Hem kel hem fodul derler ya…
Bunun yaptığı da o misal…
Maskesini çenesinin altına indirerek kalabalıklarda dolaşması yetmiyormuş gibi, bir de uyarıda bulunanlara dikleniyor bilmiş bilmiş:
''Bir işe yaramıyor ki''
Mübarek, sanki dünyanın bir numaralı pandemi uzmanı.
Kurallara uygun biçimde yüzüne takmazsan bir işe yaramaz tabii.
Yok, illa çene altında olacak!
Ya da künye gibi bilekte…
Uyarılar filan hikaye…
Racon böyle…
Bilmiyor ki cehaletin faturası ağır olacak.
Yalnız kendi yansa neyse…
Başkalarını da ateşe atacak.
Laf olsun diye mi uyarı üstüne uyarı yapıyorlar…
Maske takmayı ihmal etmeyin, maskesiz sokağa çıkmayın diye…
''Şekil bir de görüldüğü…'' gibi diye başlayan dersler vermek gerekiyor bu kafalara…
Görsel ağırlıklı dersler…
Başka çare yok…
Benzer cehalet yıllar önce de görülmüş…
Rivayet o ki, Gilette (Jilet) şirketi 1902 yılında güvenli jilet satmaya başladığında yüzlerce erkek satın almış.
Sonra da bu jiletler, sakallarını kesmediği gerekçesiyle çöpe atmış.
İşin sırrı sonradan ortaya çıkmış…
Gilette yetkilileri, yaptıkları araştırma sonunda, şikayetçi müşterilerin tıraş olmadan önce jiletin sarıldığı şeffaf ince kağıdı çıkarmadıklarını saptamışlar.
Bu da ilginç bir olay…
Ama bizdeki maske cehaletinin yanında solda sıfır kalıyor.
Hadi onlar, şeffaf ambalajı görmüyor…
A mübarek, millet patır patır dökülürken,
Hastane koridorları hastalardan geçilmezken,
Sen tehlikenin büyüklüğünü nasıl görmüyorsun?