11–23 Ağustos tarihleri arasında düzenlenen etkinlikte Türkkan, Kastamonu’ya özgü Çarşaf Bağı'yla hazırladığı ürünleri ziyaretçilerle buluşturuyor.

Kastamonu’nun geleneksel el sanatlarından tırnak bağı üzerine çalışan usta Dilek Türkkan, bu teknikle şapka, örtü, çanta ve masa örtülerinin yanı sıra Kastamonu fanilasını da yeniden yorumluyor. Türkkan, ürünlerinde yüzde 100 pamuk iplik kullanırken taş baskı ve sarı yazma gibi yöresel el sanatlarını da çalışmalarına taşıyor.

25 YILLIK TIRNAK BAĞI SERÜVENİ

Kastamonu’nun geleneksel el sanatlarından tırnak bağı üzerine çalışan Dilek Türkkan, Altınköy’de yöresine ait ürünlerini tanıttı. Türkkan, sanatın geçmişine ve gelecek nesillere aktarılmasına dikkat çekti.

Türkkan, “Ben, kültürel miras taşıyıcısıyım. Ürünlerimizi ve sanatımızı tanıtmak üzere buradayız. Tırnak bağından şapkalarımız, örtülerimiz, taş baskı örtülerimiz, dokumalarımız, sarı yazmamız, çantalarımız var. Hepsi yöremize ait kültürel simgeleri ve yöremizin desenlerini taşıyor. Tırnak bağı bir düğümleme sanatıdır. Aslında bunun daha öncesi Hun Türklerinde yedinci ve sekizinci yüzyıllarda ortaya çıkmıştır. En eski ürünlerimiz 18. yüzyıla ait şu anda elimizde olan etnografya müzesi ve Topkapı Sarayı'nda bulunmaktadır. Biz kültürümüzü, sanatımızı unutulmaya yüz tutmuş bu sanatımızı gelecek nesillere aktarmaya çalışıyoruz, anlatmaya çalışıyoruz.” dedi.

DESENLERDEN USTALIĞA UZANAN YOL

Usta Dilek Türkkan, tırnak bağında kullanılan desenlerin geçmişten günümüze aktarılan özel isimler taşıdığını belirtti. 25 yıllık çalışma sürecinin ise Kastamonu’da komşularından bu sanatı öğrenmesiyle başladığını ifade etti.

Türkkan, şunları söyledi: “Yine tırnak bağımızın desenleri vardır. Atalarımız işte onlara isimler vermiştir. Kabak çiçeği demiştir, kış dili, güneşli, samsa ve kesme şekeri, güneşli yürek gibi modellerimiz vardır. Bunlar bizim atalarımızın koyduğu isimlerdir bunlara. Biz de bunları gelecek nesillere aktararak unutulmasını engellemeye çalışıyoruz. 25 yıldır yapıyorum. Benim Kastamonu'da komşularım yapardı. Komşu teyzeler böyle otururlardı mahalle arasında hem sohbet hem muhabbet. Onlar yaparken çok merak ettim. Zaten el sanatlarına karşı çok aşırı bir duyarlılığım vardı. Onları görünce ben de öğrenmek istedim. Sağ olsunlar onlar bana da öğrettiler. Sonra işte Kültür Bakanlığı'nın somut olmayan kültürel miras taşıyıcısı ve geleneksel el sanatları sanatçısı unvanını aldım. Hemen hemen 10 yıldır da halk eğitimde, farklı kurumlarda bunların kurslarını vermekteyim. Geleceğimize taşıyarak unutulmamasını sağlamak istiyoruz.”



“BU İŞİN SON TEMSİLCİSİYMİŞİM GİBİ HİSSEDİYORUM “

Türkkan, el sanatlarına özellikle gençlerin ilgisinin azaldığını ve bu durumun sanatın geleceği açısından endişe verici olduğunu ifade etti. Kendini bu sanatın son temsilcilerinden biri gibi hissettiğini belirten Türkkan, el emeğinin gençlere yeniden sevdirilmesi gerektiğine dikkat çekti. Türkkan, sözlerine şöyle devam etti:

“El emeğine çok rağbet kalmadı diye düşünüyorum ben artık. Gençler de artık çok ciddiye almıyorlar, önemsemiyorlar. Sanki kendimi şu aralar bu işin son temsilcisiymişim gibi hissediyorum. Keşke gençler de önemseseler. Çünkü biliyorsunuz günümüz artık internet, çocukları, gençler çok fazla meşgul ediyor. Tırnak bağı Kastamonu'nun yöresinde var. Başka hiçbir şehirde yok. Bilmiyorlar yani. Çünkü hiçbir tığ veya alet kullanılmadan tamamen düğümleyerek yapılıyor ve düğümler tırnak yoluyla sıkıştırılıyor. O yüzden tırnak bağı demişler. Aslında Kastamonu düğümü. Tırnak bağı artık herkes öyle söylemiş. Normalinde literatürde Çarşaf Bağı olarak geçer. Adı odur yani. Bu çarşafın kenarlarının atkı veya çözgü iplerini sökerek oralara yapmışlardır bu bağ işlerini ama günümüzce artık ipliklerle biz tahta üzerinde bağlıyoruz.”

GELENEKSEL SANAT MODERN ÜRÜNLERLE BULUŞUYOR

Türkkan, tırnak bağını geleneksel kullanımının yanı sıra günümüzde farklı ürünlerde de değerlendirdiğini söyledi. Kastamonu fanilasından şapkaya, taş baskıdan sarı yazmaya kadar çeşitli ürünler hazırladığını belirten Türkkan, çalışmalarında yüzde 100 pamuk kullandıklarını vurguladı. Türkkan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Giysiyi bu sene işte modernize ettik. O Kastamonu fanilasıdır. Onun kenarına tırnak bağı işleyerek, tırnak bağı ile düğümleyerek onu dış giyim olarak dizayn ettik. Yine tırnak bağından tamamen tırnak bağı ile şapka tasarımı yaptım. Yine bir kumaş ve dokuma ve tırnak bağını birleştirerek şapkalar yaptım. Şapkalar, baskılar, sarı yazma, fanila, tırnak bağı Kastamonu'nun Kastamonu'ya ait yöresel el sanatlarıdır.”


KÖK BOYALARLA GELENEKSEL TEKNİĞE YENİ YORUM

Türkkan, bu yıl taş baskıda farklı bir söktürme tekniği uyguladıklarını ve boyaları kendilerinin hazırladığını belirtti. Geleneksel yöntemlerle hazırlanan boyaların kalıcılığına dikkat çekti.

Türkkan, “Yine bu sene bir ayrı bir çalışma yaptık. Taş baskıda söktürme tekniğini kullandık. Önce boyayarak tamamen kök boyalarla kendi hazırladığımız boyalarla yapıp kalıbı kalıpla boyayı söktürerek desen oluşturduk. Çok keyifli. Aşırı derecede keyifli. Kendinizi çok iyi hissettiren bir iş. Günlük hayatın stresinden, gelecek kaygısından sizi tamamen uzaklaştırarak hem psikolojinize iyi gelir hem de kendinizi çok iyi bir işe yaradığınızı hissedersiniz ve üretken olursunuz.” şeklinde sözlerini tamamladı.

Muhabir: Melahat TAŞ