CerModern dış alanında dört gün boyunca süren etkinlik, el emeği üretimleri keşfetmek isteyenleri tasarımcılarla bir araya getirdi. Tekstilden takıya, dekoratif objelerden illüstrasyona kadar geniş bir yelpazede sunulan özgün tasarımlar hem profesyonel hem de genç tasarımcılar için önemli bir buluşma noktası oldu.
Etkinlikte tasarımlarını sergileyen Hestia Tasarım’dan Nurcan Çalbaş, Sukupot Ceramics’ten Safiye Elmas Kahraman ve Gönül Suyu Hazinesi'nden Ümran Özkavaf, üretim süreçlerinde el emeğinin önemine dikkat çektiler. Tasarımcılar, bu tür organizasyonların yerel üretimi desteklemek ve özgün eserleri doğrudan tüketiciyle buluşturmak adına kritik bir rol oynadığını vurguladılar.

DOĞAL TAŞLARIN ŞİFALI DÜNYASI
Gönül Suyu Hazinesi firmasından Ümran Özkavaf, doğal taşları aksesuarın ötesinde niyet ve enerji odaklı araçlar olarak tanımlıyor. Taşların frekanslarına göre kişiye özel öneriler sunduklarını belirten Özkavaf, şifa arayan ziyaretçileriyle buluşmanın mutluluğunu paylaştığını vurgulayarak şunları ifade etti: "Gönül Suyu Hazinesi olarak el emeği, göz nuru olan ve şifaya vesile olması niyet ettiğimiz taşlarımızı burada sergiliyoruz. Doğal taşlar sadece bir aksesuar değil; anlatmakla bitmeyecek bir enerji, şifa ve niyettir. Kişinin beklentisine göre pirit ve sitrin gibi bolluk bereket taşlarını; cüzdan boyu, kolye veya el yapımı bileklikler şeklinde hazırlıyoruz. Her taşın bir anlamı ve frekansı var, biz de bu rehberliği sunuyoruz."
YEREL ÜRETİCİ İÇİN DESTEK ÇAĞRISI
Tasarım pazarındaki ürünlerin büyük çoğunluğunun yerel üretim olduğunu vurgulayan Ümran Özkavaf, Çankaya Belediyesi'nin AVM'lerdeki stant kısıtlamasına dair üzüntüsünü dile getirerek, ev eksenli üretim yapan zanaatkârlar için destek çağrısında bulundu: "Buradaki stantların yüzde doksan dokuzu el emeği. Ankara Çankaya'da ofisim var ancak evinde üretim yaparak geçimini sağlayan pek çok üretici için bu tür organizasyonlar hayati önem taşıyor. Çankaya Belediyesi'nin AVM’lerde stant açtırmayacağı haberi bizi çok üzdü. Evinde üretip maddi manevi hayatını devam ettiren insanların halkla buluşması için daha çok alana ihtiyacımız var, desteklenmelerini canıgönülden temenni ediyorum."

CAM BONCUKLARLA GELEN SANAT: MİYUKİ
Hestia Tasarım’ın kurucusu Nurcan Çalbaş, 2017 yılından bu yana sürdürdüğü çalışmalarında, "Miyuki" olarak bilinen orijinal cam boncukları kendine has bir dokuma tekniğiyle işliyor. El emeğinin tasarım dünyasındaki yerine vurgu yapan Çalbaş, üretim sürecini sadece bir zanaat değil, aynı zamanda kişisel bir terapi yöntemi olarak şöyle tanımladı: "Cam boncuklarla çalışmak, benim gözümde adeta boncuklarla resim yapmak gibidir; emeği oldukça fazladır. Piyasadaki pek çok arkadaşım tezgahta dokuma yaparken, ben örgülerin muntazamlığını daha iyi sağlamak adına en zor teknik olmasına rağmen tüm dokumaları tek tek elimde yapıyorum. 2017'den beri bu işin içindeyim ve bu süreç benim için en güzel terapiyi oluşturuyor. Kullandığım orijinal cam boncuklar, renk atmayan ve birbirinin aynısı olan çok özel parçalardır.”
ANKARA KALE’SİNDE TASARIM
Ankara Kalesi'ndeki Bala Han'da çalışmalarını sürdüren Çalbaş, CerModern'in tasarımcılar için gerçek bir vitrin olduğunu belirterek, tüm sanatseverleri atölyesine davet ettiğini vurgulayarak şunları söyledi: "Ankara Kalesi'nde, Pirinç Han'ın hemen yanındaki yeni restore edilen Bala Han'da yer alan atölyemde üretim yapıyorum. Firmam 'Hestia' ismini, Yunan mitolojisinde ateşin ve ocağın tanrıçasından alıyor; bu anlam beni çok etkiledi. CerModern’deki bu organizasyon, tasarım ürünleri doğrudan meraklısıyla buluşturması açısından bizim için çok önemli. Al-sat ürünlerin değil, gerçek emeğin sergilendiği bu etkinlikte tanıtım yapma fırsatı buluyoruz. Atölyem sanatseverlerin her daim ziyaretine açık.”

SERAMİK VE PORSELENDE EL EMEĞİ ÜRETİM
ODTÜ İşletme mezunu Safiye Elmas Kahraman, 6 yıldır Sukupot Ceramics markasıyla seramik ve porselen üretimi yapıyor. Evinin bir bölümünü atölyeye dönüştüren Kahraman, tasarımlarını tamamen el emeğiyle hazırlıyor ve ürünlerini çeşitli kanallar üzerinden hem yurt içine hem de yurt dışına sunduğunu ifade ederek şunları ekledi: "Kurumsal hayatta çalıştığım dönemde hobi olarak başladığım seramik işini, sonrasında şirketimi kurarak mesleğim haline getirdim. Tamamı kendi atölyemde, kendi fırınımda ürettiğim seramik ve porselen ürünler üzerine çalışıyorum. Sofra ve ev ürünlerinin yanı sıra, son dönemde porselen ağırlıklı takı tasarımına da başladım. Seramik ve porselen arasındaki fark pişme dereceleri ve kullanılan çamurdan kaynaklanıyor. Bu tür etkinliklerde ise hem markamı tanıtmayı hem de farklı tüketici gruplarıyla buluşmayı hedefliyorum.”






