bican, sınav hazırlığının da bu değişime uyum sağlaması gerektiğini ifade etti.

"Matematik artık sadece işlem değil, muhakeme becerisi istiyor" diyen Bican, öğrencilerin analiz yapabilen, yorumlayabilen ve çözüm stratejisi geliştirebilen bireyler olarak yetiştirilmesinin önemine dikkat çekti.

"Bu beceriler son yıl test çözerek kazanılmaz"

Çocuk Gelişimi Uzmanı Fulya Bican ise uzun metinli ve yorum gerektiren soruların, çocukların erken yaşlarda kazandığı bilişsel becerilerle doğrudan bağlantılı olduğunu söyledi.

Okuduğunu anlama, dikkatini sürdürebilme, yönerge takip etme ve problem çözme becerilerinin yıllar içinde geliştiğini belirten Bican, "Bir çocuğun uzun ve karmaşık bir soruyu çözebilmesi yalnızca son yıl çözdüğü test sayısıyla açıklanamaz. Bu beceriler erken çocukluk döneminden itibaren şekillenir" ifadelerini kullandı.

Matematiksel düşünmenin temelinin erken yaşlarda atıldığını vurgulayan Bican, çocukların soru sormaya, keşfetmeye ve çözüm üretmeye teşvik edilmesinin akademik başarıya önemli katkı sağladığını belirtti.

"Sınavda çocuk sadece bilgisiyle değil, dikkat sistemiyle de mücadele ediyor"

Sınav başarısının yalnızca akademik bilgiyle açıklanamayacağını belirten Fulya Bican, dikkat ve kaygı yönetiminin de kritik rol oynadığını söyledi.

"Çocuk konuyu biliyor olabilir ancak sınav anında kaygı yükseldiğinde soruyu yanlış okuyabilir, dikkatini sürdüremeyebilir ya da çözüm adımlarını tamamlayamayabilir. Bu nedenle duygusal dayanıklılık da başarıyı etkileyen önemli bir faktördür" dedi.

"Konuyu bilmek yetmez, sınav anını yönetmek gerekir"

Psikolojik Danışman ve Eğitim Koçu Barış Sezgin ise yeni nesil soruların öğrencilerin sınav performansını da ciddi şekilde test ettiğini belirtti.

Sezgin, "Öğrenci konuyu çok iyi biliyor olabilir. Ancak uzun ve çok adımlı bir soruyla karşılaştığında kaygı nedeniyle dikkatini kaybedebilir. Bu noktada sorun bilgi eksikliği değil, sınav anını yönetememektir" diye konuştu.

Sınava hazırlığın yalnızca konu tekrarı ve test çözmekten ibaret olmadığını vurgulayan Sezgin, öğrencilerin zaman yönetimi, dikkat kontrolü ve sınav stratejileri konusunda da desteklenmesi gerektiğini ifade etti.

Uzmanlardan ortak mesaj

Uzmanlar, LGS matematik soruları etrafında yaşanan tartışmanın eğitim sistemindeki dönüşümü gözler önüne serdiği görüşünde birleşiyor.

Onlara göre yeni nesil sınavlarda başarı; yalnızca konu bilgisine değil, okuduğunu anlama, matematiksel muhakeme, dikkat yönetimi, zaman planlaması, duygusal dayanıklılık ve sınav stratejilerini etkili kullanabilme becerilerine dayanıyor.

Kısacası uzmanlar, yeni nesil sınavların artık yalnızca ne bildiğini değil, öğrencinin bilgiyi nasıl kullandığını ölçtüğünü vurguluyor.

Muhabir: Sami Barkın Coşkun