Maden işçileri, ücret, kıdem ve ihbar tazminatları ile diğer işçilik alacaklarının ödenmesi talebiyle Nisan ayında Ankara'ya yürüyüş düzenlemiş, ardından günler süren açlık grevi gerçekleştirmişti. İşçiler, kamu kurumlarının aracılığıyla verilen taahhütlerin ardından eylemlerini sonlandırmış ancak alacaklarının tamamının ödenmediğini belirterek yeniden harekete geçmişti. Ankara'ya gelmek isteyen maden işçileri güvenlik güçleri tarafından Beypazarı'nda durdurulurken bu sırada Bağımsız Maden İş Sendikası Genel Başkanı Gökay Çakır, sendika avukatları ve işçi temsilcilerinden oluşan heyet, İçişleri Bakanlığı'nda gerçekleştirilen toplantıda kamu yetkilileri ve şirket temsilcileriyle görüştü. Görüşmenin ardından heyet Madenci Anıtı önünde basın açıklaması gerçekleştirdi.

''İŞÇİLER NE KARAR VERİRSE ONA GÖRE HAREKET EDECEĞİZ''
Açıklamada konuşan Çakır, görüşmeye iki sendika avukatı, üç işçi temsilcisi, şirket yetkilileri ve kamu temsilcilerinin katıldığını belirterek, görüşmenin sonuçlarını önce işçilerle değerlendireceklerini söyledi.
"İşçilerle bir istişare yapacağız. Gördüklerimizi ve duyduklarımızı anlatacağız. İşçiler ne karar verirse ona göre hareket edeceğiz" diyen Çakır, bundan sonraki sürece ilişkin kararın işçilerin değerlendirmesinin ardından netleşeceğini ifade etti.
Şirket yetkililerinin alacakların ödenememesine ilişkin olarak finansal sıkıntıları gerekçe gösterdiğini aktaran Çakır, işçilerin taleplerine ilişkin değerlendirmelerin kamuoyuyla daha sonra paylaşılacağını kaydetti.
Bir gazetecinin eylemlerin nerede devam edeceğine ilişkin sorusu üzerine Çakır, Ankara'ya gelmek isteyen işçilerin Beypazarı çıkışında emniyet güçlerinin oluşturduğu noktada bekletildiğini belirterek, "İşçi arkadaşlarımız yürüyelim derse yürüyeceğiz, Ankara'ya gelelim derlerse geleceğiz. Burada duralım derlerse burada duracağız. Kararı işçiler verecek" dedi.

''VERİLEN SÖZLER GERÇEKLEŞMEDİ''
Basın açıklamasında soruları yanıtlayan maden işçilerinden biri, Ankara'da gerçekleştirdikleri açlık grevi ve eylemleri kamu kurumlarının huzurunda verilen sözlere güvenerek sonlandırdıklarını söyledi.
İşçi, "Biz buradaki direnişimizi ve eylemimizi üç bakanlığın huzurunda verilen söze dayanarak bitirmiştik. O sözlere güvenerek evlerimize döndük. Buradan ayrılırken haklarımızın ödeneceğine inanıyorduk. Ancak geldiğimiz noktada verilen sözler gerçekleşmedi. Birçok arkadaşımız alacaklarının büyük bölümünü alamamış durumda" dedi.
Yıllardır süren mağduriyet nedeniyle yaşamlarının sürekli belirsizlik içinde geçtiğini ifade eden işçi, "Yıllardır zaten bütün bayramlarımızı, bütün günlerimizi sıkıntılarla geçiriyorduk. Bu bayramı da yine umutlarımız ve hayallerimiz kırılmış şekilde geçirdik. Buradan sevinerek ayrılmıştık ama maalesef sözler havada kaldı" ifadelerini kullandı.
Şirket yönetiminin daha önce verdiği sözlerin yerine getirilmediğini savunan işçi, "Biz firma yetkililerinin sözlerine zaten güvenmiyorduk. Ama burada üç bakanlığın huzurunda verilen söze güvenmiştik. Sendikamız da aynı şekilde bakanlıkların çağrısını dikkate alarak eylemi sonlandırmıştı. Bugün geldiğimiz noktada yeniden ne yapılacağını değerlendireceğiz. Hak arama mücadelemizden vazgeçmiş değiliz" diye konuştu.

''ÇOCUKLARIMIZIN İHTİYACINI KARŞILAYAMIYORUZ''
Bir başka maden işçisi ise yaşadıkları ekonomik sıkıntıların her geçen gün arttığını belirterek, haklarını alana kadar mücadeleyi sürdüreceklerini söyledi.
İşçi, "Her bayramı buruk geçirmeye alıştık. Aslında bu sıkıntılar yıllardır devam ediyor. Bu eylemleri de artık bu sorunlar son bulsun diye başlatmıştık. Verilen sözler yerine gelmedi. Şimdi arkadaşlarımızla istişare ettikten sonra mücadelemize kaldığımız yerden devam edeceğiz" dedi.
Alacaklarını tahsil edemedikleri için temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandıklarını dile getiren işçi, "Açız. Alacaklarımızı alamıyoruz. Çocuklarımızın ihtiyaçlarını karşılayamıyoruz. Evlerimiz kira, kiralarımızı ödeyemiyoruz. Mecburi faturaları bile ancak günlük işlerde çalışarak karşılayabiliyoruz. Bunun bir an önce sonlanması için ne gerekiyorsa yapacağız" ifadelerini kullandı.
İşçi, şirketten kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ücretsiz izin dönemlerine ait ücretler ve toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan fark alacaklarının bulunduğunu belirterek, bu taleplerin tamamının bakanlıktaki görüşmede gündeme getirildiğini söyledi.
İşçilerin, bakanlıktaki görüşmenin ardından yapılacak değerlendirme toplantısında bundan sonraki eylem takvimine ilişkin karar vermesi bekleniyor.


