Önceki yazımızda Astana ve Soçi zirveleri sonunda açıklanan kararların Türkiye'nin Batılı müttefikleri nezdinde büyük bir hayal kırıklığı yarattığını söylemiş...

Bu kararların son yıllarda yaşanan 'AKP iktidarının İran'a karşı uygulanan petrol ve doğalgaz ambargosuna katılmayı reddetmesi, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından Nisan 2017'de S-400 hava savunma füze sistemi için Rusya ile sözleşme imzalaması, ABD ve NATO'nun yaptırım tehditlerine rağmen Temmuz 2019'da S-400'leri teslim alması, Ukrayna-Rusya arasındaki savaş dolayısıyla Rusya'ya uygulanan ekonomik ve siyasi ambargolara karşı çıkması, ABD ve NATO'nun engelleme çabalarına karşın Rusya ve İran'la görüşmeleri sürdürmesi' gibi gelişmelerin bir devamı olduğuna dikkat çektikten sonra...

Batı dünyasının bu süreçten dolayı uğradığı hayal kırıklığının, Batı medyasının öfke ile çaresizlik ifade eden yorum ve analizlerinde açıkça dile getirildiğini sözlerimize eklemiştik.

***

Örneğin Batı dünyasının en etkili yayın organlarından Financial Times, Soçi buluşmasının sonuçlarını, 'Türkiye'nin Rusya'yla bağlarını derinleştirmesi üzerine Batı başkentlerinde telaş arttı' başlığını taşıyan bir makaleyle yorumladı...

Makalede, Batılı bazı yetkililerle yapılan görüşmelere dayanılarak 'Ankara'nın Moskova'nın yaptırımlardan kaçınmasına yardım etmesi halinde misilleme yapılabileceği' bilgisi verildi ve Rusya Başbakan Yardımcısı Aleksandr Novak'ın Türkiye ve Rusya'nın doğalgaz ticaretini rubleyle yapma hususunda anlaştığı açıklamasına dikkat çekildi...

Bilindiği gibi, Novak, Soçi kentinde gerçekleştirilen Putin-Erdoğan görüşmesinin ardından gazetecilere yaptığı açıklamada 'Ticaret, ekonomi ve neredeyse tüm sektörlerde iki ülke arasındaki ilişkilerin gelişimini yeni bir düzeye taşıyan kararlar alındığını' söylemiş...

Liderlerin iki ülke arasındaki ticaret hacmini 100 milyar dolara çıkarma konusunda verdikleri talimatı anımsattıktan sonra, Rusların geliştirdiği ödeme sistemi MIR'in Türkiye'de yaygın kullanımı konusunda adımlar atıldığını sözlerine eklemişti...

Novak'ın verdiği en önemli haber ise doğal gaz karşılığında yapılacak ödemelerin kademeli bir şekilde ulusal para birimleri, kısmen de ruble cinsinden yapılacağıydı.

***

Washington Post gazetesinde yayınlanan makalede de Soçi görüşmesinde alınan kararların 'Moskova'nın bankacılık, enerji ve sanayi sektörlerindeki yaptırımların etrafından dolanması' için yeni fırsatlar yarattığı yönünde kaygılara neden olduğu vurgulandı...

Gazete, bu kaygıların gerçekleşmesi ve Türkiye'nin Rus ürünlerinin dış dünyaya açılacağı bir merkez haline gelmesi durumunda kendisinin de 'yaptırımlara uğrayabileceği' uyarısında bulunduktan sonra şu ifadeyi kullandı: 'Türk yetkililerin önünde bir seçim duruyor. Rusya'yla iş yapmanın ekonomileri ve finans sektörleri üzerine gölge düşüreceğini ve dünyanın geri kalanıyla iş yapmanın zorlaşacağını biliyorlar.'

ABD'nin en etkili kurumlarından Foreign Council'in yayın organı Foreign Policy'de yayımlanan bir makalede ise Türkiye'nin doğal gaz ihtiyacının yüzde 45'ini Rusya'dan aldığı ve toplam enerji tüketiminin yüzde 10'unu karşılayacak nükleer enerji santralinin Rusya tarafından inşa edildiği bilgisi verildikten sonra Putin'in Erdoğan'ı NATO içinde 'güvenilir bir oyunbozan' olarak gördüğü ifade edildi.

***

Rus yayın organlarında toplantının ardından yayınlanan haberler ise farklı bir tondaydı...

TASS haber ajansı, toplantının sonuçlarını 'İlişkilerde yeni bir sayfa' başlığıyla duyururken...

Rusya'nın etkili gazetelerinden Kommersant'ta yayınlanan Marianna Belenkaya ve Kirill Krivoşeyev imzalı 'Rusya ve Türkiye tempoyu koruyor' başlıklı makalede daha ihtiyatlı bir yorum yapıldı. Makalede, İki liderin önce 19 Temmuz'da Tahran'da buluştuğu, aradan geçen 17 gün içinde masaya yatırılan konuların tamamında önemli değişiklikler yaşandığı halde, sadece buğdayın taşınması konusunda olumlu bir gelişme sağlanmasına dikkat çekildi.

(Devam edecek)