İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Emine Yıldırım, 4 Şubat Dünya Kanser Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, kanserle mücadelede en güçlü silahın farkındalık ve erken tanı olduğunu vurguladı. Yıldırım, düzenli tarama programlarının birçok kanser türünde hayat kurtarıcı rol oynadığını belirtti.
Doç. Dr. Emine Yıldırım, bilimsel veriler ve ulusal–uluslararası kılavuzlar doğrultusunda tarama programlarının en etkili olduğu kanser türlerinin meme kanseri, kolorektal (kalın bağırsak) kanseri, rahim ağzı (serviks) kanseri ve prostat kanseri olduğunu söyledi. Bu kanserlerde düzenli taramanın, hastalığın erken evrede saptanmasını sağlayarak tedavi başarısını belirgin şekilde artırdığına dikkat çekti.
Her yıl 4 Şubat’ta kutlanan Dünya Kanser Günü’nün, Uluslararası Kanser Kontrol Birliği öncülüğünde yürütülen küresel bir farkındalık hareketi olduğunu belirten Yıldırım, 2026 yılının temasının “Eşsiz Olanla Birleşmiş” olduğunu ifade ederek, “Her bireyin kanser yolculuğu kendine özgüdür ancak çözüm ancak toplum olarak birlikte hareket edilirse mümkündür” dedi.
Kadın sağlığı açısından meme kanserinin özel bir yere sahip olduğunu vurgulayan Yıldırım, “Meme kanseri, kadınlarda en sık görülen kanser türüdür ve her 8 kadından biri yaşamının bir döneminde bu hastalıkla yüzleşmektedir. Ancak erken tanı sayesinde bugün meme kanseri büyük oranda tedavi edilebilen bir hastalıktır. Bu nedenle 40 yaşından itibaren düzenli ve yıllık mamografi takibi hayat kurtarır” diye konuştu.
Kolorektal kanserlerin çoğu zaman iyi huylu poliplerden geliştiğini ve bu sürecin yıllar aldığını ifade eden Yıldırım, Sağlık Bakanlığı önerileri doğrultusunda 50–70 yaş arası kadın ve erkeklerde iki yılda bir gaitada gizli kan testi ve 10 yılda bir kolonoskopi yapılmasının önerildiğini hatırlattı. Bu sayede kanser oluşmadan önce poliplerin saptanıp çıkarılmasının mümkün olduğunu söyledi.
Kanser taramalarının sadece erken tanı değil, bazı kanser türlerinde hastalığın tamamen önlenmesine de katkı sağladığını belirten Yıldırım, taramaların bireysel bir tercih olmanın ötesinde toplum sağlığını doğrudan etkileyen koruyucu sağlık hizmetleri olduğunu vurguladı.
Kanserden korunmada bireysel sorumlulukların da önemine dikkat çeken Yıldırım, sağlıklı beslenme, ideal kilonun korunması, düzenli fiziksel aktivite, sigara ve alkolden uzak durma, güneşten korunma ve düzenli hekim kontrollerinin kanser riskini belirgin şekilde azalttığını ifade etti. Ailesinde kanser öyküsü bulunan bireylerin ise tarama programlarına daha erken yaşta başlaması ve takiplerinin kişiselleştirilmesi gerektiğini söyledi.
“Kanserden korkmak yerine, geç kalmaktan korkmalıyız” diyen Yıldırım, sözlerini, “Düzenli taramalar, bilinçli bireyler ve güçlü bir sağlık sistemi ile kanserle mücadelede çok daha yol alabiliriz. Bugün yapılacak bir tarama, yarın bir hayatı kurtarabilir” ifadeleriyle tamamladı.



