Cumhurbaşkanı Erdoğan imzasıyla 2026-2035 Aile ve Nüfus Yılı adıyla sunulan genelgede, gençlerin evlilik ile ailelerin daha çok çocuk yapması istenerek nüfusun artırılmasının planlandığını kaydeden Bankoğlu, “Aile kurumunun yine küresel yapılarca yıpratıldığını ve cinsiyetsizleştirme propagandasının yapıldığı genelgede uzun uzun anlatılmış. AKP’nin her eksiğinde dış güçler masalına sarılması bir acziyet göstergesidir” ifadelerini kullandı.
Evlilik ve çocuk sayısında son yıllardaki düşüşün tümüyle dış güçlerin propagandasına ve bireysel özgürlük arayışlarına bağlamanın da bir o kadar yanıltıcı olduğunu dile getiren Bankoğlu, “AKP, dünyanın en acı nüfus politikasını uygulamaktadır: milyonları açlık sınırı altında bir gelirle yaşamaya zorlayarak yoksulluğu tüm toplum kesimlerine yaymıştır. Genç işsizliğin Avrupa rekoru kırdığı, asgari ücretle çalışan oranının yüzde 50’lere ulaştığı bir ülkede gençler nasıl evlenecek? Geçim şartlarının her geçen gün zorlaştığı, temel gıdadan kiraya ekonomik yıkımın olağan hale geldiği yerde evliler neye güvenerek çocuk yapsın? Üstelik güvenliğin yanı sıra eğitim, sağlık gibi masrafların ne düzeyde arttığı da herkesin malumudur” değerlendirmesi yaptı.
GENELGE 22 YILLIK ÇÜRÜMENİN KILIFIDIR
“Bu genelge 22 yıllık bir çürümenin, ekonomik yıkımın ve kendi yarattıkları cehennemi örtbas etme çabasının yeni bir kılıfıdır” ifadelerini kullanan Bankoğlu şöyle devam etti: “Cinsiyetsizleştirme söylemi bu yönüyle aldatıcıdır. Halkın gerçek sorunlarına kör olan bu zihniyet, çocukları ve kadınları korumak yerine onları kendi ideolojik cenderesine hapsetmek istiyor. Saray rejimi, toplumu cinsiyetsizlik tehlikesi gibi hayali düşmanlarla oyalarken; sokaktaki gerçek tehlike açlıktır, sefalettir, geleceksizliktir! Siz hangi aileden, hangi nüfus artışından bahsediyorsunuz? Bugün bu ülkede gençler kafede bir çay içmeye korkuyor. Asgari ücretin ev kirasının yarısına bile yetmediği, sıradan bir düğün yapmanın milyonlarca liraya mal olduğu bir düzende gençler nasıl yuva kuracak? Marketlerde bebek mamalarının kilitli dolaplarda satıldığı, peynire, yağa hırsızlık alarmı takıldığı bir ülkede vatandaşa ‘çocuk yap’ demek, en hafif tabirle milletle alay etmektir.”
DERDİNİZ AİLE DEĞİL, TEK TİP BİR TOPLUM YARATMAK
Kendi bakamadığı çocuğun, kurduramadığı yuvanın hesabını vermeyen iktidarın, şimdi vatandaşın yaşam tarzına bekçilik yapmaya soyunduğunu ileri süren Bankoğlu, “Staj maskesiyle MESEM’lerde ucuz iş gücü olarak fabrikaların dişlileri arasına attığınız, iş cinayetlerinde can veren o çocukların hesabını verdiniz mi de şimdi aileyi korumaktan bahsediyorsunuz? Çocuklar sokaklar çetelerin ve uyuşturucunun pençesindeyken toplumu oyaladınız; bugün çıkmış dijital mecraları denetlemekten bahsediyorsunuz. Bugün yaşanan tüm bu sorunların tek sorumlusu sizsiniz. Sizin derdiniz çocuklar veya aile değil, sizin derdiniz tek tip bir toplum yaratmak!” dedi.





