Pandemi süreci ve 6 Şubat'ta yaşanan depremler sonrası çalışanların “iyi olma hali”ne yönelik talebi belirgin şekilde arttı. Bu değişim, kurumların sunduğu destek hizmetlerine de doğrudan yansıdı.

AVİTA Değerlendirme Raporu’nun son beş yıllık verilerine göre çalışanların en çok tercih ettiği hizmet yüzde 40 oranıyla psikolojik danışmanlık oldu. Mevzuat danışmanlığı ise yüzde 26.7 ile ikinci sırada yer aldı.Bunu takip eden tıbbi bilgi danışmanlığı yüzde 11.3 ve sağlıklı beslenme danışmanlığı, mali bilgi ve ve veteriner danışmanlığı gibi konular yüzde 22’lik dilimi oluşturdu. Kira sözleşmeleri, kişisel hakların korunması ve vergi düzenlemelerindeki değişiklikler çalışanların mevzuat danışmanlığına erişim ihtiyacını artıran başlıca konular arasında bulunuyor.

Ruh Sağlığı Artık Kurumsal Gündemin Merkezinde

2025 Yılı Değerlendirme Raporu, eğilimin güçlenerek devam ettiğini ortaya koyuyor. Bu yıl en çok tercih edilen hizmet yüzde 43 ile yine psikolojik danışmanlık oldu. Çalışanların en çok talep ettiği ikinci hizmet ise yüzde 26 ile mevzuat danışmanlığı olarak öne çıktı. Mali konularda destek talebi de dikkat çekerken, özellikle vergilendirme esasları çalışanların en sık başvurduğu başlıklar arasında yer aldı.

Danışmanlık hizmetlerinden yararlananların yüzde 59’unu kadınlar, yüzde 41’ini erkekler oluşturdu. Erkek çalışanlar daha çok mevzuat danışmanlığına yönelirken, kadın çalışanlar psikolojik danışmanlık alanında daha yoğun destek talebinde bulundu. Psikolojik danışmanlık alanların yüzde 83’ü doğrudan kendileri için destek alırken, önemli bir bölümü aile bireyleriyle ilgili konularda uzmanlara başvurdu. En sık başvurulan konuların başında kaygı belirtileri gelirken; depresif belirtiler, çocukluk gelişimi ve evlilik sorunları da öne çıkan diğer başlıklar arasında yer aldı.

Çalışan İyi Oluşu: Sürdürülebilir Başarının Yeni Belirleyicisi

AVİTA İş Mükemmelliği Müdürü Banu Mercan Öztürk yaptığı açıklamada; “Pandemi sonrası değişen çalışma düzeni; iş-yaşam dengesinin zorlanması, ekonomik belirsizlikler ve travmatik deneyimler çalışanların ruhsal yükünü belirgin biçimde artırdı. Bu tablo artık yalnızca bireysel bir mesele değil; kurumsal performansı doğrudan etkileyen stratejik bir başlık haline geldi. Psikolojik destek alan çalışanlar zihinsel ve fiziksel olarak toparlanma fırsatı buluyor, işlerine daha dengeli, odaklı ve motive biçimde geri dönüyor. Nitekim ruh sağlığına yapılan yatırım; devamsızlık oranlarının azalması ve çalışan bağlılığının artmasıyla doğrudan ilişkilendiriliyor. AVİTA olarak 2025 yılı boyunca 52 binin üzerinde seans gerçekleştirdik. Sunduğumuz hizmetler sayesinde müşterilerimiz toplam 93.519 saatlik çalışan zamanı tasarrufu elde etti. Bununla birlikte, hizmetlerimizin iş yaşantısına olan somut etkilerini verilerle de gözlemledik.

Psikolojik destek almadan önce, psikolojik durumunun iş yaşamını olumsuz etkilediğini belirten çalışanların oranı yüzde 51.50 idi. Destek süreci sonrasında yapılan anketlerde ise danışanların yüzde 86’sı psikolojik durumlarının iş yaşantılarına olumlu yansıdığını ifade etti. Benzer bir iyileşme, işe motivasyon konusunda da görüldü. Destek öncesinde, psikolojik durumundan dolayı işe hevesli gitmediğini belirten çalışanların oranı yüzde 56.29 seviyesindeydi. Psikolojik destek sonrasında ise çalışanların yüzde 88’i işe yönelik motivasyon ve bakış açılarının olumlu yönde değiştiğini paylaştı. Tüm bu veriler, günümüz çalışanının ihtiyaç duyduğu desteğe hızlı ve kolay erişmek istediğini açıkça gösteriyor. Psikolojik danışmanlıktan mevzuata, mali konulardan tıbbi bilgiye; sağlıklı beslenmeden yenidoğan bakımına, ofis ergonomisinden veteriner danışmanlığına kadar geniş bir yelpazede 7/24 erişim sunan destek sistemleri artık çalışan deneyiminin ayrılmaz bir parçası oldu.



Uzman desteğine tek noktadan ve kesintisiz erişim imkânı sunulması, çalışanların zorlayıcı dönemlerde kendilerini güvende hissetmelerine yardımcı olurken günlük meseleleri büyümeden yönetebilmelerine olanak tanıyor. Bu yapı, belirsizlik anlarında rehberlik sağlayarak hem bireysel toparlanmayı hızlandırıyor hem de iş akışında aksamaların önüne geçiyor. Yakın gelecekte bütüncül danışmanlık çözümlerini çalışan deneyiminin merkezine alan kurumların çoğalacağını düşünüyoruz. Günümüzde kurumsal güçte fark yaratan unsur yalnızca finansal tablolar değil; insanların psikolojik sağlamlığı, bedensel iyilik hâli ve özel yaşam dengesi de kurumsal gücün önemli göstergeleri arasında yer alıyor. Bu alanlara sistemli yatırım yapan şirketler, uzun vadede daha güçlü ve dirençli bir organizasyon kültürü inşa ediyor. Günümüz iş dünyasında çalışanlara sağlanan destek hizmetleri bir yan hak değil, sürdürülebilir başarının temel yapı taşlarından biri haline gelmiş durumda” dedi.

Muhabir: Nursel Dilek Manavbaşı