Mevsim koşullarının bu yıl toprağı beslediğini belirten Yıldız, yağışların ve karın zamanında toprağa karışmasının rekoltede geçen yıla kıyasla daha iyi bir tablo ortaya çıkarabileceğini söyledi. Ancak bu olumlu ihtimalin, çiftçinin yaşadığı ekonomik darboğaz nedeniyle riske girdiğini vurguladı.

Yıldız şöyle devam etti:

“Bu yıl doğa çiftçinin yanında. Yağmur ve kar toprağı besledi, rekolte açısından umut veren bir tablo var. Ancak çiftçi, gübreyi, ilacı, tohumu ve mazotu alamadığı için bu potansiyeli üretime yansıtmakta zorlanıyor. Üretim için gerekli girdilere erişim sağlanamazsa, iyi bir sezon ihtimali kâğıt üzerinde kalır.”

BANKALARA BORÇ 1.2 MİLYAR LİRAYI GEÇTİ

Tarım sektörünün bankalara olan borcunun 1 trilyon 239 milyar liraya ulaştığını, borcun büyük bölümünün kamu bankalarına ait olduğunu hatırlatan Yıldız, çiftçinin mevcut borç yükü nedeniyle yeni krediye erişimde ciddi engellerle karşılaştığını ifade etti. Takibe düşen tarım kredilerindeki artışın da bu sorunun somut göstergesi olduğunu belirtti.

Özellikle Sosyal Güvenlik Kurumu prim borçlarının çiftçi ve esnafın önüne bir engel olarak çıkarıldığını vurgulayan Yıldız, “Çiftçinin üretim yapabilmesi için finansmana erişimi hayati önemdedir. Sosyal Güvenlik Kurumu prim borcu gerekçe gösterilerek kredi kanallarının kapatılması, üretimi durma noktasına getirir. Üretici ve esnaf, prim borcu olup olmadığına bakılmaksızın krediye erişebilmelidir” ifadelerini kullandı.

Muhabir: Cemil Cahit Saraçoğlu