Meclis Başkanı Mustafa Şentop'un Montrö açıklamasının ardından bildiri yayımlayan 103 emekli amiralin gözaltına alınmasını hatırlatan CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, '128 milyar dolara ne oldu?' gündemini örtmek için yapılan bir mizansen olduğunu ileri sürdü. Meclis Genel Kurulu'na getirilen fezlekeyle dokunulmazlığının kaldırılması talebinin de aynı amaçla gündeme getirildiğini ifade eden Kılıçdaroğlu, 'Erdoğan, kiminle gelirsen gel nasıl gelirsen gel vız gelir tırıs gider. Hesabını soracağım. Fakir fukaradan alınan, o gençlerden çalınan bütün hakları aynen iade edeceğim. Yiğide savaş bayramdır unutmasın bu salonda binlerce yiğit kadın ve erkek vardır' diye konuştu.

'YAZIK GÜNAH DEĞİL Mİ BU MEMLEKETE?'

Kılıçdaroğlu, konuşmasını şu başlıklar altında topladı: 'Bir salgın dönemindeyiz her bir vatandaşımızın canı çok değerlidir. Her vatandaşımızın salgından sağ salim kurtulması için herkesin üzerine düşen görevler var ve bunların yapılması gerekiyor. Salgın başladığından bu yana olayı politik malzeme yapmamaya özen gösterdik. Nelerin yapılması gerektiğini ifade ettik. Bu sorun hepimizin ortak sorunuydu. Bilim kurulu vardı bilim kurulu bize ayrıca güven veriyordu. Biz sözlerimize hep öneriyle başladık. Bu ülkede herkesin bu hasarı bu salgını en az hasarla atlatması bizim ortak hedefimizdi. Yine dedik, tasarruf yapın, toplumun her kesimi bu fedakarlığı yerine getirsin. Herkes fedakarlık yaptı, manavı, taksicisi, servisçisi herkes üzerine düşeni yaptı, sarayda oturanlar üzerlerine düşeni yapmadı. Bu kamu özel iş birliği milleti iliklerine kadar sömürüyor. İktidar olduğumuzda yapacağımız ilk iş bunların tamamın kamulaştırmaktır. Bugün doğan çocuğun evladına bile yük getiriyorlar. Yazık günah değil mi bu memlekete? Bu memleket bu kadar sahipsiz mi? Vatandaşlarımız o köprülerden, o havaalanlarından onların istediği parayı ödemeden geçecek. Devletin soyulmasına izin vermeyeceğiz. Dedim ki devleti yönetenlerin örnek olması lazım. Peki, nasıl örnek olacak? Genelge çıkarıyorsun, illerde barolar kongre yapmasınlar, tamam yapmadılar, ama sen yapıyorsun. Bir de salon lebalep doldu diye övünüyorsun. Efendim barolar kendi genel kurullarını yapmayacak. E sen kendi genel kurulunu yapıyorsun. Üstelik insanlar sırt sırta. Dün 341 vatandaşımız hayatını Kovid-19 dolayısıyla kaybetti. Sorumlusu kim? Bu soruyu geçen seçimlerde AK Parti'ye Milliyetçi Hareket Partisi'ne oy verenlere soruyorum. O kongreleri yapanların vebali, günahı yok mu? O insanlar sokağa çıktılar, binlerce insan Kovid oldu. Yoğun bakımlarda yer yok. Torpiliniz varsa yer bulabiliyorsunuz. Peki, ülkeyi bu hale getirenlerin sorumluluğu yok mu? Hala onun partisine oy vermeye devam mı edeceğiz. İsraf merkezi oldu, devam ediyorlar, Türkiye'nin itibarını sıfırladılar. Böyle bir tablo olduğu zaman Türkiye'ye turist gelir mi arkadaşlar.

'TURİZMCİLERİ ÇAĞIR GEREĞİNİ YAP'

Toplumun gözünden kaçan bir şey yaptılar. Bankalardaki mevduat faizine uygulanan spotajı düşürdüler. Kısa çalışma ödeneğinden (KÇÖ) kaç kişi yararlanıyordu? 1 milyon 139 bin kişi. İşsizlik tehlikesiyle karşı karşıya getirdiler. Bakın 6 aya kadar olan hesaplar için yüzde 15'ten yüzde 5'e düşürdüler. Bir yıla kadar olan vadeli hesapları 2'den 3'e düşürdüler. Peki, aldıkları spotaj nereye gidiyor? Vergi olarak bütçeye gidiyordu. Peki, işçi için ödenen KÇÖ nereden karşılanıyordu? İşçinin kumbarasından. Bu neyi gösteriyor? Hükûmet rantiye sınıfına çalışıyor. Ve bu gerçeğin herkesin bilmesini isterim. Soygun düzenini teşvik eden bu iktidar emekli için, işçi için çalışmıyor rantiye için çalışıyor. Yine de ben Erdoğan'a öneride bulunmak isterim. Kardeşim turizmcileri çağır çözüm önerilerini dinle ve gereğini yap. Turizm sektörü Türkiye için çok önemli. Gelen her turizm tarım, sanayi sektörüne destek veriyor, işçiye destek veriyor ve Türkiye buradan büyük emek harcamadan dolarlar kazanıyor. Ama turizme düşman olanlar böyle bir tabloyu önümüze koyuyorlar.

'AYA GİDECEĞİNE VATANDAŞIN KARNINI DOYUR'

128 milyar doların nereye gittiğini bilmiyoruz. Birinci sorunun cevabını aldık. Bu satış hangi yöntemle yapıldı? Merkez Bankası çıktı açıklama yaptı, 21 Şubat 2017 tarihi itibariyle Hazine Müsteşarlığı ile Merkez Bankası arasında bir protokol yapıldı ve o protokole göre satıldı dedi. Bu protokolü dayandırdıkları kanun var onu da açıkladı ama onun 2'inci maddesi 2018 yılında 703 sayılı KHK ile iptal edildi. İptal edildi ama satışlar devam ediyor. Öyle tahmin ediyoruz, bilmiyoruz. Yani protokol şu anda kanunsuz bir protokol. Bu ülkede görülmemiş bir şekilde 128 milyar dolar arka kapıdan birilerine peşkeş çekildi, Merkez Bankası devre dışı bırakılarak. Kime sattıkları kaça sattıkları belli değil. Hangi kur üzerinden sattıkları belli değil. Arka kapıdan kodamanlara sattılar. Kim aldı bunları? Efendim halka verdik hanelerdedir diyor ya Sayın Canikli. Kardeşim halka soruyorum. Çiftçiye, sanayiciye, KOBİ'ciye sordum sormadığım adam kalmadı vallahi billahi almadık diyorlar. Arka kapıdan veriyorsan zaten bunlara vermezsin. Eğer vatandaşlardan biri ben aldım diyorsa, çıkıp 'Allah razı olsun, 128 milyar dolardan ben de aldım' desin görelim. İktidar olacağız, o kodamanların burnundan o 128 milyar doları getireceğim.

'REZERV EKSİ BAKİYE VERİYOR'

Erdoğan o kodamanlara aktardığı paraların miktarını açıklaması lazım. Kime gitti bu paralar? Kim aldı? Hangi, kurdan aldılar kimler vurgunu vurdu? İşin şakası yok ekonomik buhranla karşı karşıyayız. İnsanlar intihar ediyorlar. 128 milyar dolar MB kasasında olsaydı Bugün Türkiye'nin itibarı, ekonomisi başka yerde olurdu. Şu anda rezerv eksi bakiye veriyor. Bu olayı örtmek için emekli amiraller darbe yapıyor mizanseni yaptılar. 80 yaşındaki emekli amirele kelepçe taktılar. Yetmedi benim ve arkadaşlarım için dokunulmazlığın kaldırılmasını istediler. Erdoğan kiminle gelirsen gel nasıl gelirsen gel vız gelir tırıs gider. Hesabını soracağım. Fakir fukaradan alınan, o gençlerden çalınan bütün hakları aynen iade edeceğim.'

Muhabir: Haber Merkezi