Gölbaşı Tulumtaş Mahallesi Muhtarı Kazım Koç, Ankara’nın sahip olduğu doğal, tarihi ve kültürel değerlerin başında gelen Gölbaşı İlçesi’ndeki Tulumtaş Mağarasının daha fazla tanıtılması amacıyla Gazi Üniversitesi öğretim üyelerinden Dr. Oğuz Poyrazoğlu, tarihçi Dr. Ahmet Cebeci, eski Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof. Dr. Refik Turan ve Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Güray Kırpık, Prof. Dr. Ahmet Mahiroğlu, Prof. Dr. Ayhan Erdem, Prof. Dr. H. Mehmet Şahin, hukukçu Durdu Güneş, davranış bilimleri uzmanı Murat Ertan, Sağlık Bakanlığı Başmüfettişi Ömer Yürekli’nin katıldığı bir etkinlik düzenledi.

“ANKARA’DA İNANILMAZ BİR MAĞARA VAR”
Ankaralılar ve Ankara’yı Tanıtma Derneği Başkanı Seyfettin Aslan, her zaman kentin bilinmeyen değerlerine dikkat çektiğini belirterek Ankara kentinin tanıtılmasında “beş beyazı” kadar önemli bir değerin de Tulumtaş Mağarası olduğunu söyledi. Aslan, bazı dernek başkanlarının bile Tulumtaş Mağarası’nı görmediğini belirttiklerini vurgulayarak, mağaranın yeterince bilinmemesinden duyduğu şaşkınlığı dile getirdi. Mağaranın tanıtılması için Ankara Büyükşehir Belediyesi, Gölbaşı Belediyesi, Ankaralılar Vakfı ve kentte faaliyet gösteren derneklerin katkı sunması gerektiğini belirten Aslan, etkinliğe bu nedenle çok sayıda dernek başkanının özellikle davet edildiğini söyledi.

Tulumtaş’ın milyonlarca yıllık hikâyesi
Tulumtaş Mağarası’nın geçmişine ilişkin bilgiler veren emekli askeri öğretmen Dr. Albay Necati Yalçın ise Ankara üzerine çok sayıda çalışma yaptığını hatırlattı. Ankara’yı konu alan 10 kitabı kaleme aldığını ifade eden Yalçın, bu çalışmalar nedeniyle kendisini “Ankara yazarı” olarak tanımladığını söyledi.
Tulumtaş Mağarası’nın geçmişinin yaklaşık 5 milyon yıl öncesine uzandığını belirten Yalçın, mağaranın keşfedilme hikâyesini de anlattı. Yalçın’ın aktardığına göre mağara, 1992 yılında bölgede gerçekleştirilen yol ve taş ocağı çalışmaları sırasında ortaya çıktı. Taş ocağı açmak amacıyla yapılan dinamitleme sırasında kayanın arkasının boş olduğunun fark edilmesi üzerine bölgede bir mağara bulunduğu anlaşıldı. Mağaranın bulunduğu yerleşimin adının Tulumtaş olması nedeniyle de keşfedilen doğal oluşuma “Tulumtaş Mağarası” adı verildi.

“OKYANUSTAN MAĞARAYA DÖNÜŞMÜŞ”
Yalçın, mağaranın geçmişine ilişkin yaptığı değerlendirmede, içeride bulunan deniz fosilleri ve çeşitli minerallerin de araştırmalara konu olduğunu belirtti.
Ankara Üniversitesi tarafından yapılan araştırmalara atıfta bulunan Yalçın, bu bulguların bölgenin geçmişte bir denizel ortamla bağlantısına işaret ettiğini ve mağaranın yaklaşık 5 milyon yıllık bir oluşum sürecine sahip olduğunun değerlendirildiğini söyledi.
Yalçın, bölgenin jeolojik geçmişinin ise daha da eskiye uzandığını belirterek, yaklaşık 15 milyon yıl önceki denizel oluşumlara dikkat çekti. “Hint Okyanusu ile Atlas Okyanusu arasında ne var? Akdeniz var” diyen Yalçın, günümüzdeki Akdeniz’in milyonlarca yıl önceki büyük denizsel sistemlerin ve kara hareketlerinin sonucunda bugünkü biçimine ulaştığını söyledi. Böylece Tulumtaş Mağarası’nın yalnızca Ankara’nın doğal güzelliklerinden biri değil, aynı zamanda kentin milyonlarca yıllık jeolojik geçmişine ışık tutan önemli oluşumlardan biri olduğu vurgulandı.

“TULUMTAŞ’IMIZI SİZLERE TANITMAK İSTEDİK”
Etkinliğe ev sahipliği yapan Tulumtaş Mahallesi Muhtarı Kazım Koç ise organizasyonun amacının mahallenin doğal değerlerinden biri olan mağarayı daha geniş kitlelere tanıtmak olduğunu söyledi. Koç, “Seyfettin Başkan’la beraber bir organizasyon yapalım, bir araya gelelim. Hem de muhtarı olduğum mahallenin değerlerinden biri olan Tulumtaş’ımızı sizlere tanıtmak istedik” dedi.
Etkinlikte yapılan konuşmalarla birlikte Tulumtaş Mağarası’nın Ankara’nın doğal ve jeolojik mirasının önemli parçalarından biri olduğu vurgulanırken, mağaranın daha geniş kitleler tarafından tanınması ve ziyaret edilmesi için tanıtım çalışmalarının artırılması çağrısı yapıldı.
Düzenlenen etkinliğe; Ankaralılar ve Ankara’yı Tanıtma Vakfı yöneticileri Seyfettin Aslan, Durmuş Dönmez, Mehmet Özbey, Gürhan Yücel, Erol Ceylan, Ankara Kent Konseyi Başkanı Şevket Bülent Yahnici, Hacı Bayram Veli Derneği yöneticilerinden Nurettin Erol, Ahmet Türk, Hayri Atayakulol, Beypazarlılar Derneği’nden Yakup Yaman, Beypazarlılar Vakfından Mustafa Altınay, Başkent Bürokratlar Derneği’nden Ayhan Ertürk, Murat Conku, tarihçi Prof. Dr. M. Akif Tural, emekli albay Mustafa Koç, Ankara Turist Rehberleri Odası Başkanı Birsen Bucan, Gölbaşı’nın endemik bitkisi Sevgi Çiçeği’nin babası olarak bilinen Hulusi Gürpınar, iş insanı Hasan Fidantek, GİSADER yönetiminden Altınak Dilaverler, Gölbaşı Belediye Başkanı Yakup Odabaşı ve Tulumtaş Muhtarı Kazım Koç katıldı.
Gezinin sonunda Engelsiz Fotoğraf Derneği (ENFOD) üyeleri Necip Evlice, Hülya Demet Tatlı ve Zeynep Turan tarafından katılımcılara erik pestili dağıtıldı.

PROF. DR. KADIOĞLU: 5 MİLYON YIL ÖNCE 150 MİLYON YAŞINDAKİ JURA YAŞLI KAYALARIN İZİ GÖRÜLÜYOR
Ankara Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü de yaptığı incelemede, mağaranın suyun çekilmesiyle birlikte yaklaşık 5 milyon yıl önce 150 milyon yaşındaki Jura yaşlı kayaların çözünmeye başlamasıyla ilk oluşum izinin gerçekleştiğini tespit ediyor. Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yusuf Kağan Kadıoğlu yaptığı incelemede, "Şu an Ankara'nın bulunduğu yerin bundan yaklaşık 90 milyon yıl önce okyanus, 30 milyon yıl önce deniz ve 5 milyon yıl önce tamamıyla göl, günümüzde ise karasal bir hal aldığını görüyoruz. Ankara'nın hem kuzey bölümü hem de güney bölümü okyanus kabuğunun taşlarıyla karakterize edilmektedir. Çevredeki kayaların bileşiminden de etkilenen bir çözelti oluştuğu için okyanus kabuğunun etkisini biz, Tulumtaş Mağarası'nın toprağının içinde bileşimsel anlamda görebilmekteyiz” değerlendirmesi yapıyor.





