Başkentin, adına yaraşır bir konuma gelebilmesi, ''gri kent'' yaftasından kurtulabilmesi için atılan, atılmakta olan adımlar, kent sakinlerinin geleceğe dair umutlarını canlı tutuyor.
Büyükşehir Belediyesi'nin yürüttüğü alt yapı çalışmaları, Polatlı İlçesi'nin kanayan yarası temiz, sağlıklı ve kesintisiz su sorunun çözümüne yönelik ilk adımları atılan proje, bölgedeki trafik derdini sonlandıracak Şaşmaz Bulvarı köprülü kavşak ve iyileştirme çalışmaları, Yağış mevsiminin başlamasıyla birlikte yaşanabilecek taşkın ve sel baskınlarını önlemek için kent genelinde sürdürülen ızgara temizliği ve diğer altyapı çalışmaları gelecek için umut veriyor.
Köy Evleri Projesi, ''Yeni Mamak Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Projesi, Ulaşım projeleri, Raylı sistemin gelişmesine yönelik projelerle ilgili gelişmeler, ''Özlenen Ankara'' hayallerine güç katıyor.
Büyükşehir'in pandemi sürecinde salgına karşı alması gereken önlemler konusundaki yardım çabalarını da unutmamak lazım.
İzmir depreminde felaketzedelerin yaralarının sarılması yönünde yürütülen çalışmalar da öyle.
Ne var ki bu çabalar bazı muhalif çevrelerce göz ardı edildi.
Haber niteliği taşımayan pek çok konuyu bültenlerine ve sayfalarına taşıyan iktidar yanlısı Tv kanalları ve gazeteler Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin depremzedelere yardım çabalarını görmezden geldi.
Bu tür ayrımcılıklar, Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ı da çileden çıkardı.
Yavaş, bir açıklamasında bu tepkisini şu sözlerle dile getiriyor:
'' Anlaşılıyor ki Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin sınırlarımız dışına yayılan bu dayanışma hareketi, kalbi hasetten kararmış kişileri rahatsız etmiştir. Şehrimizdeki bu kardeşlik ruhuna katkıda bulunmaları gerekirken, yardımları töhmet altında bırakmak için Valiliğe dayanışma kampanyalarımız hakkında isimsiz şikayet dilekçesi verilmiştir. Aynı zamanda dayanışma kampanyalarımız sık sık Belediye Meclisi'nde de anlamsızca eleştiri konusu olmaktadır.
Bu kişi ve gruplar, devletin ilgili kurumlarını üzerimize göndererek, Ankara halkını kardeş kılan, birbirlerinin yarasını sardıran, 'tasada birlik' gibi millet olma özelliğine katkıda bulunan kampanyalarımızı sabote edebileceklerini zannetmektedirler.
Bu organize kötülüğün içinde kimler olursa olsun, buradan ilan ediyoruz: Yardımlarımız kesintisiz biçimde devam edecektir. Hiç kimseyi aç ve açıkta bırakmamak için belediyenin bütün imkanları her zaman seferber olacaktır.''
Muhalefetin de tutunacak bir yanı olmalı…
Partizanca davranışları temel alan muhalefet, yarardan çok, zarar getiriyor.
Genel yönetimler için de yerel yönetimler için de geçerli olan bu alışkanlıktan kurtulmak gerek.
Aksi tutum, zaman kaybından öte bir işe yaramıyor.
Yanlışa kırmızı kart şart,
Evet ama doğrunun da hakkını vermek gerek.