Bolu Kartalkaya’da bulunan Grand Kartal Otel’de 21 Ocak 2025’te çıkan yangında 78 kişinin yaşamını yitirmesinin üzerinden 619 gün geçti. Yangında yakınlarını kaybeden aileler, adalet taleplerini bu kez Ankara Anıtpark’tan duyuruyor.

Kartalkaya Aileleri, sorumluların hesap vermesi ve kamu görevlileriyle ilgili soruşturmaların ilerletilmesi talebiyle bugün saat 08.30’da başlayan “78 Can İçin Adalet Nöbeti”ni 3 ve 4 Ekim tarihlerinde 08.00-17.00 saatleri arasında sürdürecek.

Nöbet kapsamında Anıtpark’ın ortasına yaşamını yitiren 78 kişiyi temsilen 78 sandalye yerleştirildi. Sandalyelere karanfiller bırakılırken, çevreleri yangın gecesinde kaçış için kullanılan çarşafları hatırlatan beyaz çarşaflarla çevrildi. Aileler, hayatını kaybeden yakınlarının fotoğraflarının ve isimlerinin yer aldığı dövizleri de taşıdı.

“BÜYÜK BİR HEVESLE KAYAK YAPMAYA GİTMİŞTİ”

Yangında torunu Eren Bağcı’yı kaybeden Galip Çilingir de “78 Can İçin Adalet Nöbeti” tutan aileler arasında yer alıyor. www.baskentgazete.com.tr’ye konuşan Çilingir, torununun sömestr tatili nedeniyle Kartalkaya’ya gittiğini belirterek, “Büyük bir hevesle gitmişti. Kayak yapacaktı. Fakat bu acı olayı yaşadık. Burada bizim tek istediğimiz var. Bu toplanmalarımızın sebebi de o. Adalet istiyoruz, adalet yerini bulsun” dedi.

Sorumluların yargı önüne çıkarılmasını beklediklerini ifade eden Çilingir, “İnşallah suçluların, hatta bunların içerisinde onay verilen, yargılanmasına izin verilen kişiler de dahil olmak üzere yargılanmasını istiyoruz. Henüz bir hareket yapılmadığı için huzursuzuz. Bunun bir an önce yerine getirilmesini istiyoruz” diye konuştu.

“BİZİM İÇİN GECE BİTMEDİ”

Kartalkaya Aileleri adına basın açıklamasını, yangında ağabeyi Yılmaz Sarıtaş ile 13 ve 15 yaşındaki iki yeğenini kaybeden Çiğdem Sarıtaş yaptı.

Sarıtaş, “Bizim için gece bitmedi. İçimizdeki yangın sönmedi, acımız dinmedi. Her sabah aynı yokluğa uyanıyoruz” dedi. Ailelerin adalet nöbetini başlattığını belirten Sarıtaş, “Sevdiklerimizin hakkını aramak ve bütün sorumluların hesap vermesini sağlamak için bir aradayız” ifadelerini kullandı.

Ana davanın Yargıtay aşamasında olduğunu belirten Sarıtaş, “78 canımızın yaşam hakkının ve dosyada ortaya konan sorumluluğun hukuk önünde eksiksiz karşılığını bulmasını istiyoruz” diye konuştu. Aileler ayrıca Kültür ve Turizm Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığıyla ilgili kamu görevlilerinin sorumluluklarına ilişkin soruşturmaların sonuçlandırılmasını ve sorumlular hakkında iddianamelerin hazırlanmasını istedi.

Sarıtaş, soruşturmalardaki gecikmeye ilişkin, “Bu gecikme canımızı yakıyor. Her gecikme, kaybımızın üzerine yeni bir acı ekliyor” dedi. Adalet Bakanı Akın Gürlek'e de çağrıda bulunan Sarıtaş, “Aileler neden hâlâ iddianame bekliyor? 78 canın hesabının sorulması daha fazla ertelenemez” ifadelerini kullandı.

“BİZ SUSSAK TARİH SUSMAZ”

Yangında 8 yakınını kaybeden avukat Yüksel Gültekin de basın açıklamasında söz aldı. Gültekin, “Biz sussak tarih susmaz. Dünyanın en büyük 6. otel yangını faciasını tarih yazacak. Tarih sussa hakikat susmayacak” diye konuştu. Adalet Bakanı’na seslenen Gültekin, uzun yıllar süren dosyalara ilişkin son dönemde yapılan açıklamalara değinerek, “Biz bu olayın faillerinin yargı önüne çıkması için 30 yılı, 20 yılı, 10 yılı, 5 yılı beklemek istemiyoruz” dedi.

“TALİMAT VERİN BU SORUMLULAR HESAP VERSİN”

Türkiye’nin hukuk devleti olduğuna inanmak istediklerini belirten Gültekin, Bolu Cumhuriyet Savcılığı’ndaki sürecin ilerletilmesi çağrısında bulundu. Gültekin, “Lütfen artık Bolu Cumhuriyet Savcısı’na verin talimatı, bu sorumlular hesap versin” ifadelerini kullandı.

Gültekin, ailelerin mücadeleyi sürdüreceğini ifade ederek, “Her gün evlatlarımın mezarını ziyaret eden, sekiz evladını bu olayda şehit vermiş bir baba olarak 78 aileye de sesleniyorum. Evlatlarıma söz verdim, söz vermeye devam ediyorum. Bu olayda zerre kadar kusuru olan adaletin önüne çıkacak. Biz devletimizi ve milletimizi seviyoruz. Biz masum, içi yüreği yanan, acısını içinde yaşayan aileleriz. Biz sade vatandaşlarız. Burada son kez, son kez kibarca sesleniyoruz. Sokağa dökülmek istemiyoruz” ifadelerini kullandı.

Muhabir: Muhammed Ali Yahşi