Kalıcı makyaj uygulamalarının yaygınlaşmasıyla birlikte, hatalı kaş işlemleri sonrası silme taleplerinde de ciddi bir artış yaşanıyor. Zamanla kaşların griye veya kızıla dönmesi, asimetri oluşması, aşırı koyu ve blok bir görünüm ortaya çıkması ile yanlış teknik ve derinlik hataları, danışanların en sık şikâyet ettiği sorunlar arasında yer alıyor. Uzmanlar, bu noktada en büyük yanılgının “tek seansla tamamen silinir” iddiaları olduğunu vurguluyor.

Silim sürecinin kişiye özel planlanması gerektiğini belirten Cansu Durkun Abalı, her kaşın ve her pigmentin aynı tepkiyi vermediğine dikkat çekiyor. Pigmentin türü, cilt tipi, uygulamanın derinliği ve önceki işlemin yoğunluğu gibi faktörlerin sonuçları doğrudan etkilediğini ifade eden Abalı, bazı vakalarda kısa sürede ilerleme sağlanırken bazı danışanlarda seans sayısının artabildiğini söylüyor.

Silim sonrası en sık dile getirilen yorumlardan birinin, “İlk gün açıldı, sonra yeniden koyulaştı” olduğunu belirten uzmanlar, bunun çoğu zaman iyileşme süreciyle ilgili doğal bir durum olduğuna işaret ediyor. İlk günlerde yapılan değerlendirmenin yanıltıcı olabileceğini vurgulayan Abalı, pigmentin gerçek görünümünün cilt tamamen iyileştikten sonra netleştiğini ifade ediyor.

Kaş silme işlemlerinde lazer ve salin bazlı yöntemlerin öne çıktığını belirten Abalı, yöntem isminden ziyade doğru vaka seçimi ve doğru zamanlamanın önemine dikkat çekiyor. “Aynı anda birden fazla agresif yaklaşım denemek ya da çok sık aralıklarla işlem yaptırmak, sadece pigmenti değil cildi de yorar” uyarısında bulunuyor.

Uzmanlara göre silim sürecinde yapılan bazı hatalar, hem süreci uzatıyor hem de istenmeyen sonuçlara yol açabiliyor. Cilt tam toparlanmadan yeni seansa girilmesi, kabuklarla oynanması, güneş ve solaryum kurallarının ihlal edilmesi, hızlı sonuç beklentisiyle agresif protokollere yönelinmesi ve kesin sonuç vaat eden söylemler bu hataların başında geliyor.

Cansu Durkun Abalı, silim sürecinde asıl amacın yalnızca pigmenti azaltmak değil, cilt sağlığını koruyarak ilerlemek olması gerektiğini vurguluyor. Doğru analiz, gerçekçi bir seans planı ve disiplinli bir iyileşme süreciyle, hatalı kalıcı makyaj sonuçlarında daha güvenli ve sağlıklı bir yol izlenebileceğini belirtiyor.

Kaynak: Haber Merkezi