Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu tarafından yapılan açıklamada, ülke ekonomisindeki son gelişmeler ve TÜİK verilerine ilişkin değerlendirmelerde bulunarak şunlara yer verdi: "Yanlış ekonomi politikalarında ısrar ve kötü yönetim sonucu içine düştüğümüz ekonomik kriz aydan aya derinleşirken, TÜİK’in gerçekleri makyajlamaya yönelik beyhude çabası sürüyor. Verdiği yanlış rakamlarla emekçinin ücretinin erimesine yol açan, kamu emekçisi ve emeklisinin zammını düşürmek için adeta gayret sarf eden; ama ne hikmetse 'hakkımızı çalıyor' dediğimiz için bizi dava eden TÜİK, 'yalancı ve hırsız' imalarıyla barışmasını gerektirecek şekilde bir enflasyon raporu daha yayımladı."

"MARKET REYONLARINDA 100 LİRANIN ALTINDA HERHANGİ BİR ÜRÜN YOK"

Yıldırım, market fiyatları ve enflasyon oranları hakkında şunları söyledi: "Bugün 3 Nisan ve Mart enflasyonu açıklandı az önce: yüzde 2.30 Buraya gelirken marketten alışveriş yaparak geldik. Sebze ve meyvelerden örnek numuneleri satın aldık. Bir önceki ay da aynı işlemi yapmıştık. Bir ay öncesine göre, bir ay sonra herkesin mutfağında kullanmış olduğu domatesinden biberine, salatalığından diğer ürünlerin hepsini aldık. 99.99 yani 100 liranın altında herhangi bir meyve sebze markette bulmak mümkün değil. Bakın, 100 liranın altında herhangi bir meyve sebze market reyonlarında yok. Çünkü sokak enflasyonu, TÜİK’in nereden bulduğunu bilmediğimiz, mahkemelerde açıklamalardan çekindiği, nerede hesap yaptığını bilemediğimiz, bulamadığımız rakamlarda TÜİK yüzde 2.30 açıkladı bugün. yüzde 2.30 neredeyse Avrupa ülkeleriyle eşit. Türkiye açıkladığı rakamlar yüzde 30’un üzerinde, ENAG iki katını açıklıyor. Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu ise geçen yıldan bu yıla gıda enflasyonunun yüzde 60’ın üzerinde olduğunu; Ocak, Şubat ve Mart aylarında gıda enflasyonunun yüzde 20’yi geçmiş durumda olduğunu biliyor. Hal böyleyken TÜİK ısrarla Türkiye’de enflasyon yokmuş gibi davranmaya devam ediyor."

"SAVAŞ OLAN ÜLKEDE DOMATES 16 LİRA TÜRKİYE'DE 100 LİRA"

Enflasyonun gerekçesi olarak sunulan savaş durumuna ilişkin şu kıyaslama yapıldı:

"Biz Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu, hükümetin her yıl, her ay başka bir bahane bulmasından bıktık. Bu yıl 'Savaş var' diyor. 'İran’da savaş var' diyor. Evet var, ama savaş olan ülkede domatesin kilosu 16 lira, savaş olmayan ülkede -Türkiye’de- 100 lira. Bunu savaşla açıklamanız mümkün değil. 3 yıldır savaşıyor, kim? Rusya ve Ukrayna. Ukrayna’da bugünkü enflasyon, güncel enflasyon yıllık yüzde 7.60. Rusya’da yüzde 14. Suriye, hani 'battı, bitti, öldü, savaştan yeni çıktı' dediğimiz Suriye’de yüzde 12 enflasyon. Savaşın olmadığı Türkiye’de, o da nasıl olduğu tespit edilemeyen rakamlarda, yüzde 30’un altına inemedi bir türlü. Ama resmi rakamlara baktığımızda iki katı, yüzde 50-60’ın altında değil."

"ZAMLAR DAHA CEBİMİZE GİRMEDEN KENDİ RAKAMLARINA BİLE EZİLDİ"

Kamu çalışanlarının maaş ve zam durumuna dair şu ifadeler kullanıldı:

"Kamu çalışanlarıyla ilgili toplu sözleşmede yetkili konfederasyonun yetersizliği, pasifliği ve mücadeleden kopukluğu nedeniyle yine Hakem Heyeti’ne talimatına uyarak yüzde 11 ilk altı ay için zam verildi. 3 ayda şu anki kendi açıkladıkları sahte rakamlara, gerçek dışı rakamlara göre bile şu an yüzde 10; 3 ayda bak. 6 ayda yüzde 11 verdiler, 3 aylık enflasyon yüzde 10’u geçti. Gerçek rakamların bunun çok daha üstünde olduğunu biliyoruz. Tüm kamu çalışanları kirasını ödemekte, doğalgazını ödemekte, evine gıda ürünleri almakta zorlanıyor. Beslenmede zorlanıyor. Bunun sebebi yetkili konfederasyondur. Yetkili konfederasyon asıl işini bir tarafa bırakmış, geçen gün Cumhuriyet’e laf söyleme yarışına girmiş. Kendisi Cumhuriyet sayesinde o koltukta oturuyor ama Cumhuriyet’i eleştirmeyi kendinde hak buluyor."

"TÜRKİYE SAVAŞA GİRMİYORSA CUMHURİYET SAYESİNDEDİR"

Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu

Genel Başkanı Orhan Yıldırım , Türkiye'nin savaşa girmemesini ve savaşın dışında kalmasını cumhuriyetin varlığına dayandırarak şunları söyledi:

"Narkozda olan var, ama narkozda olan Cumhuriyet değil. Cumhuriyet’in varlığı sayesinde bugün Suriye’de savaş var Türkiye’de yok, Irak’ta var Türkiye’de yok, İran’da var Türkiye’de yok. Türkiye savaşa girmiyorsa, savaşın dışında kalabilmişse Cumhuriyet’in değerleri, Cumhuriyet’in kazanımları ve Cumhuriyet’in yetiştirdiği insanlar üzerinden yok. O nedenle herkes ağzından çıkanı kulağı duyacak. Asıl işiyle uğraşacak. Cumhuriyet emin ellerde ve ilelebet yaşamaya devam edecek."

"VATANDAŞ SOYULURKEN BANKALAR 2 AYDA 166 MİLYAR KAR YAZDI"

Ekonomik tablodaki eşitsizliğe ve finans sektörüne yönelik şu ifadelere yer verildi:

"Merkez Bankası Başkan Yardımcısı iki gün önce açıklama yapıyor. Diyor ki: 'Hükümet asgari ücreti yüksek belirledi' diyor. Yani 28.000 liralık ücreti 'çok' diyor. Türkiye’de enflasyonu oluşturan asgari ücretliler değil; rantçılardır, faizlerden beslenenlerdir. Türkiye’de herkes zararda, KOBİ’ler de zarar ediyor ama bir yer kâr yapıyor. Bankalar Ocak ve Şubat aylarında 166 milyar kâr yazdı. Dolar cinsinden 4 milyar dolar. Vatandaş soyuluyor. Bankalar tefeci faiziyle parayı geri alıyor. Sıkışan vatandaşın kredi kartlarından inanılmaz fahiş faizler alınmaya devam ediyor. Bir an önce piyasa koşullarının normaline indirilmeli ve faizler silinmelidir."

"ABD HİÇBİR ÜLKEYE DEMOKRASİ GÖTÜRMEDİ İRAN'A DA GÖTÜRMEYECEK"

Dış politika konusunda değinen Yıldırım, şunları kaydetti:

"Dünyadaki en büyük emperyalist devlet ABD’dir. ABD başta olmak üzere onun yancısı İsrail’i İran’a saldırılarından dolayı kınıyoruz. Hiç kimse başka bir ülkenin halkını sadece silah gücü yüksek diye bombalarla vuramaz. ABD dünyadaki hiçbir ülkeye demokrasi ve özgürlük götürmemiştir bugüne kadar. İran’a da demokrasi ve özgürlük götürmeyecektir, niyeti de zaten bu değildir."

"ESRA IŞIK BİZİM SESİMİZDİR, DERHAL SERBEST BIRAKILMALIDIR"

Akbelen ormanları ve çevre mücadelesine dair şu ifadeler kullanıldı:

"Rantçılar, madenciler için Türkiye’nin bütün ormanları peşkeş çekildi. Akbelen ormanlarını korumak için mücadele eden Esra Işık kardeşimizi tutukladılar. Hepimiz Esra Işık kardeşimizin sesiyiz. Esra Işık bizim sesimizi orada dillendirmiştir. Bu yüzden derhal serbest bırakılmalıdır."

"TÜİK BU RAKAMLARI NEREDEN BULDUĞUNU MAHKEMEDE AÇIKLAMAK ZORUNDA KALACAK"

Yıldırım, açıklamanın sonunda kararlığa vurgu yaparak şunları söyledi:

"TÜİK sahte rakamları açıklamaya devam ediyor. Sokak enflasyonu asla TÜİK ile örtüşmüyor. Anneler, babalar çocuklarını doyurmakta zorlanıyor. TÜİK, Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu'nu mahkemeye verdi ama hala rakamları nereden bulduğunu açıklamıyor. Biz onu mahkemede açıklattırmaya zorlayacağız. Halkın enflasyonu yüzde 100'ü aşmışken, bize sanal rakamlarla masal anlatıyorlar. Birleşik Kamu-İş asla ne sözünü geri bırakacak, ne sesini kısacak, ne de alanlardan geri çekilecek" diyerek sözlerini noktaladı.

Muhabir: Melahat TAŞ