Ankara Doğu Anadolu Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinden Ankara’ya yönelik nüfus hareketlerini mercek altına aldı. Dernek Başkanı Önder Boğa, “TÜİK verilerini merkeze alarak hazırladığımız raporumuz, başkentimizin yalnızca bir bürokrasi şehri değil, aynı zamanda güvenli, erişilebilir ve ekonomik açıdan bir ‘yeniden hayat kurma merkezi’ hâline geldiğini bilimsel verilerle ortaya koymaktadır” dedi.

Yapılan analizlerin, 2020-2025 yılları arasında Ankara’ya yönelik nüfus hareketlerinin özellikle deprem bölgesindeki illerden gelen yoğun taleple şekillendiğini belirten Boğa, “Beş yıl içerisinde Ankara’da yaşayan Hataylıların oranı yüzde 64,4 artarken, Adıyamanlılar için bu oran yüzde 42,4, Kahramanmaraşlılar için yüzde 29,6 ve Malatyalılar için yüzde 20,2 olmuştur. Bu illerimizden başkentimize olan göç, sadece geçici bir barınma ihtiyacıyla açıklanamayacak kadar derin ve kalıcı bir eğilimdir. Ankara’nın birinci derece deprem kuşağında yer almaması, güçlü sağlık, eğitim ve kamu hizmetleri altyapısı, insanlarımızı başkenti bir ‘ikincil güvenli yaşam merkezi’ olarak görmeye teşvik etmiştir” ifadelerini kullandı.

"KENTLEŞME PROJELERİ İVEDİLİKLE GÜNCELLENMELİ"

Boğa, “Ankara’nın bu hızlı demografik değişimi; kiralık konut talebinden altyapı ihtiyaçlarına kadar yeni stratejilerin geliştirilmesini zorunlu kılmaktadır. Göçün sadece nüfus hareketi değil, aynı zamanda umut, yeniden başlangıç ve toplumsal dayanışma meselesi olduğuna inanıyoruz. Stratejik planlama yapılmalıdır. Konut politikaları, ulaşım yatırımları ve depreme dayanıklı kentleşme projeleri ivedilikle güncellenmelidir. Sosyal uyum ve istihdama yönelik politikalar geliştirilmelidir. Göç eden vatandaşlarımızın kent yaşamına hızlı uyum sağlamaları için mesleki eğitimlere ve istihdam planlamalarına ağırlık verilmelidir” dedi.

Boğa, dernek olarak Ankara’ya yerleşen vatandaşlara destek olmaya devam edeceklerini belirterek, “Gelecek umuduyla doğdukları topraklardan ayrılıp başkentimize gelen tüm hemşerilerimize kapımız ve gönlümüz açıktır. ‘Yeniden hayat kurma’ sürecinde sosyal uyumu desteklemek, dayanışmayı büyütmek ve başkentimizi herkes için daha yaşanabilir kılmak temel gayemizdir” ifadelerini kullandı.

"ANKARA BİR GEÇİŞ VE TUTUNMA MERKEZİ KONUMUNDA"

Raporda yalnızca deprem sonrası değil, bölgelerden süregelen göç eğiliminin de devam ettiği belirtildi. Buna göre son beş yılda Ankara’da yaşayan Vanlıların nüfusu yüzde 31,9, Ağrılıların yüzde 27,9, Şanlıurfalıların yüzde 25,1 ve Batmanlıların yüzde 24,8 oranında arttı.

Boğa, “İllerimizden Ankara’ya olan göç; gençlerimizin kariyer beklentileri, eğitim olanakları ve ekonomik fırsat arayışlarının bir yansımasıdır. Ankara, 12 organize sanayi bölgesi ve geniş istihdam olanaklarıyla, hemşehri dayanışma ağlarının da desteğiyle bu nüfus için bir ‘geçiş ve tutunma merkezi’ konumundadır” değerlendirmesinde bulundu.

Muhabir: Muhammet Ali Yahşi