2003 yılında Ankara’da doğan Süveybe Bakır, resme olan ilgisini, aldığı eğitimleri, sürdürdüğü çalışmalarıyla resim yolculuğunun detaylarını paylaştı. Bakır, 2021’de Gazi Üniversitesi Resim-İş Öğretmenliği Bölümünden 2025’te mezun olduktan sonra yüksek lisansa devam ediyor. Bakır, resme yönelmesinde lise yıllarında öğretmeninin kendisindeki yeteneği fark etmesinin etkili olduğunu söyleyerek, “Küçüklükten beri her zaman resim çiziyordum, resme ilgim vardı. Ama resmi hiç iş olarak, meslek olarak düşünmemiştim. 11. sınıftayken resim öğretmenim, ‘Neden resim öğretmeni olmuyorsun? Sen yeteneklisin’ dedi. Ben de orada düşünmeye başladım. 2. sınıfta bir yıl yetenek sınavına hazırlık kursuna gittim. Sonra farklı üniversitelerin sınavlarına girdim ama en son Gazi’ye karar verdim.” diye konuştu.

ÖZGÜN ÜSLUBUNU ÇALIŞARAK GELİŞTİRDİ

Genç ressam Süveybe Bakır, üniversite yıllarında sürekli üretim gerektiren yoğun bir eğitim sürecinden geçti. Derslerin yanı sıra tatillerde verilen çalışmaların da kendi üslubunu oluşturmasına katkı sağladığını belirten Bakır, “Sürekli aktifiz. Dönem boyu değil de her zaman çalıştığımız bir süreç oluyor. Hocam bizi çok zorlayan biriydi ama tatillerde bile ödev vermesi bana göre çok iyi bir geri dönüş oldu. Kendi özgün üslubumu bulmaya çalışırken o denemelerle buldum. Tatilde yaptığım ödevlerle, sürekli yaptığım denemelerle bu şekilde oluştu. Öyle olmasaydı belki bu kadar olmazdı. Mezuniyetin ardından resim yapma isteğim daha da arttı. Sanatçı kimliğim oldu artık, daha iyi hissettiriyor şu an resim yapıyor olmak” ifadelerini kullandı.

CANLI RENKLER, DURAĞAN FİGÜRLER

Resimlerini tek bir anlamla sınırlandırmak istemeyen Bakır, izleyicinin eserlerde kendi yorumunu bulmasını önemsediğini belirterek, “Genelde çok renk kullanıyorum ama figürlerim çok durağan oluyor. Depresif görünen, bir sorgulama içinde ve kendi içsel dünyasını sorgulayan figürler. Ben de sürekli kendimi tanımaya çalıştığım bir evredeyim. Sanatçıların yaptığı ne olursa olsun kendinden bir şeyler oluyor orada.” dedi.

Eserlerindeki canlı renklerle figürlerin duruşu arasındaki zıtlığa dikkat çeken Bakır, resimlerini açıklamak yerine izleyicinin kendi anlamını oluşturmasını istediğini belirterek, “İzleyici kendinden bir şeyler bulursa benim için daha hoş olur” dedi.

GENÇ RESSAMLAR SANAT ALANINDA YER ARIYOR

Genç ressam Süveybe Bakır, sanat alanında genç isimlere yeterince yer açılmadığını düşündüğünü söyledi. Özellikle büyük sanat fuarlarında genç sanatçıların karşılaştığı maddi ve yapısal engellere dikkat çeken Bakır, mevcut durumu şöyle anlattı: “Genel olarak sanat faaliyetleri Ankara’da, İstanbul’da yürütülüyor ve genelde ArtAnkara gibi büyük sanat fuarlarında yer alıyor. Ama bu sanat fuarlarında her sene aynı sanatçıların aynı eserlerini görmekten çok sıkıldım. Genç sanatçılara bu açıdan çok fazla yer verilmiyormuş gibi hissediyorum.” Bakır, genç sanatçıların fuarlara katılımında maddi imkanların da belirleyici olduğunu ifade ederek sözlerini şöyle sürdürdü: “Fuarlarda genel olarak ‘parayı veren resmini koyar’ gibi bir sistem işliyor. Bu yüzden piyasa sanatı çok fazla ortaya çıkıyor. Genç sanatçı ve öğrenciyken bunu karşılama imkânımız da olmayabiliyor. Bir galeriyle çalışmıyorsan, anlaşmalı değilsen çok mümkün olmuyor. Bu yüzden genç sanatçılara çok yer verildiğini ve önlerinin açıldığını düşünmüyorum.”

HEM EĞİTİMCİ HEM SANATÇI OLMAK İSTİYOR

Genç ressam Süveybe Bakır, gelecekte öğretmenlik yaparken sanat üretimini de sürdürmek istediğini söyledi. Resim tarzını dövme tasarımlarına da taşıyan Bakır, sanat eğitimi almak isteyen gençlere ilgi ve çalışmanın önemini vurguladı. Bakır, “Ben öğretmen olmayı çok istiyorum. Çocuklarla ilgileneyim, onlara bir şeyler gösterebileyim. Ben hem eğitimci olmak istiyorum hem sanatçı olmak istiyorum, bunu devam ettirmek istiyorum. Aynı zamanda ben dövmeciyim. Bazen kendi resim tarzımda özgün tasarımlar oluşturuyorum.” ifadelerini kullandı.

Sanatta yeteneğin tek başına yeterli olmadığını belirten Bakır, gençlere yönelik görüşünü şöyle aktardı: “Yeteneği olmayan da kesinlikle tercih edebilir ama ilgi en başından çok önemli. İlgisi yoksa kesinlikle girmesin. Çünkü gerçekten sabır gerektiren ve sürekli çalışma gerektiren bir alan. O yüzden neyi istiyorlarsa, neyi seviyorlarsa onu seçmeleri daha mantıklı.”

Muhabir: Melahat TAŞ