Antalya’da mevcut hastane binalarının yıkılarak yerine modern ve daha yüksek kapasiteli yeni bir sağlık tesisi yapılmasının planlandığını hatırlatan Erdem, proje kapsamında hastane yerleşkesindeki bazı yapıların Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı mülkiyetinde bulunduğu, bu nedenle iki bakanlık arasında tahsis anlaşmazlığı yaşandığı iddialarının kamuoyuna yansıdığını belirtti.

“SAĞLIK YATIRIMI KURUMLAR ARASI ÇEKİŞMEYE KURBAN EDİLEMEZ”

Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Erdem, Antalya gibi nüfusu ve sağlık ihtiyacı her geçen gün artan bir şehirde sağlık yatırımlarının bürokratik engeller nedeniyle gecikmesinin kabul edilemez olduğunu belirterek şunları söyledi:

“Antalya halkının yıllardır beklediği hastane yenileme projesinin, iki kamu kurumu arasındaki tahsis anlaşmazlığı nedeniyle sekteye uğradığı yönündeki iddialar son derece vahimdir. Kamu kurumları arasındaki koordinasyonsuzluğun bedelini vatandaş ödeyemez. Antalya’nın sağlık yatırımı kurumlar arası çekişmeye kurban edilemez.”

“ÖZEL ŞİRKETLERE GARANTİ VAR, HASTANEYE TAHSİS YOK”

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’na yönelttiği önergede, Bakanlığın elindeki taşınmazları neden sağlık yatırımı için tahsis etmediğini soran Erdem, kamu kaynaklarının kullanımındaki önceliklere de dikkat çekti. Erdem, “Köprü, otoyol ve havalimanı projelerinde özel şirketlere milyarlarca liralık garanti ödemeleri yapılabiliyorken, Antalya’nın sağlık altyapısını güçlendirecek bir kamu yatırımı için taşınmaz tahsisinden neden imtina edilmektedir? Kamu yararı burada değilse nerededir?” ifadelerini kullandı.

İHALE 2026’DA AMA BELİRSİZLİK SÜRÜYOR

CHP’li Erdem, Sağlık Bakanlığı’na yönelttiği önergede ise yeni hastane projesinin hangi aşamada olduğunu, 2026 yılı içinde yapılacağı açıklanan ihale takviminin geçerli olup olmadığını, tahsis krizinin projeyi geciktirip geciktirmeyeceğini ve söz konusu anlaşmazlığın yeni hastanenin kapasitesini etkileyip etkilemeyeceğini sordu. Erdem, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

“Antalya halkı modern, erişilebilir ve güçlü bir sağlık altyapısını hak etmektedir. Bakanlıklar arasındaki yetki ve mülkiyet tartışmaları nedeniyle bu yatırımın gecikmesine ya da küçültülmesine izin verilmemelidir. Sürecin takipçisi olmaya devam edeceğiz.”

Muhabir: Cemil Cahit Saraçoğlu