“İyi kız sendromu”nun çocuklukta öğrenilen davranış kalıplarının yetişkinlikte de devam etmesiyle ortaya çıktığını belirten Yaşam Koçu Gamze Arslan, uslu olmak, kimseyi üzmemek, sesini yükseltmemek ve herkesle uyumlu davranmak gibi beklentilerin kişinin kendi ihtiyaçlarını ikinci plana atmasına yol açabildiğini söyledi. “İyi olmak başka, kendinden vazgeçmek başka” diyen Arslan, “Hayır” diyemeyen kişilerin çoğu zaman “Beni yanlış anlar”, “Beni artık sevmez”, “Bencil olduğumu düşünür” gibi kaygılarla istemedikleri şeylere bile “evet” dediğini ifade etti. Kişinin kendi isteğinden önce karşısındaki insanın ne hissedeceğine odaklanmasının zamanla ciddi bir yorgunluk oluşturduğunu belirten Arslan, sürekli başkalarının ihtiyaçlarına göre yaşayan insanların bir süre sonra “Ben aslında ne istiyorum?” sorusuna cevap vermekte zorlanabileceğini dile getirdi. Arslan, insanın kendisini bir anda değil, her gün söylediği küçük “evetlerle” kaybedebildiğini söyledi.

“HAYIR” DEMEK BENCİLLİK DEĞİL, SINIR KOYMAK

“Hayır” kelimesinin bazı insanlar için yalnızca bir reddetme değil, aynı zamanda karşısındaki kişiyi kaybetme ihtimali anlamına geldiğini belirten Arslan, sınır koymanın bencillikle karıştırılmaması gerektiğini vurguladı. Bir kişinin kendi sınırını ifade etmesinin karşısındaki insanı değersizleştirmek anlamına gelmediğini söyleyen Arslan, “Bunu yapmak istemiyorum”, “Şu an buna uygun değilim” veya “Bunu kabul edemeyeceğim” gibi kısa ve açık ifadelerin yeterli olduğunu belirtti. “Hayır” dedikten sonra karşı tarafın kızması ya da kırılmasının da kişinin yanlış yaptığı anlamına gelmediğini ifade eden Arslan, herkesin kendi duygusundan sorumlu olduğunu söyledi.

“SUÇLULUK HİSSİ SINIRIN YANLIŞ OLDUĞUNU GÖSTERMİYOR”

“Hayır” demeye yeni başlayan kişilerin sonrasında suçluluk hissedebileceğini belirten Arslan, bu duygunun her zaman yapılan davranışın yanlış olduğu anlamına gelmediğini söyledi. Yıllarca herkesi memnun etmeye ve kendi ihtiyaçlarını geri plana atmaya alışan bir kişinin ilk kez kendisini seçtiğinde rahatsızlık yaşayabileceğini ifade eden Arslan, bu noktada “Gerçekten yanlış bir şey mi yaptım, yoksa sadece alışık olmadığım bir şeyi mi yaptım?” sorusunun sorulması gerektiğini belirtti. Hemen cevap vermek yerine “Düşünüp sana döneyim” demenin de önemli bir başlangıç olduğunu belirten Arslan, kendini seçmenin herkese “hayır” demek anlamına gelmediğini, kişinin neye “evet”, neye “hayır” dediğini bilmesi anlamına geldiğini vurguladı.

Devamı için tıklayınız.

Kaynak: Başkent Gazetesi: Tolga ALCA