CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, sektörde iş insanları ile yaptığı görüşmelerde, sorunun iktidar desteği ile çözülebileceğini ve sahiplenme beklediklerini ifade etti. Gürer, “Tekstil ve hazır giyim; 950 bin istihdam, 50 milyar dolar üretim, 40 milyar doların üzerinde yatırıma sahiptir. Önemli bir sektörde artan sorunlar, çözümü zorunlu kılmaktadır” dedi.

TEKSTİL, İHRACATÇI BİR SEKTÖR

“Hazır giyim sektörü verileri, 2022-2024 yılları arasında bir geriye gidişi gösteriyor" diyen Gürer, "145 bin işçi işinden olmuş ve 3,3 milyar dolarlık ihracat kaybı yaşanmıştır. Sektör, son süreçte faiz politikalarından olumsuz etkilenerek başa baş noktasının altında bir gelir ile sorunlar yaşamaya başlamıştır.
Farklı ülkelerde yatırımlara yönelen iş insanları, gelir-gider dengelerini sağlamakta zorlanmakta; bu da sektörün daralmasına yol açmaktadır. Ülkemizin önemli üretim alanlarından biri olan tekstil sektörüne, artık daha çözümcü bir anlayışla bakmak şart olmuştur” ifadesini kullandı.

ŞİRKETLER ZORDA

İşin uzmanlarının soruna dikkat çektiğini belirten Gürer, Umut Oran’ın bu konuda verdiği bilgiye göre; 100 birim ciro için 25 birim sermaye kullanan, bu sermayenin %70’ini yabancı kaynak (kredi), %30’unu öz kaynak olarak kullanan, dolayısıyla öz kaynak kullanımının cirosunun %7,5’i oranında olduğu sektör için bu zararın anlamı; şirketlerin öz kaynaklarını bu yıl içerisinde tüketeceği ve iflas ya da konkordato ile karşılaşacağıdır. “Şanslı olanların ise fabrikalarını kapatacağı bir sürecin hızlanarak yaşanacağını tahmin etmekteyiz.” ifadeleri, sorunun derinleştiğini göstermektedir.

Gürer, “2018 yılının 7.ayından 2025 yılının 6. ayına kadar geçen süreçte 298 tekstil ve 81 giyim sektöründe bulunan şirket konkordato ilan etti,” dedi.

2025 YILINDA SORUNLAR SÜRÜYOR

Tekstil sektöründe 2025 yılında işlerin iyi gitmediğini ve farklı kentlerde iş insanlarının içine düştükleri sorunları ilettiklerini belirten Gürer, “Bu yıl da gerilemenin devam edeceğine işaret ediyorlar. Sürecin çözümcü bir yaklaşımla ele alınmasının zamanı geldi de geçiyor. 2025 yılı için öngörülen kaybın 1 milyar doları bulacağı belirtiliyor. Yaklaşık 30 bin kişi sektörde işsiz kalma riskiyle karşı karşıya.
Ülkemiz için önemli olan tekstil sektörünün yurt dışı pazarı açısından da bu durum olumsuz bir göstergedir. 2025 yılının ilk 6 ayında sektör, 2024 yılı ihracatına göre %6,5 oranında bir gerileme yaşamıştır. Tekstil için önemli pazar olan AB kıtası hazır giyim alımlarını %16, ABD ise %10 artırmışken; ülkemizde gerileyen bu alana farklı ülkelerden pazar payı arttığı ve rekabet sıkıntılarının da büyüdüğü görülmektedir.
Bu da sektörün ana pazarlarını kaybetmeye başladığının en açık göstergesidir. Bu süreç, sorunları daha da tetikleyecektir” diye konuştu.

Gürer, “Tekstil sektöründe hammadde ve yardımcı malzeme artışlarının yanı sıra genel giderler ve finansman maliyetleri artarken, kur artışının giderlerle paralel seyretmemesi, zararın artmasında etkili olmuştur.
Enflasyon, yüksek faiz ve yurt dışında rekabetçi ülkelerde uygulanan düşük fiyatlar nedeniyle tekstildeki sorunlar derinleşmiştir. Hazır giyim sanayi ve tekstil sektöründe sorunlar ötelenemeyecek kadar artmıştır. İşsizliğe, ekonomik kayıplara, fabrikaların satılmasına, şirketlerin daralmasına ve sektörden çekilmesine yol açan bu krizin yarattığı sorunların seyredilerek çözülemeyeceği açıktır.
Ülkemizin en önemli sektörlerinden olan tekstil alanında, ertelenemeyecek boyuttaki gelişmelere artık daha gerçekçi çözümler üretme zamanı gelmiş, hatta geçmektedir” diye konuştu.

Muhabir: Hatice GÜREL