Suratlar asık, moraller bozuk…
Yalnız ''yaşlılar'' grubundakiler değil, kısıtlamalardan nasibini az ya da çok alanların tamamı sıkıldı zorunlu ev hapsinden.
Haklılar da…
Kolay değil dört duvar arasına tıkılıp kalmak.
Üç gün-beş gün değil ki dişini sıkıp, özgürlüğün yolunu sabırla gözleyesin.
Maskeli yaşamda bir yılı geride bıraktık…
Salgınla ilgili günlük raporlara bakılırsa içinde bulunulan sıkıntılı durum daha bir hayli sürecek.
Dört yüze doğru tırmanan can kayıpları, yeni vakalar, hastanelerin doluluk oranlarının tavan seviyelere gelmesi, kısıtlama önlemlerinin artırılacağı, 15 gün süreyle tam kapanmanın uygulanabileceği yolundaki söylentileri güçlendiriyor.
Geçen dönemlerde havaların ısınmaya başlamasıyla birlikte tatil hesapları yapanlar, salgın nedeniyle yeni arayışlara girdi…
Daha çok da yazlığı olmayanlar….
Çevre binalardaki hazırlıklara bakılırsa alternatiflerden birini, belki de en revaçta olanı ''balkon turizmi'' oluşturacak…
Ankaralılar, şimdiden balkon temizliğine başlamış…
Uzun ve orta vadeli meteorolojik tahminlere bakıp ''bahar kokusunun'' sıcaklıkların artmasıyla daha da yoğunlaşacağı müjdesini alanlar, bir elde hortum, bir elde süpürge kendi turizm alanlarının konforunu sağlama uğraşında…
Olası yağmur geçişlerine rağmen masalar, sandalyeler bile yerlerini almış çoğu balkonda.
Ramazan ayının sonlanmasıyla birlikte balkonlar sayfiye yerlerine dönecek.
Hazırlıklar onu gösteriyor…
Ama tedbiri de elden bırakmamak lazım…
Mesafe önemli…
Olabildiğince maske de…
Yan binadaki komşuların…
Karşı binadakilerin
Seslerini duyar gibiyim…
''Bahar morali''
Ya ekonominin can damarlarından turizmin durumu…
Pandemi mağduru işletmeler…
Oteller, moteller?
Birbirinden cazip ''zor durum'' kampanyaları,
Fiyat indirimleri…
Ödeme kolaylıkları…
Durumlar zor…
Hem de çok zor…