“1950’lerde, 1970’lerde ve nihayet 1990’larda çok yüksek ve uzun süreli enflasyon döngüleriyle yaşamış; bu nedenle enflasyona karşı hem toplum hem de devlet nezdinde adeta hassasiyet geliştirmiş bir ülkeyiz” yorumu yapan Yıldırım Kara, “Fakat AKP’nin bize yaşattığı son enflasyon dalgasını, öncekilerden ayıran bir özellik var. Eskiden devlet kurumları enflasyonu gizlemeye çalışmaz, doğru veriler sağlayarak hem hane halklarının hem de devletin enflasyonla mücadele etmesini kolaylaştırmaya çalışırdı. AKP ise kâğıt üzerinde rakamlarla oynayarak, kendi sanal enflasyonunu oluşturuyor” dedi.
Ücretlerin enflasyona ezdirildiğini, büyük karlara dokunulmadığını kaydeden Yıldırım Kara, “Böylece TÜİK eliyle çalışanların ücreti çalınırken yandaşın borcu siliniyor. Enflasyon, iktisadi bir olgudur; AKP’nin verilerle oynayarak varmış gibi gösterdiği enflasyon, sistemli bir hırsızlıktır. Bugün ülkedeki enflasyonun yüzde 30 olduğuna hiçbir yurttaş inanmıyor; muhtemelen TÜİK çalışanları bile yayımladıkları verilerin doğru olmadığını biliyor” diye konuştu.
AKP’NİN DÜZENİ YURTTAŞI DÖRT YANDAN KUŞATMIŞTI
Kontrol altına alındığı söylenen enflasyonun bile yüksek olduğuna dikkat çeken Yıldırım Kara, “Resmi veriler üzerinden konuşunca bile enflasyonla mücadelenin başarılı olmadığı görülebilir. 2024 sonunda yıllık enflasyon yüzde 44’tü ve bütün parasal sıkışmaya, kemer sıkmaya rağmen bir yılda yüzde 30’a düşürülebilmiş. Ürün bazında bakıldığında, gıda ve ulaştırmada yüzde 28, konutta yüzde 49 oranında artış yaşandığını görüyoruz. Bunlar yurttaşın temel harcama kalemleri. AKP, ülkeyi, temel ihtiyaçların giderilmesinin bile tehlike arz ettiği bir noktaya getirdi, oradan da çıkaramıyor. Enflasyonun en yoğun biçimde etkisini hissettirdiği alanlardan birisi de eğitim. Bir yıllık verilere göre eğitim harcamalarındaki artış, yıllık enflasyonun da üzerinde, yüzde 66,27 oranında gerçekleşmiş. Bu artışta özellikle her kademede özel eğitim kurumlarının talep ettiği ücretlerin etkili olduğu; okul öncesi eğitim kurumları ve servis ücretlerinin de arttığı görülüyor. Böylece kamu eğitiminde nitelik ve güvenlik kaybı yaşayan yurttaş, özel okullara para dökmeye mecbur bırakılıyor ama orada da sadece yüklü bir masrafın altına girmiş oluyor” dedi.




