CHP PM Üyesi ve İzmir Milletvekili Deniz Yücel, öğrenim kredilerine yapılan yüzde 33’lük zammı eleştirdi. Yücel, “Öğrencinin barınma sorununu çözmüyorsun, gıdaya erişim sorununu çözmüyorsun, mezun olunca işsizlik sorununu çözmüyorsun. Ne bekliyor bu çocuklar demiyorsun da yapılan zammı protesto eden öğrencileri polis müdahalesiyle gözaltına alıyorsun. Lisans öğrencilerine 4 bin lira, yüksek lisans öğrencilerine 8 bin lira, doktora öğrencilerine 12 bin lira kredi verip, bunu da müjdeymiş gibi duyuranlara soruyoruz; Siz hiç öğrenci olmadınız mı” dedi.

2026 yılı burs ve öğrenim kredisi için yapılan yüzde 33’lük zammı Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak’a soran CHP PM Üyesi ve İzmir Milletvekili Deniz Yücel, iktidarın bilinçli ve sistematik bir şekilde halkı yoksulluğa mahkûm ettiğine değinerek şunları söyledi:

KAMPÜSLERE, YURT ODALARINA SIKIŞAN HAYATLAR

“Çarşıya pazara uğramayan, sokağın sesini duymayan, sarayından çıkmayanların iktidarı, hayat pahalılığından o kadar bihaber ki; bir öğrencinin aylık 4 bin lira ile geçinebileceğini düşünüyor. Üniversiteyi kazanıp başka bir kente okumaya giden bir öğrenci; kira veriyor veya yurtta kalıyorsa yurt ücreti veriyor, okuluna gitmek için yol parası veriyor, okulda karnı acıkınca yemekhaneye veya okul kantinine gitmek zorunda… Bu hayat şartlarında aylık 4 bin lira hangi yaraya merhem olur? Öğrencilerin arada bir de olsa arkadaşlarıyla kafede bir bardak kahve içmek isteyebileceğini, sinemaya tiyatroya gitmek isteyebileceğini hiç mi düşünmüyorlar? Önce asgari ücretliyi ve emeklileri açlık sınırının altında bıraktılar, şimdi ise çocuklarını… Öğrenciler henüz mezun olmadan geçim sıkıntısı ile tanışıyor. Bu iktidar Türkiye’sinde öğrenci olmak barınma sorunu demek, bir bardak kahvenin bile lüks olduğu bir yaşam demek, sosyalleşmekten uzakta üniversite kampüslerine, yurt odalarına sıkışan hayatlar demek, eğer bunlara karşı sesini yükseltmek isterseniz de gözaltına alınmak demek…”

KYK BURSU ÜLKE GERÇEKLERİYLE ÖRTÜŞMÜYOR

Türkiye'deki devlet ve vakıf üniversitelerinin büyük çoğunluğu Ankara, İstanbul ve İzmir'de olduğuna değinen Yücel, “bu kentlerde simit fiyatı 20 TL, öğrencilerin yoğun olarak bulunduğu yerlerde bir bardak çayın ortalama fiyatı 30 TL, bir bardak kahvenin fiyatı ise 100-120 TL civarındadır. Kitap, kırtasiye ve ulaşım harcamaları hariç yurtta kalan bir öğrencinin günlük gıda harcaması günümüz ekonomik koşullarında minimum 500 TL’dir. Ekonomik tablo giderek ağırlaşırken, TÜİK'in verilerine göre bile yıllık enflasyon yüzde 30'un üzerindeyken, her hafta marketlerde fiyat etiketleri değiştirilirken, üniversitede okuyan öğrencilere verilen KYK bursunun 4 bin lira olarak belirlenmesi ne ülke gerçekleriyle ne de toplumun beklentileriyle örtüşmektedir. Bunun bir müjde olarak duyurulması da trajikomik bir durumdur” dedi.

BAKAN BAK’A SORULAR

CHP’li Yücel’in Bakan Osman Aşkın Bak’ın cevaplaması üzerine Meclis Başkanlığı’na sunmuş olduğu soru önergesi şöyle:

* Kredi ve Yurtlar Kurumu’ndan öğrenim kredisi (geri ödemeli) alan öğrenci sayısı ve KYK bursu (geri ödemesiz) alan öğrenci sayısı kaçtır?

* 2026 yılı KYK öğrenim kredileri belirlenirken hangi kriterler dikkate alınmıştır?

* Lisans öğrencilerine verilen 4 bin liralık KYK öğrenim kredisi ile öğrencilerin hangi temel ihtiyaçlarının giderilebileceği düşünülmüştür? Buna ilişkin bir mali tablo çıkarılmış mıdır?

* 2025 yılı içinde yurt ücretlerine yüzde 40, simit fiyatına yüzde 45, devlet tiyatrolarının bilet ücretlerine yüzde 400, öğrenci burslarına ise yüzde 25 zam yapılmıştır. Bu oranlar neye göre belirlenmiştir?

* Ülke gerçekleriyle bağdaşmayan, dört kişilik bir akşam yemeği fiyatına denk gelen, kültürel ve sportif etkinlikler bir yana öğrencilerin gıda ile giyim gibi temel ihtiyaçlarını bile karşılamaktan uzak bu KYK öğrenim kredileri belirlenirken hangi veriler ve çalışmalardan yararlanılmıştır?

* İletişim Başkanlığınca medya kuruluşlarına, KYK öğrenim kredilerine yapılan bu trajikomik artış için ‘üniversite öğrencilerine müjde’, ‘ciddi bir zam’, ‘öğrenciler rahatlayacak’ gibi başlıklar atılması yönünde bir telkinde bulunulduğu haberleri doğru mudur?

Muhabir: Hatice Gürel