En heyecanlı yerinde kesilen ve devamı bir sonraki bölümde gelecek olan dizi filmleri bile bu kadar merak uyandırmıyordu.

Dolar aşağı, dolar yukarı…

Konu bankada hesabı olanlar kadar olmayanları da ilgilendirdiğinden herkes yeşil banknotların geleceği ile ilgili gelişmelere odaklanmıştı…

Dillerden düşmüyordu…

-Haberin var mı 19'a dayanmış…

-Ben demiştim…Yıl sonuna kadar 20'yi bulur…

- Keşke beni de uyarsaydın.

- Kabahat sizde. 20'yi bulur dediğimde hiçbiriniz inanmamıştınız.

Tahminler havalarda uçuşurken Merkez Bankası'nın piyasalara müdahalesi, dolar zirvedeyken parasını çekenlerin yüzünü güldürdü.

''Biraz daha'' beklentisi içindekilerin ise ''tüh be'' demesine yol açtı…

Durum bana yaygın bir fıkrayı anımsattı:

Rulet masasının başına çöreklenmiş adam, içindeki sese uyar ve tüm parasını ''kırmızı'ya yatırır.

Krupiyenin çevirdiği top döner döner sonunda kırmızıda durur…

Adam, epey para kazanmıştır. Tam masadan ayrılacakken İçindeki ses yine ''kırmızı'' der.

Sese uyar, top yine kırmızıda durur. Artık servet denecek ölçüde para kazanmıştır.

''Bu kadar yeter'' diyerek, masadan ayrılacakken yine o ses kulağında çınlar: Kırmızı.

Dayanamaz tüm kazandıklarını kırmızıya yatırır. Krupiyenin çevirdiği top döner döner bu kez mavide durur.

Kazandığı tüm servet bir anda yok olup gitmiştir.

Masadan ayrılırken içindeki sesi bir kere daha duyar:

''Tüh be''

Şimdi kimilerinin yüzünde güller açıyor…

Kimileri ''Tüh be'' diyor…

Telefonlar ise susmak bilmiyor:

''Ben demiştim…''

''Keşke beni de uyarsaydın''

''Dert etme yine yükselir''

''Öyle mi dersin''

Dolar düştü… Çarşı-pazardaki fiyatlar da düşer mi sence…

Sanmam. Hem düşse ne olur…

Öyle de el yakıyor, böyle de…