İlkbaharla birlikte doğanın uyanışı, birçok kişi için şiddetli alerji nöbetleri anlamına geliyor. Özellikle büyükşehirlerdeki hava kirliliği ve egzoz dumanı, polenlerin etkisini artırarak tabloyu daha ağır bir hale getiriyor. Prof. Dr. Bülent Enis Şekerel, polenlerin şehir ortamında neden daha tehlikeli hale geldiğini ve "kirli bahar" etkisini tüm detaylarıyla anlattı.

EGZOZ DUMANI POLENLERİN ALERJİ GÜCÜNÜ ARTIRIYOR
Egzoz dumanının polenlerin alerji yapma gücünü artırabildiğini belirten Prof. Dr. Şekerel, "Bugün elimizdeki veriler, hava kirliliğinin sadece solunum yollarını tahriş etmekle kalmadığını, polenlerin yapısını da değiştirerek onları daha ‘agresif’ hale getirebildiğini gösteriyor. Özellikle egzoz kaynaklı kirleticiler polen yüzeyini bozabiliyor, alerjen proteinlerin daha kolay açığa çıkmasına yol açabiliyor. Yani sorun sadece havada daha fazla polen olması değil; o polenin şehir ortamında daha güçlü bir alerjen haline gelmesi. Bu nedenle aynı polen, temiz havalı bir bölgede daha hafif yakınma yaparken, yoğun trafik olan bir şehirde daha fazla burun, göz ve akciğer şikâyetine neden olabiliyor" dedi.
BÜYÜKŞEHİRDE ALERJİ ASTIM GİBİ SEYREDİYOR
Büyükşehirlerde alerjinin neden daha ağır ve ‘astım gibi’ seyrettiğine değinen Prof. Dr. Bülent Enis Şekerel, "Çünkü büyükşehirlerde kişi çoğu zaman iki yükü aynı anda taşıyor: bir tarafta polen, diğer tarafta hava kirliliği. Bu ikisi birleşince hem üst hava yolunda hem alt hava yolunda daha fazla hassasiyet oluşuyor. Halk arasında ‘bahar nezlesi’ diye düşünülen tablo bazen sadece burunda kalmıyor; öksürük, göğüste sıkışma, hırıltı ve nefes darlığına kadar ilerleyebiliyor. Özellikle alerjik bünyesi olan kişilerde kirli hava, bronşları daha kolay uyarır hale getiriyor. Bu yüzden Ankara gibi trafik ve partikül yükü olan şehirlerde alerjik rinit daha inatçı seyredebilir, hatta astım belirtileriyle iç içe geçebilir" uyarısında bulundu.
ŞEHİR ORTAMI MARUZİYETİ UZATIYOR
Kentsel ortamın polen maruziyeti üzerindeki etkisini değerlendiren Şekerel, asfalt ve betonun etkisini şöyle açıkladı: "Asfalt ve betonun polenleri doğrudan hapsettiğine dair çok güçlü doğrudan kanıt yok ancak şehir ortamının polen yükünü ve maruziyeti uzatan bazı özellikleri var. Toprağın az olması, yüzeylerin ısınması, hava akımlarının değişmesi, yol tozu ve ince partiküllerin birikmesi, polen parçacıklarının ve diğer tahriş edici maddelerin havada daha uzun süre asılı kalmasına katkıda bulunabiliyor. Kısacası mesele yalnızca polenin yere düşüp düşmemesi değil; kentsel ortamın polenle birlikte tahriş edici küçük parçacıkları da dolaşımda tutması. Bu da vatandaşın maruziyetini uzatabiliyor.” diyerek vurguladı.
"EN BÜYÜK HATA TEDAVİSİZ BIRAKMAKTIR"
"Kirli bahar"dan korunmak için en pratik ve etkili yolları sıralayan Prof. Dr. Şekerel, "En etkili yaklaşım, polenden ve kirlilikten aynı anda korunmayı hedeflemektir. Sadece ‘çiçekten uzak durmak’ yetmez. Polen yoğunluğunun yüksek olduğu sabah saatlerinde dışarıda uzun kalmamak, eve gelince yüzü ve saçı yıkamak, kıyafet değiştirmek, camları özellikle yoğun polen saatlerinde kapalı tutmak, araçta polen filtresi kullanmak, mümkünse trafiğin en yoğun olduğu güzergâhlarda yürüyüş ya da egzersiz yapmamak çok işe yarar. Semptomu olan kişilerde düzenli burun spreyi, antihistaminik veya gerekiyorsa astım tedavisinin aksatılmaması da çok önemlidir. Çünkü bu dönemde en büyük hata, ‘mevsimsel geçer’ deyip altta yatan hava yolu iltihabını tedavisiz bırakmaktır" dedi.
KİMLER "KİRLİ BAHAR" RİSK GRUBU ALTINDA?
Prof. Dr. Bülent Enis Şekerel, aşağıdaki belirtilerden bir veya birkaçına sahip olanların bir Alerji ve Klinik İmmünoloji Uzmanı ile görüşmesi gerektiğini vurguladı:
Geçmeyen "Bahar Nezlesi": Şikâyetleriniz her yıl aynı dönemde başlıyor ve 2-3 haftadan uzun sürüyorsa,
Öksürükle Bölünen Uykular: Burun akıntısına ek olarak gece öksürükleri veya göğüste hırıltı hissediyorsanız (Bu, alerjinin astıma evrildiğinin habercisi olabilir),
Şehirde Artan Şikâyetler: Şehirden uzaklaşıp doğaya veya deniz kenarına gittiğinizde şikâyetleriniz azalıyorsa,
Tedaviye Yanıtsızlık: Eczaneden alınan sıradan alerji hapları artık yeterli gelmiyorsa,
Genetik Miras: Ailenizde astım, egzama veya saman nezlesi öyküsü varsa.
Prof. Dr. Bülent Enis Şekerel, moleküler tanı yöntemleri ve kişiye özel planlanan immünoterapi (alerji aşısı) sayesinde, şehir hayatının bu zorlayıcı etkilerinden kurtulmanın ve hastalığın astıma ilerlemesini durdurmanın bugün tıbben mümkün olduğunu belirtti.





