Gazze'de yaşam, çevre ve eğitim gibi (genocide-ecocide-educide) her türlü "kırıma" maruz kalan ve ruhlarında derin yaralar açılan insanlar, yeniden hayata tutunmaya ve yaşadıkları travmanın etkisinden kurtulmaya çalışıyor.
Bu kapsamda "Kamp Tiyatrosu Derneği", Gazze'deki Aisha Kadın ve Çocukları Koruma Derneğinin desteği ile Oxfam ve Almanya Dışişleri Bakanlığının finansmanıyla "Benim Hikayem" adlı psikolojik destek projesini hayata geçirdi.
Gazze kentinin batısındaki Eş-Şati Mülteci Kampında mütevazı bir binada, anneler ve çocukları, savaşta yaşadıkları tecrübeleri ve hafızalarına kazınan acı anıları anlatmak için kampta bulunan katı atık malzemelerden kuklalar yapıyor.
Yaklaşık 120 anne ve çocuğun katıldığı projede, hem atık malzemelerin geri dönüşümü sağlanıyor hem de travmaların sanat yoluyla ifade edilmesine ve psikolojik destek sürecine katkı sunuluyor.
Kukla oyunuyla hikayelerini anlatıyorlar
Kamp Tiyatrosu Derneği yöneticisi Yusuf el-Hindi, "Benim Hikayem" projesiyle Gazze'deki annelere ve çocuklarına tiyatro aracılığıyla psikolojik destek sağlamayı hedeflediklerini söyledi.
Proje kapsamında katılımcıların önce rahatlatıldığını, ardından da yaşadıkları olayları anlatmaya teşvik edildiklerini belirten Hindi, "Katılımcılar, hafızalarındaki olayları ve kişileri hatırlamaya çalışıyor. Sonra onları tiyatro metinlerine dönüştürüyor ve kendi elleriyle yaptıkları kuklalarla bu olayları canlandırıyor." dedi.
Hindi, son aşamada katılımcıların bu hikayeleri tiyatro gösterileriyle sahnelediğini ifade etti.
İsrail saldırıları, özellikle çocuklar ve kadınlar üzerinde derin etkiler bıraktı
İsrail'in Gazze'ye düzenlediği saldırıların özellikle çocuklar ve kadınlar üzerinde derin etkiler bıraktığını vurgulayan Hindi, "Eskiden hayatı okul ve oyundan ibaret olan çocuğun omzuna su ve yemek bulmak, göç koşullarında ailesine yardım etmek gibi yaşından büyük sorumluluklar yüklendi." diye konuştu.
Hindi ayrıca kadınların da bombardımanlar ve zorunlu göç nedeniyle günlük yaşamlarında ağır sorumluluklar altında ezildiğini dile getirdi.
Filistinli anne ve oğlu, yaşadıklarını kuklalarla anlatıyor
Oğluyla birlikte projeye katılan İman Gattas ise İsrail'in soykırımı sürdürdüğü son iki yıldır tanık oldukları olaylardan esinlenerek bir tiyatro metni hazırladıklarını ve buna uygun kuklalar yaptıklarını söyledi.
Gattas, "Proje, bana ve oğluma bombardımandan kaçmak için mecbur kaldığımız sürekli göçler sırasında tanık olduğumuz olayları ve yaşadığımız deneyimleri anlatma fırsatı sundu." şeklinde konuştu.
Filistinli anne, kuklalar aracılığıyla yaşadıkları acıları başkalarının da anlayabileceği bir hikayeye dönüştürmeye çalıştıklarını dile getirdi.


