Ankara Büyükşehir Belediyesi Meclisi'nin toplantıları bana yıllar önce sıkça tanık olduğum TBMM Genel Kurulu'nun soluk soluğa geçen gerilim yüklü toplantılarını anımsatıyor.
Önemli yasa tasarı ve tekliflerinin görüşülmesi, iktidar ve muhalefete mensup milletvekilleri arasında tansiyonun yükselmesine, zaman zaman da itişip kakışmaya, yumruklaşmaya varan olaylara neden olurdu.
Sinirlerine hakim olamayan vekillere ait içi evrak dolu çantaların havalarda uçuştuğuna az mı tanık olduk.
Birleşimi yöneten başkan ya da vekillerinin sükuneti sağlamak için nasıl çabaladıklarını, tansiyonu düşüremeyince de çareyi oturuma ara vermekte buluşunu az mı yazdık haberlerimizde.
Muhalefete mensup milletvekillerinin, karşı oldukları bir yasal düzenlemeyi sayıca üstün iktidar partisinin Genel Kurul'un onayından geçirme girişimini akla gelmeyecek zeka ürünü yöntemlerle engelleme çalışmalarını unutmak mümkün mü?
Engelleme uğruna, bomba ihbarı bile yapılmıştı bir keresinde.
Ancak birleşimi yöneten iktidar partisine mensup başkanvekili, muhalif vekilin görüşmeleri engelleme amaçlı bu sözlerini ciddiye almamıştı…
Genel Kurul çalışmalarını yönetmek kolay iş değil.
Hele bir de sert tartışmalara açık yasal düzenleme ise müzakere edilen.
İşte öyle günlerin ismiydi bir süre önce aramızdan ayrılan CHP Ordu Milletvekili Memduh Ekşi.
Başkanvekili olarak kürsüdeki yerini aldığı zaman, sayısal çoğunluk kolayca yeterli olmazdı bir düzenlemenin Genel Kurul'dan geçmesi, ya da engellenmesi için.
İç Tüzük'ü ezbere bilir, görüşmelerde tüm ağırlığını hissettirirdi.
Mansur Yavaş'ın, Belediye Meclisi toplantısında, çoğunluğu elinde bulunduran muhalif üyelerin bazı kararları engelleme çabalarını sonuçsuz bırakması beni rahmetli Ekşi'nin yönettiği TBMM Genel Kurul toplantılarını izlediğim günlere götürdü.
Belli ki, Yavaş da İç Tüzüğü ezbere biliyor.
Kürsüye hakim
Ekşi Hukuk Mezunuydu.
Yavaş da öyle…
Duruma bakılırsa
Belediyedeki muhaliflerin işi zor görünüyor.