Son yazımızda ekonomideki kötü gidişin temel nedeninin cari açık sorunu olduğunu söylemiş, Hükümetin faizleri düşük tutarak TL'nin değerinin düşmesine göz yummasını, Türkiye'de üretilen malların dış piyasalarda ucuz fiyatla satılmasının getireceği ihracat artışı ve bunun sonucunda cari açığın kapatılması umuduna bağlamıştık...

Gerçekten de bu politika sonucu ihracatta bir artış oldu. 2022 yılı Ocak-Mayıs döneminde geçen yılın aynı dönemine göre; ihracat, yüzde 20,4 oranında artarak 102 milyar 504 milyon dolar olarak gerçekleşti...

Ne var ki, cari açık kapanmadı büyüdü; çünkü aynı dönemde ithalat, yüzde 40,9 oranında artarak 145 milyar 737 milyon dolara ulaştı. Sonuç olarak 2021 yılının ilk beş ayında 12 milyar 376 milyon dolar olan cari işlemler açığı, bu yılın aynı döneminde 28 milyar 122 milyon dolara çıkarak yüzde yüzün üzerinde arttı.

***

Peki, bu açık bir biçimde bulunan kaynaklarla finanse edilebilir mi?..

Finansman kaynaklarından biri olabileceği düşünülen turizmden gelen gelir bu yılın I. çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %122,4 artarak 5 milyar 454 milyon 488 bin dolar oldu. Nisan, Mayıs ve Haziran aylarından oluşan II. çeyrekte de bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %190,2 artış görüldü ve 8 milyar 717 milyon 103 bin dolar gelir elde edildi.

Gayrimenkul satışlarından da ilk altı ayda 3,5 milyar dolar gelir sağlandı...

İlk altı ayda cari açığı finanse etmesi umulan yabancı kaynak girişi ise 2,6 milyar doların altında kaldı...

İlk altı aylık cari açığın 32 milyar doların üzerinde olduğu göz önüne alındığında, döviz kazandıran ekonomik faaliyetlerden elde edilen gelirlerle cari açığın kapatılamadığı, aksine açığın büyüdüğü görülüyor...

Bu durumda MB rezervlerine, 'net hata noksan' kaleminden giren dövizlere, 'Varlık Barışı' gibi uygulamalarla ülkeye getirilecek paralara ve Rusya'dan ya da Arap ülkelerinden gelecek kaynaklara güveniliyor.

***

İlginç bir şekilde 2022'nin ilk altı ayındaki 'net hata noksan' kaleminden gelen kaynağı belirsiz para girişleri toplamda 17,5 milyar dolara ulaştı. Bu rakam, 6 aylık bazda rekor olarak kayıtlara geçti. Geçen senenin ilk altı ayında kaynağı belirsiz girişler 6,8 milyar dolar olmuştu. Bu 'kalem' aslında genel olarak ölçüm hataları ve bilançolardaki ihmal edilebilir eksik veya fazlalıklar için oluşturulmuş bulunuyor. Dolayısıyla ekonomistler bu kalemden gelen bu yüklü parayı 'kayıtdışı döviz girişi' olarak değerlendiriyor...

Ekonomistler, geçtiğimiz günlerde yasalaşan 6. Varlık Barışı Yasası'nın ise, öncekilerin aksine getirilecek kaynakları cüzi miktarda da olsa vergilendirildiği için önemli bir kaynak girişi sağlamayacağını düşünüyor...

Bu durumda İsviçre ile Türkiye arasında önümüzdeki günlerde yürürlüğe girecek 'Otomatik Bilgi Alışverişi'ne umut bağlanmış olabilir. Bu anlaşma gereğince İsviçre'de yaşayan Türkiye vatandaşlarının Türkiye'deki tüm hesap bilgileri ile, Türkiye'de ikamet edip de İsviçre'de hesabı bulunanların bilgileri, 1 Eylül 2022 tarihi itibarı ile karşılıklı olarak paylaşılacak. Temel amacı, verginin başka ülkelere kaçırılmasını engellemek olan bu anlaşma yürürlüğe girdiğinde farklı ülkelerin vergi kurumlarından, vergi ödeyecek kişilerin banka hesapları ile ilgili bilgi alışverişleri mümkün hale gelecek. Bu durumda İsviçre'de tutulan bazı hesapların, gizlilik önlemi ortadan kalkacağı için Türkiye'ye aktarılması söz konusu olabilir.

***

Bütün bunlara karşılık ülkeye gerçek anlamda yarar sağlayacak 'gerçek' doğrudan yatırımlar azalmaya devam ediyor...

Bu yılın ilk altı ayında 540 milyon dolar tutarında net çıkış kaydedildiği, hisse senedi ve devlet kağıtlarına beklenen talebin gelmediği görülüyor...

Böyle olunca da 'swap' gibi finans piyasalarında faiz ödemeleri ve döviz cinsinin karşılıklı değiştirildiği sözleşmeler ve CDS'in (Kredi Risk Primi) 900 baz puana kadar çıkmış olması nedeniyle pahalanmış dış borçlanmayla çarklar döndürülmeye çalışılıyor.

***

Toparlarsak...

Ekonominin temel göstergeleri, istikrarlı bir düzelme konusunda umut vermiyor...

Mevcut durumun 'sürdürülebilirliğini' sağlamak ya da piyasada alıp başını giden fiyatları 'tanzim satışları' ile 'terbiye etmek gibi çabalar ise ağır bir hastalığı aspirin tedavisiyle önlemeye çalışmaya benziyor.