Kentte etkili olan lodos ve sağanak avlanmayı tutku haline getiren olta balıkçılarını durduramadı. Kovasını ve oltasını alan balıkçılar Boğaz'a akın etti.
Kimi eşiyle, çocuğuyla, arkadaşlarıyla avlanmaya gelirken kimi de balık tutmaya yalnız gelmeyi tercih etti.
Lodos etkili olduğunda kıyıya daha fazla balık geldiğini öne süren balıkçılar, hava durumunu fırsata çevirdi.
Bazı acemi balıkçıların da sık sık oltasının giysilerine takılması ilginç anlar yaşanmasına sebep oldu.
Oltasıyla Arnavutköy Sahili'ne gelen Cihat Ünal, AA muhabirine yaptığı açıklamada, fırtınaya rağmen buraya geldiklerini, balık tutmanın stres atmaya iyi geldiğini söyledi.
Ünal, hava şartları olumsuz da olsa buraya hobi amaçlı geldiklerini belirterek "Güzel oluyor. Bütün zamanımız burada geçse de en azından stresimizi atabiliyoruz. Alışkanlık olmuş artık, hava şartları bizi fazla etkilemiyor. Bu yüzden hava ne kadar soğuk olursa olsun, stresimizi atmak için buraya geliriz. Genelde istavrit çıkıyor, bazen çinekop, palamut da oluyor. Biz genellikle istavrite çalışıyoruz. Fırtına olduğunda, büyük balıklar onları kovaladığı için kıyıda daha fazla oluyorlar." diye konuştu.
Balıkçı Edip Vural da soğuk havaya rağmen balığa geldiklerinde her şeyi unuttuklarını dile getirdi.
Balıkçıların yüzde 80'inin hobi amaçlı geldiğini söyleyen Vural, "Ne kadar derdin, stresin olursa olsun, balığa geldiğinde hepsini unutursun. Oltayı attığında bütün derdin, stresin yok oluyor. O esnada kafanda bir şey kalmıyor, yüzde 100 terapi gibi. Balık tutmak çok zevkli. Balığa geldiğinde soğuğu artık düşünmüyorsun, balığı düşünüyorsun. Lodos olduğunda büyük balıklar ortaya geliyor, küçük balıklar da kıyıya kaçıyor. Bu yüzden lodos olduğunda bizim için daha iyi. Çok rüzgarlı olduğunda tabii ki gidiyoruz ama çok şiddetli olmadığı sürece bizim için iyi bir fırsat." ifadelerini kullandı.

"Evde sıkıntı olmasın diye eşlerimizi de dahil ettik"
Bu arada, sürekli eşlerini evde bırakarak balığa gelen 3 arkadaş, eşlerinin durumdan rahatsız olması üzerine onları da gruba dahil etti.
Bu gruptan Caner Fırıncı, balığın soğuk havada tutulduğuna dikkati çekerek daha zevkli olduğunu söyledi.
Üşümediklerini belirten Fırıncı, şunları kaydetti:
"Sevdiğimiz alışkanlıklarımıza eşlerimizi de dahil ediyoruz ki beraber gidelim, beraber yapalım, evde de sıkıntı olmasın. İki senedir üç arkadaş tek geliyorduk, son iki aydır eşlerimizi de dahil ettik. Artık hep beraber ailece balığa çıkıyoruz. Onlar da keyif alıyorlar, kafa dinliyorlar. Birlikte aktivite yapıp eğlenmiş oluyoruz. Balık tutarken başka hiçbir şey düşünmüyorsunuz. Sadece tutacağınız balığı düşünüyorsunuz. Bugün tutuyoruz, normalde hiç işimiz rast gitmiyordu. Bugün kısmetli bir gün oldu. Çok şükür iki kova doldurduk."
Eşiyle birlikte balığa gelen Sibel Fırıncı ise kocasının kendisini balık tutmaya alıştırdığını belirterek, evde iki çocuğunu bırakıp geldiklerini söyledi.
Sibel Fırıncı, "Bence çok güzel, çok eğleniyoruz. Eşim geliyordu, baktım tutamıyor. Ben de geldim ki birlikte tutalım. Eşim doğulu, ben Karadenizliyim. O yüzden ona öğretmek için geldim ama olta bana takıldı. Bazen böyle oluyor, acemilik işte. Sabahtan beri kaç defa takıldığını bilmiyorum ama çok sardım bu işe, çok iyi gidiyor. Biraz kafa dinlemek iyi oluyor. Bence şu an çok daha güzel, yazın zaten gelmiyoruz." dedi.
Balık tutmaya gelirken tüylü giysiler giyilmemesi konusunda uyarıda bulunan Fırıncı, oltanın takılmaması için eldivenleri çıkarmak ve atkıları giysilerin arasına koymak gerektiğini ifade etti.





