İzmir Diş Hekimleri Odası (İZDO) Yönetim Kurulu Başkanı Ersin Atinel, ağız ve diş sağlığının yalnızca ağızla sınırlı olmadığını, kalp-damar hastalıklarından diyabete, gebelik sağlığından bağışıklık sistemine kadar genel sağlığı doğrudan etkilediğini belirterek, sağlıklı bir toplum için koruyucu sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.

İZDO'nun yalnızca meslek mensuplarını temsil eden bir kuruluş olmadığını vurgulayan Atinel, toplum sağlığını geliştiren, bilimsel çalışmaları destekleyen ve sağlık politikalarına katkı sunan bir meslek örgütü olarak faaliyet gösterdiklerini ifade etti.

"Eğitime yapılan yatırım toplum sağlığına yatırımdır"

Diş hekimliğinde dijital teknolojiler, yapay zekâ destekli tanı sistemleri, üç boyutlu görüntüleme ve yeni nesil tedavi yöntemleriyle önemli bir dönüşüm yaşandığını belirten Atinel, bu değişime uyum sağlamanın yolunun sürekli eğitimden geçtiğini dile getirdi.

İZDO'nun yıl boyunca düzenlediği kongreler, seminerler, uygulamalı kurslar ve sertifikalı eğitim programlarıyla meslektaşlarının güncel bilgiye erişimini sağladığını belirten Atinel, amaçlarının teknolojiyi yakından takip eden, etik değerlere bağlı ve uluslararası standartlarda hizmet sunan diş hekimlerinin sayısını artırmak olduğunu söyledi.

Meslek içi eğitimin hem hekimlerin gelişimine hem de hastaların daha güvenli ve kaliteli sağlık hizmeti almasına katkı sunduğunu ifade eden Atinel, "Eğitime yapılan her yatırım, toplum sağlığına yapılan yatırımdır." dedi.

Koruyucu diş hekimliği vurgusu

Koruyucu diş hekimliği uygulamalarının yaygınlaştırılmasının sağlık harcamalarını azaltacağını kaydeden Atinel, çocukların erken yaşta doğru ağız ve diş sağlığı alışkanlıkları kazanabilmesi için okullarda ve toplumun farklı kesimlerinde eğitim çalışmalarının artırılması gerektiğini belirtti.

Koruyucu hekimlik anlayışının güçlenmesiyle hem yaşam kalitesinin yükseleceğini hem de tedavi maliyetlerinin azalacağını ifade eden Atinel, diş hekimlerinin toplumun her kesimine ulaşmasının önemine dikkat çekti.

"Plansız fakülte artışı yeniden değerlendirilmeli"

Türkiye'de plansız şekilde artan diş hekimliği fakültelerinin mesleğin geleceği açısından önemli riskler oluşturduğunu belirten Atinel, sağlık insan gücü planlamasının bilimsel veriler doğrultusunda yapılması gerektiğini söyledi.

Bazı fakültelerde akademik kadro yetersizliğinin eğitim kalitesini olumsuz etkileyebildiğini dile getiren Atinel, her yıl binlerce yeni mezunun iş hayatına katıldığını ancak nitelikli eğitim, güçlü akademik kadrolar ve sürdürülebilir istihdam politikalarının birlikte planlanmasının zorunlu olduğunu ifade etti.

2030 yılında Türkiye'deki diş hekimi sayısının 130 bine ulaşmasının beklendiğini hatırlatan Atinel, kontrolsüz büyümenin haksız rekabeti artırabileceğini ve sağlık hizmetlerinin niteliğini olumsuz etkileyebileceğini söyledi.

Genç diş hekimlerinin meslekleri dışında alanlarda çalışmak zorunda kalmasının hem insan kaynağı hem de ülke ekonomisi açısından önemli bir kayıp olduğunu vurgulayan Atinel, diş hekimliği eğitiminde kaliteyi esas alan ve planlı istihdamı destekleyen uzun vadeli politikaların hayata geçirilmesi çağrısında bulundu.

Muhabir: Hatice Gürel