Hacettepe Üniversitesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Genel Dahiliye Bilim Dalı Öğretim Görevlisi Uzman Dr. Oğuz Abdullah Uyaroğlu, 'Kan yağları ve kolesterol' konusunda çeşitli değerlendirmelerde bulundu. Uyaroğlu, 'Kan kolesterol düzeyleri kalıtsal ve çevresel faktörlerin etkisiyle oluşur. Beslenme şekli, sigara içimi ve fiziksel aktivite çevresel faktörler içinde en önemlileridir. Kanda kolesterol yüksekliği (hiperlipidemi) çoğu zaman hastalar tarafından tam olarak anlamlandırılamamakta ve önemsenmemektedir. Oysaki hiperlipidemi tüm dünyada ve ülkemizde ölümlerin en sık nedeni olan kalp ve damar hastalıklarının en önemli -önlenebilir- risk faktörlerinden biridir' diye konuştu.
Kolesterolün ne olduğunu aktaran Uyaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: 'Kolesterolün daha 10 yaşından itibaren vücutta özellikle damarlarda biriktiği bugün artık bilinen ve kanıtlanmış bir durumdur. Yıllar geçtikçe yaşam tarzı ve beslenme alışkanlıkları ile birlikte damar duvarlarında biriken kolesterol buralarda plakların oluşmasına neden olmaktadır. Özellikle diyabet ve hipertansiyonu olan, sigara içen ve bel çevresi fazla olan kişilerde bu plaklar hızlı bir şekilde pıhtı oluşmasına neden olmakta ve kalp krizine, inmelere yol açmaktadır. Yapılan çalışmalar 50 yaşını geçmiş her yüz kişinin 85'inde, bilinen hiç bir kalp ve damar hastalığı görülmemesine rağmen, damarlarında kolesterol birikimi olduğunu göstermiştir. Bir çok hasta kalp krizi veya inme geçirdikten sonra yaşam tarzını değiştirmekte, ilaçlarını düzenli olarak kullanmakta ve risk faktörlerine karşı daha dikkatli davranmaktadır. Oysaki hiperlipidemi saptanan kişilerde gelişebilecek kalp ve damar hastalıkları açısından erken dönemde risk hesaplaması yapılarak gerekli önlemlerin alınması yerinde olacaktır.' Risk faktörelerini açıklayan Uyaroğlu, şu ifadelerde bulundu: 'Günümüzde hiperlipidemisi olan hastaların 10 yıl içerisinde kalp ve damar hastası olma riskleri belirli risk cetvelleri ile hesaplanabilmektedir. Hastalara bu risklerine göre yaşam tarzı değişikliği, tıbbi beslenme tedavisi veya ilaç tedavisi verilmektedir. Kan kolesterolü günümüzde kolay, hızlı, ucuz ve güvenilir biçimde ölçülebilmektedir.
Hiperlipidemisi olan hastaların çoğunun bir şikayeti yoktur. Erken tanınması ve zamanında önlem alınması için tarama programları mevcuttur. Tarama sıklığı hastanın yaşı, cinsiyeti ve diğer risk faktörlerine göre belirlenmektedir. Genel olarak kalp damar hastalığı için riski bulunmayan ve semptomu olmayan kişilerde, 20 yaşından itibaren 5 yılda bir, 40 yaş üzerindeki erkeklerde ve 50 yaş üzeri kadınlarda (veya menopoz sonrasında) 2 yılda bir kan kolesterol seviyelerinin taranması önerilir. Geçirilmiş kalp damar hastalığı, şeker hastalığı, kronik böbrek hastalığı, birinci derece akrabalarında kan kolesterol yüksekliği ve kalp hastalığı gibi belirli risk faktörleri bulunan kişilere yıllık olarak tarama yapılması önerilmektedir.' Sağlıklı yaşlanma konusuna değinen Uyaroğlu, şöyle konuştu: 'Sağlıklı yaş alma bilinci ile değerlendirildiğinde, kalp ve damar hastalıkları gibi ölümcül hastalıkları önlemek için tüm toplumun, özellikle risk faktörleri olan kişilerin önerilen süreler içerisinde kan kolesterollerini ölçtürmeleri faydalı olacaktır.'



