Milli mücadele yıllarında Atatürk düşmanlığı 'Batı dünyası'nda da yaygındı... Ancak o dönemde bile Ankara hükümeti ile savaş halinde olan ülkelerden gelen bir çok 'Batılı' aydın önyargılarını terketmiş ve ülkeden ona hayranlık duyarak ayrılmışlardır...

Berthe Georges Gaulis, onlardan biridir...

Bugünkü yazımızda, Ulusal Kurtuluş Savaşımız sırasında üç kez Ankara'yı ziyaret eden, Mustafa Kemal'in konuğu olarak onun fikirlerini öğrenen ve gördüklerini olduğu gibi anlatarak Fransa'da ulusal kurtuluş mücadelesine karşı yürütülen propagandanın kırılmasında önemli rol oynayan bu gazeteci/yazarın Türkçeye 'Çankaya Akşamları' olarak çevrilen kitabından söz edeceğiz.

***

Fransa'nın Türkiye'de işgalci bir güç olmaya devam ettiği koşullarda Türkiye'ye gelen Madam Gaulis, daha önce Fransa'nın Fas ve Mısır'daki varlığının etkilerini inceleyen araştırmalar yapmış ve düşüncelerini Fransız yetkililere iletmiş olan etkili bir gazeteciydi...

Türkiye'ye ulusal kurtuluş savaşının henüz başlarında, İnönü muharebelerinin hemen ardından yapmış olduğu ilk ziyaret, muhakkak ki Fransa dışişlerinin bilgisi dahilindeydi...

Fransa'nın Sakarya savaşının hemen ardından Türkiye ile Ankara Anlaşması'nı imzalayarak Türkiye'nin güneyindeki işgal bölgelerinden çekilmesi ve Hatay'la ilgili özerklik kararını vermesinde, Madam Gaulis'in Ankara'ya yaptığı geziler ve Mustafa Kemal Paşa ile yaptığı söyleşiler sırasında edindiği izlenimleri Fransa Dışişlerine aktarmasının da bir katkısı olduğu düşünülebilir.

***

Gaulis'in Fransa'da 'Yeni Türkiye' başlığı altında yayınlanan kitabında en dikkat çeken husus onun Mustafa Kemal Paşa'nın fikirlerine ve davranışlarına duyduğu büyük saygıdır...

Ankara Hükümeti'nin geleceğinin tartışıldığı günlerde, Sakarya zaferinden yaklaşık dokuz ay önce Gaulis, Mustafa Kemal Paşa'nın siyasal yaklaşımını şöyle tanımlar:

'Mustafa Kemal Paşa, memleketin düşman tarafından istilası dolayısıyla Meclis'ten Başkumandanlık görevini almıştır. Türk milletinin başı olarak, o, yine her hususta Milli Meclis'e danışmakta, onun muvafakatini almaktadır. Harpte ve barışta olsun alt kademeler birleşmeleri ya da organizasyonunda olsun, daima meclisin fikrini ve rızasını almaktadır.'

***

Gaulis, kitabında, Sakarya zaferinden hemen sonra yaptığı bir söyleşiye dayanarak onun Panislamizm ve Pantürkizm konusundaki düşüncelerini şu sözlerle aktarır:

'Ben Panislamist değilim... Biz Türküz. Hepsi bu kadar. (...) Asya için olduğu gibi Avrupa için de töremiz aynıdır. Dostlarımız olacaktır, tam istiklalimizi koruyacağız, herşeyi Türk olma noktasından göreceğiz. Bu gerçekçi bir düşünüştür, imparatorluğu yıkan ideolojiye karşı bir düşünüş.'

Gaulis'in merak ettiği bir diğer önemli konu, kadın meselesidir... Bu konudaki sorusunu Paşa şöyle yanıtlar:

'Tam eşitlik! Bizdeki hakların hepsine sahip olacak. Kadınlarımız kurtuluşlarını gerçekten hak etmişlerdir. Bir milletin yarısının onun sosyal yaşayışı dışında tutulması kabul edilemez.'

Gaulis, bu söyleşinin ardından yaşadığı duyguları kitabında şu sözlerle ifade eder:

'Acaba onu, zaman kaybetmeden anlayabilecek ve müttefiklerimizin anlayışsızlığı karşısında verimli biçimde mücadele verebilecek miyiz? Bunu, böylesine bir ruh sıkıntısı içinde, kendime bir kez daha sorma ihtiyacını duymuştum o gün.'

***

Bu konuya ilişkin ilk yazımızda Saad El Acmi isimli Kuveytli bir yazarın, geçtiğimiz günlerde Şarku'l Avsat gazetesinde yayınlanan makalesinde Arap dünyasında Atatürk düşmanlığı ile tanınan 'Arap milliyetçiler ve İslamcılar özellikle de Müslüman Kardeşler'e yönelttiği ağır eleştirileri aktarmıştık...

O yazının yazılmasından yaklaşık yüz yıl önce, Fransız yazar Berthe Gaulis de Batılı emperyalistlerin ona karşı anlayışsızlığını eleştirmekteydi...

Bu tür önyargılar ve karalamalara karşın Atatürk sevgisini bir asır boyunca hep büyüten ve güçlendiren şey, onun sahip olduğu aydınlık düşünceler ve bu düşünceler temelinde bir ulusu şekillendirmiş olmasıdır. Onun içindir ki dört yıl önce Dubai merkezli El Arabiya televizyonunda yayınlanan 'Gündem' programına katılan Iraklı Şii din adamı İyad Cemaleddin, 'Irak'ı ancak Iraklı bir Atatürk kurtarabilir' ifadesini kullanmıştır.

***

Sonuç: Atatürk sevgisi büyüyecektir, çünkü aydınlık karanlıktan, gerçekler yalanlardan daha güçlüdür.